Akaryakıt istasyonlarındaki tabelalar ve mutfaktaki yangın daha da büyüyecek gibi görünüyor. Savaşın gölgesinde sarsılan küresel piyasalarda hesaplar şaştı, devasa fatura yine gelişmekte olan ülkelerdeki milyonlarca vatandaşa kesiliyor. Son 50 yılın en sarsıcı üç büyük krizinin toplamından daha büyük bir enerji açığıyla yüz yüze olduğumuzu belirten uzmanlar, tehlikenin sadece benzin pompalarıyla sınırlı kalmayıp sofradaki ekmeğe kadar uzanacağının altını çiziyor.
"İşin Vahameti Anlaşılmadı"
Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Başkanı Fatih Birol, katıldığı yayında küresel çaptaki felaketin boyutlarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.
1973 ve 1979 petrol krizleri ile Rusya-Ukrayna savaşı sonrası patlak veren Avrupa gaz krizini hatırlatan Birol, şu anki petrol ve doğalgaz kaybının bu üç tarihi krizin toplamını bile geride bıraktığını kaydetti. Bazı ülkelerin yaklaşan kasırganın hala farkında olmadığını ifade eden Birol, "İşin vahameti anlaşılmadı" sözleriyle durumun ciddiyetine dikkat çekti.
Türkiye'yi Neler Bekliyor?
Vatandaşın cebini yakından ilgilendiren o kritik soruya da yanıt verildi.
Yüksek fiyatların Türkiye'deki enflasyon, cari açık ve büyüme oranları için hiç iyi bir haber olmadığı vurgulandı. Avrupa ve Asya'daki bazı ülkeler kadar derin bir sarsıntı beklenmese de Birol, "Bizim ekonomimizi de maalesef zorlayacak" ifadelerini kullandı.
Masadaki Gizli Silah: Yüzde 80
Orta Doğu'daki çatışmaların 15. gününde piyasaya sürülen 400 milyon varil petrol arzıyla fiyatların 18 dolar birden çakılarak makul seviyelere geldiği hatırlatıldı. Asıl hamlenin henüz yapılmadığı aktarıldı.
Piyasaya sürülen 400 milyon varilin muazzam bir rakam olmasına rağmen mevcut stokların sadece yüzde 20'sini oluşturduğu, ilerleyen süreçte yaşanacak daha kara günler için yüzde 80'lik rezervin hazırda bekletildiği kaydedildi.
Sofradaki Ekmeğe Hürmüz Darbesi
Sadece akaryakıt değil, tarladaki mahsul de büyük tehlike altında.
Hürmüz Boğazı'nda duran gemilerle birlikte gübre, petrokimya ve helyum gibi dünya ekonomisinin can damarı olan emtia akışının bıçak gibi kesildiği belirtildi. Bu tıkanıklığın tarım sektörünü doğrudan vuracağı ve yakın gelecekte gıda fiyatlarını feci şekilde katlayacağı ifade edildi.
Gelişmekte olan ülkelerin enflasyon, resesyon ve yavaşlayan büyüme gibi devasa yapısal sorunlarla boğuşacağını belirten Birol, bu yıkıcı etkilere karşı Dünya Bankası ve IMF ile özel bir acil kriz grubu kurulduğunu paylaştı.
İkinci kez Time dergisinin "Dünyanın en etkili 100 ismi" listesine giren Birol, bu fedakarlıkların karşılık bulmasının kendisi ve teşkilatı için çok güzel bir haber olduğunu da sözlerine ekledi.
Küresel ekonomiyi boğulmaktan kurtarmak için Hürmüz Boğazı'nda atılacak, kilidi açacak diplomatik hamleler bekleniyor.





