Hazine değerinde bir mübarek ayı geride bıraktık. Ramazan ayının oruç, iftar, sahur, teravih, mukabele, fitre, itikâf gibi kendine has ibadetleri var. Hepsi insanı manevi anlamda yükseltip terbiye eden ibadetler. Yani tam anlamıyla bir eğitim.
İyi bir Müslüman ilim ve salih amelle doldurur ömrünü: “Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz.” Şimdi o mübarek ayda kazandığımız manevi dereceleri devam ettirme zamanı. Çünkü Rabbimiz “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et” (Hicr, 99) buyurur.
Eğitimde “devamlılık” esastır. Bu durum iyilik ve güzellikleri kalıcı hale getirir. Efendimizin (sav) de Hadis’i şöyle: “Biliniz ki, Allah katında amellerin en makbulü, az da olsa devamlı yapılanıdır.” (Müslim)
Allah bizi yok iken varlık âlemine çıkardı. Yaratılmışların en şereflisi yaptı. Elbette yaratılışın da bir şükrü vardır ve bu da ancak oruç ile ödenir: “Her şeyin bir zekâtı vardır, bedenin de zekâtı oruçtur.” (İbni Mace)
Ramazan ayında oruçla ruhumuzu arındırdık. Meleklere has özellikler kazandık. Çünkü melekler yemezler, içmezler, erkeklik ve dişilikleri yoktur. Onlar nurani ve ruhani varlıklardır. Biz de oruçlu olduğumuz süre içinde yemedik, içmedik, cinsi arzularımızı dizginledik. Ruhen arındık. Şimdi, bundan sonraki İslami görevlerimizi hatırlama ve yerine getirme zamanı. Çünkü hayat devam ediyor, onunla birlikte kulluğumuz da!
Hayat İslam ile kıymetli! İslam’dan uzak geçen hayat ne anlam ifade eder ki… İnsan olarak bizim en orijinal özelliğimiz Müslümanlığımız. İslam’dan başka yerde hakikat arayan boşa emek saf etmiş olur. Çünkü ilmi her şeyi kuşatan “el-Alîm” (cc) esmasının, “ilim” sıfatının sahibi Allahü Teala(cc).
AHİRET İÇİN YAŞAMAK
İnsan dünyada bir yolcu! Ruhun asıl yurdu ahiret. Dünya ahirete hazırlık mekânı, yani ahiretin tarlası. Burada ekecek; hasadı, meyveyi ahirette toplayacağız. Müminin hedefi cennete ulaşmak!
Ramazan ayı ibadetlerin yoğun yaşandığı mübarek bir zaman dilimi! Bu ayda inanmış insan gönülleri sonsuzluk yolculuğuna hazırlanır. Oruçla nefisler terbiye edilir, sahibini takvaya ulaştırır.
Oruç, tam anlamıyla sabır ve merhamet eğitimi! İkram etmeyi, cömertliği, paylaşmayı teşvik eden bir mektep! Nimete şükrü ve mütevaziliği öğreten manevi bir okul. İnsanı kibir ve gururdan kurtarıp fakirin halini düşündüren bir ibadet!
Ramazan, tam bir tefekkür ayı! Açlık ve susuzluk, dünya ve ahiret muhasebesi ve durum değerlendirmesi yapmayı öğretir. Dünya ve ahiret dengesini kurmayı sağlar. Faniliğimizi hatırlatır.
Rabbimiz ahiret pişmanlığını haber verir bize: “(Cehenneme girenler) orada: Rabbimiz! Bizi çıkar, (önce) yaptığımızın yerine iyi işler yapalım, diye feryat ederler. Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi Size uyarıcı da gelmedi mi (Niçin inanmadınız ) Şimdi tadın (azabı)! Zalimlerin yardımcısı yoktur.” (Fâtır, 37)
KUR’AN HAYAT KİTABIMIZ
Ramazan ayına bu derece büyüklük ve itibar kazandıran olay Kur’an-ı Kerim’in bu mübarek ayda indirilmiş olmasıdır. O yüzden bu ayın gece ve gündüz her anı feyiz ve bereket yüklüdür. Kutsal kitabımızın yeryüzünü aydınlatmaya başlaması bu ayda oldu.
Dünya ve ahiret saadetini ancak Kur’an aydınlığında elde edebiliriz: “Şüphesiz bu Kur’an, ona uyan kavimleri en doğru yola iletir. Salih amel işleyen müminlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.” (İsrâ, 9)
Allah Resulü (sav) de şöyle haber verir: “Sözün en hayırlısı Allah’ın kelamıdır.” (Buharî)
Yunus Emre Kur’an dışı bir hayat yaşayanları dünyaya gelmemiş sayar: “Kim ki Kur’an bilmedi / Derdine derman olmadı / Sanki dünyaya gelmedi / Her işine pişman ola.”
Zaman hep kıymetlidir ama hak ve batılı birbirinden ayırma vesilesi olan Kur’an’ın indirildiği ayın kıymeti bir başka. Ramazan ayının kıymetini bilen Allah dostları, bu ay bittikten sonra üç gün bayram yapar; bir yıl sonraki Ramazan için hazırlığa başlar; bu aşk ile yaşarlar.
Hayat, Kur’an aydınlığında şekillenirse bir kıymet ifade eder. Ahiret hayatını isteyenler, Kur’an’ı hayatın merkezine alırlar. Kur’an’la irtibatları ölçüsünde değer kazanacaklarını çok iyi bilirler. Kur’an’dan uzaklaşmanın insanın kendisinden uzaklaşması anlamına geldiğinin şuurundadırlar.
Allah katında insanın kıymeti Kur’an’la olan irtibatı kadardır. İdeal hayat Kur’an’ın öngördüğü, Efendimizin (sav) bize öğrettiği İslami bir hayattır.