Başörtüsü yasağını kısmen kaldıran Anayasa değişikliği, Ergenekon Operasyonu, AKP hakkında kapatma davası derken tartışmalar arasında kaybolup gittik. Bir bakıma olaylar tamamen içe kapanmamıza sebep oldu, dünyadan vazgeçtik çevremizdeki gelişmeleri ve geleceğe dönük birtakım tehlikelerin haberlerine kulağımızı tıkadık. Dünyanın Türkiye den ibaret olmadığını, bazen çevremizdeki gelişmelerin içeridekilerden daha önemli olabileceğini unuttuk.

ABD Başkanı Bush NATO Zirvesi nde Afganistan, Irak ve İran konularında üye ülkelerin Amerika ya destek vermemeleri halinde önemli sabotaj ve saldırılarının olabileceğini söyleyerek adeta dünyayı tehdit ediyordu. Herhalde bu defa 11 Eylül 2001 de New York ta yaşanan terör eyleminin benzeri bir sabotaj olacaksa bu defa mekan Amerika olmayacaktır. Hedefte  büyük bir ihtimalle bölgemizdeki ya da bölgemize yakın Müslüman ülkelerden biri olabilir.

Bu arada ABD Bakanı Bush, İran a karşı yeni bir söylem geliştirerek bu defa İran ı nükleer silaha sahip olduğu iddiası ile suçlamak yerine Irak ın çok fazla içine girdiği, Irak taki olaylarda önemli bir rol üstlendiğini ileri sürerek muhtemel bir saldırısının gerekçesini hazırlamanın çabası içindedir. Yani Bush dünyaya Irak taki terör olaylarının ardında İran ın olduğunu, buna göz yumamayacağını söylemektedir. Bu arda ABD Başkan Yardımcısı Cheney in Türkiye ziyareti sırasında neler görüşüldüğünü net olarak bilmiyoruz. Çünkü, görüşmelerin içeriği hakkında basına bilgi sızmadı ama hemen herkesin ortak tahmini İran konusunun gündeme gelmiş olmasıdır. Başkan Bush un İran a yönelik yeni suçlaması ve birtakım ciddi terör olaylarının olabileceğine yönelik söylemi ile Cheney nin ziyareti birlikte düşünüldüğünde gelecekte çevremizde çok önemli gelişmelerin olabileceğini söylemek yanlış olmaz.

Bu arada ABD nin Irak tan kısa sürede çekilmeyeceği, Irak yönetimi ile yaptığı anlaşmalarla bu ülkede kalıcı olduğunun anlaşılması da Türkiye yi çok yakından ilgilendiriyor. Irak ta uzun süreli kalmayı düşünen bir ABD nin İran dan rahatsız olması ve bu ülkeye saldırmak için dünya kamuoyunu ikna edecek birtakım atraksiyonları sergilemeye kalkışması sürpriz olmaz. Afganistan ve Irak işgallerinde dünyayı yanına alabilmek için ikiz kulelere yapılan saldırıyı kullanan bir Amerika nın benzer yeni saldırılardan destek araması ihtimali yüksektir. Bunun için bölgemize yönelik iktidar değişikliklerini de içine alan bir dizi gelişmede ABD hep belirleyici olmaya çalışacaktır.

Kısacası istesek de istemesek de ABD nin bölgemize yönelik planları bizi de yakından ilgilendirmektedir. Bu planlara karşı stratejiler geliştirmek kaçınılmazdır. Ancak, bunun için kendi içimize kapanıp iç meselelerimizin oluşturduğu karmaşa içinde kaybolursak karşı strateji belirlememiz mümkün olmaz.

Bu bakımdan ister istemez bazı güçler acaba ülkeyi iç meselelerle meşgul ederek esas konuları gözden kaçırmaya mı çalışıyor diye insan sormadan edemiyor.

Bu arada Afganistan a ilave asker göndermemiz hususunda ABD den ısrarlı talep geliyor. Resmi ağızlar bu talebi reddediyor olsa da kulislerde ısrarla tekrarlanıyor. Denebilir ki, Afganistan da zaten bir birliğimiz var bu birliğin takviye edilmesinde bir sorun olmaz. Böyle bir yaklaşım doğrudur. Ancak, Afganistan da ciddi bir karmaşa vardır. NATO güçleri ile Afganistan hükümet güçleri ülkenin önemli bir kısmında hakimiyeti sağlayabilmiş değildir. Bu arada NATO desteğindeki Afgan ordusu ile General Dostum un güçleri arasında son günlerde ciddi bir çatışma vardır. Bazıları Afgan Hükümet güçlerinin Dostum un güçlerini kuşatma altında tuttuğunu söylüyorlar. Dostum güçleri ile ister çatışma sürsün ister kuşatma altında olsun bu gelişme Afganistan ve Türkiye açısından çok önemlidir. Çünkü, Dostum Türkiye ye yakın bir komutandır. Uzun süre Türkiye de kalmış, kendisi Afganistan da olsa bile ailesi Türkiye de yaşamıştır. Kısacası Dostum Türkiye açısından önemli bir isimdir. Ancak, geçen zaman içinde Türkiye-Dostum ilişkileri değişmiş ise onu bilemiyorum. Kaldı ki, Dostum ile Türkiye arasında böyle bir ilişki olmasa bile Afganistan a Türkiye yeni birlik gönderecekse bu çatışmayı yakından izlemek durumundadır. Belli ki NATO artık Dostum u Afganistan da bir güç olarak görmek istemiyor.