Acımız tarifsiz ve çok derin.

Onbinlerce can kaybettik. Yüzbinlerce yaralı, kayıp ve mahzun!

Başımız sağ olsun, yaralılarımıza şifalar, çaresizlerimize çareler temenni ederiz. Allah başka musibetlerden korusun inşallah. Ülke insanımızın birlik ve beraberliğinin ne kadar önemli olduğunu, nasıl kenetlendiğini fiilen anladık. Bizleri şucu bucu diye bölmeye kalkışmanın ne büyük bir ihanet olduğunu yaşayarak gördük.

Milletimiz, iyi koordine edilememekle birlikte her şeylerini depremzedeler ile nasıl paylaştığı da ortada.

Başta komşularımız olmak üzere dış dünyadan da büyük yardımlar geldi, gelmekte.

Batı dünyasından gelen ve gelecek olan destek ve yardımlara dikkat çekmek istiyoruz. Bunların büyük bir kısmının samimi gayelerle kara gün dostu olarak yapıldığını kabul etmeliyiz.

Bununla birlikte parıltıları da görmemek mümkün değil. Bizi en zayıf olduğumuz bu anlarda sırtımızdan vurmak niyetiyle ellerinde bulunan hançerlerin parıltıları gözlerimize kadar geliyor. Elbette dostluğundan ve müttefikliğinden asla emin olamadığımız ABD ve onun paralelindeki ve himayesindeki bazı güçleri kastediyoruz. Bu sefer de deprem dolayısıyla yardıma geliyorlarmış. Hem de uçak gemileri ve savaş uçakları ile. Demek oluyor ki bu defa hançeri gizlemeye bile gerek duymadan getiriyorlar.

O hançer ki sırtımız onun yaraları ile dolu. Gerçekleşen ve teşebbüs halinde kalan gerçek ve postmodern darbelerle, silahlandırıp eğittikleri terör örgütlerini üstümüze salarak, içimizdeki işbirlikçilerinin başkanlığında yürürlüğe koydukları BOP ile, sırtımıza basarak geçtikleri İslam Dünyası’nı perişan ederek, modern silah soygunculukları ile, tehditleri ile, şantajları ile o hançeri kaç kere sırtımıza sapladılar. İcat ettikleri uzay ve sismolojik teknikleri kitle imha silahına döndürerek ne melanetler yaptıkları ve yapmaya niyetlendikleri bilinmeyen şeyler değil. Yaklaşık 10 vilayetimizi yerle bir eden son felaketin sınırlarının Nil ile Fırat arasında olduğunu, yürüttürdükleri BOP’un ana gayeleri arasında olduğunu bilmeyen mi var? Şimdi de parıldata parıldata getirmekte oldukları hançeri, depremle yıkılmışlığımızın yaralarını onarılamayacak şekle dönüştürmek için kullanabilecekleri hususu her akıl sahibini düşündüren ve ürperten bir durumdur. “Dostumuz ve müttefikimiz ABD” uçak gemileri, savaş gemileri, uçaklar ve bilmediğimiz daha nice silahlar ile “yardım ve destek” için geliyormuş. Katliam ve işgale geliyor olmasınlar? BOP’un ülkemiz ile ilgili kısmını gerçekleştirmeye geliyor olmasınlar!

Böyle bir şeyin olması asla mümkün değildir, diyenlere bir çift sözümüz var:

O parlayan hançerin delik deşik etmediği bir tarafımız kaldı mı?

Savaş uçakları ile, modern araç gereçleri ile, savaş uçakları ile “enkaz kaldırmaya” gelmekte oldukları size inandırıcı geliyor mu?

Irak’a ne oldu? Suriye’ye ne oldu? Libya’ya, Mısır’a, Yemen’e ne oldu? Afganistan’ı ne hale getirdiler! Bunları hep işbirlikçilerin desteği ile yapmadılar mı?

Bu kadar saflık bizlere yakışır mı?

SÖMÜRGECİ BATI

Batı zalimlerle dolu bir yarım küre,

Asla iflah olmazlar tüküre, tüküre!..