Bölgede silahların susması beklenirken, tansiyon yeniden tırmanışa geçti. 17 Nisan’da yürürlüğe giren geçici ateşkesin üzerinden henüz bir hafta bile geçmeden gelen bu hamle, barış çabalarının kırılganlığını bir kez daha ortaya koydu. Hizbullah, saldırıların bir tercih değil, İsrail ordusunun bölgedeki hareketliliğine ve ateşkes şartlarını hiçe saymasına karşı bir "yanıt" olduğunu vurguluyor.
Bint Cubeyl ve Tayri Hattında Sıcak Saatler
Hizbullah’ın resmi Telegram hesabı üzerinden yapılan açıklamaya göre, operasyon yerel saatle 18.30 sularında gerçekleşti. Bint Cubeyl ilçesindeki İsrail unsurlarının doğrudan topçu mermileriyle hedef alındığı belirtilirken, bu saldırıdan kısa süre önce Tayri beldesinde de hareketlilik yaşandığı öğrenildi. Hizbullah, Tayri’deki İsrail askerlerini ise insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldığını bildirerek, saldırı yelpazesini genişlettiği mesajını verdi.
Netanyahu’nun "İşgal Altında Ateşkes" Stratejisi
Krizin temelinde, ateşkesin kapsamına dair taraflar arasındaki derin görüş ayrılığı yatıyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ateşkesi kabul ettiklerini ancak ordusunun Lübnan’ın güneyinde işgal ettiği noktalardan çekilmeyeceğini açıkça ilan etmişti. İsrail’in bölgedeki fiziki varlığını sürdürmesi, Lübnan kanadında "işgalin devamı" olarak yorumlanırken, sahadaki çatışmaların fitilini ateşleyen ana unsur haline geldi.
1 Milyonu Aşkın İnsan Yerinden Edildi
Lübnan’da 2 Mart tarihinde başlayan yoğun hava saldırıları ve ardından gelen kara işgali, ülkede tam bir insani dramın yaşanmasına yol açtı. Lübnan hükümetinin verilerine göre, kısa süre içinde evlerini terk etmek zorunda kalanların sayısı 1 milyon 162 bini aşmış durumda. Sınır hattında patlayan her top mermisi, evlerine dönme hayali kuran bu kitle için süreci daha da belirsiz hale getiriyor.



