Uzunca bir zamandan beri Türkiye de gündem HDP/PKK ya
yapılan operasyonlara kilitlenmiş durumda.
Önce şu meselenin altını çizmek lazım: HDP ve PKK nın
yükselişi devletin eseri. Bu ekibin önünü açan, gelişmesine yardımcı olan hep
devlet olmuştur. Hangi devlet, diye sorulacak olursa şayet, bu soruyu haklı
bulabiliriz. Çünkü artık Türkiye yi yöneten en az iki devletin varlığından
herkes haberdar: Biri görünen devlet, diğeri ise derin devlet.
İşte, devletin bu yapıya sunduğu bazı katkılar:
Devlet erkini kendi kontrollerinde tutanlar, dinden ve
dindarlardan rahatsız olduklarını her daim açık ettiler. Bu doğrultuda
şuursuzca bazı adımlar atıldı. Bilhassa Doğu ve Güneydoğu Anadolu da var olan
dindarlık ve dini müesseseleri yok etmeyi kendilerine baş hedef seçtiler.
Ülkenin kalkınması ve ilerlemesi onlar için öncelikli değildi. En öncelikli
hedefleri Müslümanların yolunu kesmekti. Birde hayali düşman icat ettiler;
irtica... Karanlık emellerini gerçekleştirmek için yaptıkları insanlık dışı her
ne varsa, hepsini bu ismin altına gizlediler. Onlar, devletin bekası için
irtica ile mücadele ediyorlardı!
Hatta işi o kadar ileriye götürdüler ki, hızını alamayan
bu gafiller; irtica, PKK dan daha tehlikelidir demeye başladılar. Aynı
gerekçeyle bölgenin dokularına müteaddit defalar müdahalede bulundular.
Günümüzde devletin baş düşman ilan edip, mücadele ettiği yapı üzerinden
müdahalelerin yapılması da işin başka bir ironik yönü oldu.
Özellikle 28 Şubat la bölgenin mütedeyyin insanına
öldürücü darbe vurulmak istendi. Hedeflerine ulaşmak için; irtica olarak
tanımladıkları dini hayatı bölgeden tasfiye etmede kararlıydılar. Aynı zamanda
bölge barışına büyük katkılar sunmakta olan, Türkiye nin en büyük partisi
Refah ın kapatılmasıyla HDP siyasetinin önü açıldı. İlim yuvalarının
kapatılması ve kanaat önderlerinin bölgeden uzaklaştırılması dolaylı olarak
bugünkü yapının yerleşmesine hizmet etti. Bölgeden uzaklaştırılan İslami
anlayışın yerine PKK ve türevlerinin sahip oldukları Marksist-Leninist
düşünce ikame edildi. Bu işin sonucu olarakta HDP-PKK çizgisi devlet
imkânlarıyla bölgenin en güçlü aktörü konumuna getirildi.
Şimdi, devlet kendi eliyle büyüttüğü canavarı yok etmeye
çalışıyor. Önce zeytin dalı uzatıldı, olmadı. Bu defa askeri çözümler devreye
sokuldu.
Ya sonra
Evet, sonrası için planınız ne
Diyelim ki bu işi askeri yöntemlerle hallettiniz;
dininden uzaklaştırılan halkı ne yapacaksınız Bu anlayış terörist üretmeye
devam edecektir.
Bölgedeki kaosun alternatifi dini dışlamak ve yeni bir
dinsizlik getirmek değildir. Tam tersine, dini hayatı yeniden canlandırmaktır.
Kısacası alternatif; Din-i Mübin-i İslam ı yaşanılır kılmaktır. Devlet
imkânlarıyla atılacak şu iki adım gelecek nesillerin kurtuluşuna ve bölgenin
huzura kavuşmasına büyük katkı sunacaktır:
1- Medrese eğitimini içine alan İmam Hatip Liseleri ni
yapılandırıp bölgede yaygınlaştırmak.
2- Bölgeden uzaklaştırılmış olan kanaat önderlerini;
güvenliklerini sağlayıp gelirlerini temin etmek ve bölgeye geri getirmek.
Sapık ideolojilerin önünü açmak ve adeta milletin
genleriyle oynamak mevcut duruma zemin oluşturdu. Bu ve diğer bütün meselelerde
çözümün yolu toplumun dindarlaşmasından geçer. Huzur İslam dadır.