Bunların davaları yoktur, inançları yoktur. Her devrin rengine boyanmakta pek mahirdirler. Yağlamayı, ballamayı, övgü yağdırmayı iyi bilirler.
Bazen darbeci, bazen darbe karşıtı görünürler.
Çevreye, iklime, şartlara göre şekillenirler. Eğilip bükülmekte yeteneklidirler.
Bir bakarsanız, inancınıza küfrederler, bir bakarsanız, sizden daha çok inanç müdafaası yaparlar.
Bukalemun bile bunlara erişemez, bunlar kadar kabuk ve renk değiştiremez.
Şu sıralar, bu tür insanların çoğaldığı görülmektedir. Sokak başlarını, satırbaşlarını, televizyon ekranlarını doldurmuş halde, koronun bir üyesi olmaktansa, birey olarak öne çıkmanın hesabını yaparlar…
Tepedekine… Lidere, geçer akçeye itaat etmede sınır tanımazlar, tazimde temayülleri yerle bir ederler.
İsimlerini saymaya, hallerini ortaya dökmeye gerek yoktur… Ben tarif ederim, siz kimler olduğunu alt alta sıralarsınız.
Kimileri kendilerini iyi gizlenmiş ederken, bazıları acemlikten gerçek niyetlerini ve yüzlerini ele verirler.
Yetenekleri, yağ yakmak, ululamak, kişilerin ayaklarını yerden kesmek olduğundan, farklı bir cepheye geçerken, boş ve beleş adam oldukları açığa çıkar ve kişilikleri yerle bir olur.
Ne acıdır ki, güç sahipleri de, bu tür adamlara meylederler, onlara iltifatlar yağdırırlar… Bir an gelir ki, bu yağcı takımı, kendince güç vehmine kapılır, bakan değiştirir, vekilleri atar, bürokrasiye gözdağı verir, olmadık hezeyanlara başvurur… Eline değnek alır, herkese keyfince sallar…
Bunu görenler, bu yağcı ve sahtekâr takımına sıfatlar takarlar, onları yukarılara taşırlar.
Baş ayak, ayak baş olmaya başlar… Düzen bozulur, ahlak bozulur, adalet yerle yeksan olur…
Bugün yaşadığımız sıkıntıların temelinde, bu bukalemun, sahtekâr adamların, güç sahiplerine yön vermeleri yatar…
Doğruculara kimse bakmaz, ne yazık ki prim vermez.
Hâlbuki yüze gerçekleri söyleyen, düzgün, dürüst, samimi insanların varlığına ihtiyaç vardır… Lakin iktidar sahipleri, bu tür insanları pek sevmezler, istemezler… Yağcı takımı, bukalemun ekibi her dem işbaşında olduğundan… İşini iyi yaptığından, hakikatler tersyüz olur… Kötülükler baş tacı edilir…
Hâlihazırda, basında, televizyonlarda, siyasette, bürokraside, İslam düşmanı iken… Millet iradesine inanmazken, inanır görünenlerin varlığı… Sevmediği halde, iktidarın sözcülüğünü yapma fedailiğine soyunan, yüzlerce sahtekâr, düzenbaz var…
Bunların yol göstericiliğine inananlar hüsrana uğrarlar… Adam, şovmen… Adam Hacivat, karagöz… Adam orta oyuncusu… Adam her türlü maske takmayı meslek edinmiş… Kalkıyor, herkese düzen vermeye kalkıyor…
Maske düşüyor, pis yüzü görünmeye başlıyor, bu sefer tutunacağı tek dal kalıyor… Tepedekini her türlü itaatini sürdürmek…
Müslümanlar… İnsanlarımız bu kadar mı saf, bu kadar mı enayi?
Adam…12 Eylül’de, Kenan Evren’in sofrasındaydı… Adam, 28 Şubat’ta, paşaların akıl hocasıydı…
Adam, 27 Mayıs’ta, ordu ne bekliyor, göreve pankartı taşıyordu…
Adam, şimdi, iktidara yakın gazetelerde, televizyonlarda fink atıyor…
Adam diyorum, bir kişi anlamayın lütfen… Çoğaltın bukalemun tipleri… Sahtekârları… Her yerde varlar, var olmaya devam ediyorlar…
Buradan iktidar sahiplerine sesleniyorum… Lafları hoşunuza gidiyor diye, düzenbazları, sahtekârları yanınızda tutmaya devam mı edeceksiniz?
Kendinize de, millete de yazık edersiniz… Doğruculara kulak verin… Doğru söyleyenlere.