Orta Doğu'da barut fıçısına dönen hatta ipler bu kez Washington ile Beyrut arasında tamamen gerildi. ABD Hazine Bakanlığı'nın dün akşam saatlerinde duyurduğu ağır suçlamalar ve peş peşe gelen yaptırımlar, Beyrut cephesinde büyük bir öfkeyle karşılandı. Bölgede zaten bıçak sırtında olan dengeler, yapılan bu restleşmeyle birlikte yeni bir krizin fitilini ateşledi.

"Amaç İsrail'in İşgalini Sağlama Almak"

Hizbullah, ABD Hazine Bakanlığı'nın kendilerini "İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Kudüs Gücü'nün liderliği altında İran rejimine hizmet eden bir terör örgütü" şeklinde tanımlamasını doğrudan hedef aldı.

Washington'ın niyetinin apaçık ortada olduğunu belirten örgüt, asıl amacın "İsrail'in güvenliğini korumak, Lübnan'ın güneyindeki işgalini pekiştirmek ve bölgedeki yayılmacı projelerini ve emellerini uygulamaya koymak" olduğunu kaydetti.

Bu kararla birlikte ABD'nin Lübnan üzerinde fiili bir vesayet kurma arayışında olduğu savunulan açıklamada, Beyaz Saray yönetimi açıkça "Lübnan içinde kargaşa çıkarma ve İsrail düşmanıyla mücadelenin seyrini başka bir yöne çevirmeye çalışmakla" suçlandı.

"Tahran ile Bağımızdan Gurur Duyuyoruz"

Washington'ın yönelttiği "İran'ın emrindeler" suçlamasına da doğrudan yanıt veren örgüt, Tahran yönetimiyle aralarındaki ilişkinin niteliğine dikkat çekti.

Açıklamada, "İran'ın toprağını özgürleştirmesi, egemenliğini ve haklarını geri kazanması için Lübnan'ın yanında yer alması, onu desteklemesi ve ona yardım etmesi sebebiyle kıymetli ve gurur duyduğumuz yakın ve kardeşçe bir ilişkidir" ifadelerine yer verildi.

10 Kişiye Yaptırım Kararı Çıkmıştı

Krizin perde arkasında ise ABD Hazine Bakanlığı'nın dün açıkladığı yaptırım paketi yer alıyor.

Bakanlık, örgüte milyonlarca dolar nakit para aktarmaktan sorumlu bir finans ağının parçası olduğu gerekçesiyle 10 kişiye yaptırım uygulandığını duyurmuş, Hizbullah'ın Tahran rejimine hizmet ettiği gerekçesiyle yeniden yaptırım listesine alındığını ilan etmişti.

Kaynak: Haber Merkezi