Orta Doğu'da tansiyon bir an olsun düşmezken, Lübnan cephesinden gelen son dakika açıklamaları gündemin odağına yerleşti. Televizyondan halka seslenen Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, Tel Aviv yönetiminin varılan anlaşmaları hiçe saydığını ve saldırılarını sürdürdüğünü belirtti. Bölgedeki suların durulması için baskıların kendilerine yöneltilmesine tepki gösteren Kasım, net bir duruş sergiledi.

"Vereceğimiz Hiçbir Şey Yok"

İsrail'in saldırıları karşısında boyun eğmeyeceklerini ve tek seçeneklerinin direnmek olduğunu savunan Kasım, dışarıdan gelen taviz baskılarına kapıyı kapattı. Konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"Çözüm için düşmana yönelin ve çekilmesini isteyin. Bize 'Düşman çekilsin diye taviz verin' deniliyorsa, vereceğimiz hiçbir şey yok. Çözüm, düşmanın boyun eğerek çekilmesiyle başlar. Bizim için çözüm budur; bize başka çözümler sormayın."

Amerika Birleşik Devletleri'nin bölge politikasını da eleştiren Hizbullah lideri, Washington yönetiminin İsrail'in saldırılarına tüm gücüyle destek vermeyi sürdürdüğünü öne sürdü.

"Zaman Alsa da Kalamayacaklar"

Güney hattındaki duruma dair umutlu mesajlar veren Naim Kasım, sahadaki hedeflerinden vazgeçmeyeceklerini dile getirdi. Açıklamasında, "Lübnan'ın güneyinin kurtuluşunu gözümüzün önünde görüyoruz. Zaman alsa da İsrail, Lübnan'ın güneyinde kalamayacak" sözleriyle kararlılık vurgusu yaptı.

İç Meselelerde İşbirliği Mesajı

Dış politikadaki sert tutumun yanı sıra iç siyasete ve ülkenin geleceğine dair de önemli sinyaller veren Kasım, Lübnan içerisindeki tüm taraflarla uzlaşmaya açık olduklarını kaydetti. Silahların devlet tekelinde toplanması, ekonomi, istihdam, bir arada yaşam ve mevduat sahiplerinin hakları gibi başlıklarda müzakereye hazır olduklarını belirten Kasım, dış vesayet dayatmalarına karşı çıktı.

Yürürlükteki anayasal çerçeve doğrultusunda hareket edeceklerini aktaran Kasım, "ABD'nin ya da başka tarafların vesayet dayatmaları olmadan, anayasa ve yasalar temelinde uzlaşırız" diyerek iç işlerinde diyalog kapısını araladı.

Kaynak: Haber Merkezi