Son bir aylık yazılarımın Kur’an-ı Kerim’in nasıl okumamız lazım geldiği ve bu okuyuşların nasıl faydalı olacağı ile alâkalı olacağı hususlarla alâkalı oldu. Bugün meseleyi bir başka açıdan ele almak istiyorum.

Bendeniz yazılarıma başlarken üç hususa tavizsiz dikkat ederim:

1.Yazılarımı abdestli yazarım.

2. Sabah namazından sonra yazarım.

3.Yazılarıma başlarken veya sonunda, “Rabbim! Yazılarımın ve konuşmalarımın tesirini halkediver” diye dua ederim. Bunlar benim tedbirlerim. Takdir Yüce Rabbimindir.

Her Müslüman’ın günde en az bir ayet ve bir hadis okuması gerektiğine inanıyor ve tavsiye ediyorum.

İnsan metnini okuduğu ayetin:

a. Nüzul sebebini,

b. Mealini,

c. Güvenilir zatların açıklaması olan tefsirini,

d Okunan ayetin akaid, fıkıh ve ilmihal noktalarından ele alınan hususlarını da okumalı.

e. Gerekiyorsa zaman ve imkân bulabiliyorsa bir zattan meselenin izahını (konunun mahiyetini) konuşmalıdır.

f. Bu hususu aile fertleriyle birlikte zaman imkân veriyorsa sabahleyin; zaman yeterli gelmiyorsa akşamleyin aile fertlerinin tamamının eve döndüğünde yemek de yenildikten sonra ifa etmelidir.

Bu çalışmada okunanların akılda kalması öğrenmeyi de kolaylaştırması için ayetin nüzul sebebinin özellikle öğrenilmesine ihtiyaç vardır. Nüzul sebebini bilmek okumayı ve öğrenmeyi zevk almaya dönüştürür. İnsan okurken heyecan duyar.

Âlimlerimiz ayetlerin sebeb-i nüzulünün faydalarını eserlerinde zikretmişler; bu konuda eserler yazmışlardır. Derler ki:

1.Bu ilim sayesinde Kur’an-ı Kerim’de emredilen şeylerin hikmetlerini anlayabiliriz. Bu metot, müminin imanını kuvvetlendirir. Münkirin de doğru yolu bulmasına vesile olur.

2 Ayetlerden kastedilen mana kolaylıkla anlaşılır. Varsa şüpheler giderilir.

3 Muhtemel hatalar varsa önlenir.

4. Nüzul sebebi, ayetin ihtiva ettiği hükmü tahsis eder.

5. Nüzul sebebini bilen kimse vahyi tespit, anlayış ve hıfzına kolaylık temin eder.

Bütün bunlardan sonra başka sebepler de düşünülebilir. (Menahilü’l-İrfan, 1/102-107, İsmail Cerrahoğlu, Tefsir Usulü, 112-114, İstanbul 1971. Diyanet Dergisi, C/11, Sf: 28-36, Ankara 1972).

El-Vahidi, “Bir ayetin sebeb-i nüzulü bilinmedikçe onun hakiki manasını anlamak mümkün olmaz” diyor.

Kur’an-ı Kerim’in vahyinde şu husus daima göz önünde bulundurulmalıdır. Vahiy:

Hz. Muhammed’e sorulan sual üzerine, Bir hadise münasebetiyle,

Allah (C.C.) tarafından doğrudan doğruya bir sebebe bağlı olmayarak gelmiştir.

Bu açıdan sebeb-i nüzul çok önemlidir.

Ben ayetleri incelerken M. Tahsin Emiroğlu’nun yazdığı Yasin Yayınevi’nden çıkan ESBÂB-I NÜZUL adlı kitabı hep elimin altında bulundururum. Sizlere de bu kitabı edinmenizi tavsiye ederim.