Cumhurbaşkanını 1970li yılların başından beri halkın seçmesini savunanlardanım. Böyle olunca her seçim döneminde gereksiz tartışmalar çıkmayacak, Anayasanın bir kenara itilmesi gibi bir sıkıntı yaşanmayacaktır.. Hem de Meclis birtakım çevrelerin zorlama ve dayatmasına muhatap olmayacak, halk istediğini Cumhurbaşkanı seçecek ve böylece seçtiği Cumhurbaşkanının tavır ve uygulamalarından da sorumlu olacaktır. Meclis çoğunluğunu devre dışı bırakarak azınlığın dayatması ile Cumhurbaşkanı seçilmesi de önlenecektir. Bir bakıma nasıl Meclis aritmetiğini halk belirliyorsa, Cumhurbaşkanının kim olacağına da halk karar verecektir.

Bu arada bir öneride bulunmak istiyorum.. Biliyorum Cumhurbaşkanı seçimi giderek yaklaşıyor. Önerimin hayata geçirilmesi çok zor hatta imkansız bile olabilir. Ancak, geçtiğimiz ünlerde bir gazetenin yayınladığı araştırma sonucunda Cumhurbaşkanı Sezeri halkın çoğunluğunun sevdiği ortaya çıkmış.. Araştırma sonucuna göre halkın yüzde 64.8i Sezeri sevmiş.. Böyle bir tablo da ortada olduğuna göre teklifim sanıyorum Laikçiler tarafından da kabul görecektir..

Teklifim şu; iktidar ile muhalefet birlikte hareket ederek hemen bir-iki maddelik  Anayasa değişikliği hazırlayarak Cumhurbaşkanını halkın seçmesini sağlasınlar. Bu seçime Cumhurbaşkanı Sezerin de katılmasına imkan verilsin.. Madem ki, Sezerden halkın yüzde 65i memnundur, yeniden Sezer Cumhurbaşkanı seçilsin.. Elbette, araştırmayı yaptıranlar yaptırdıkları anketin sonucuna güveniyorlarsa. Halka inanıyorlarsa.. Yok eğer inanmıyorlarsa bu tür araştırma sonuçlarını niçin ilan ettiklerini de halka açıklasınlar..

Aslında niyet belli.. Söz konusu araştırma sonucunu yayınlamak suretiyle halkın Sayın Sezer gibi bir Cumhurbaşkanı istediğini vurgulamaya çalışarak, Erdoğan ya da bir başka AKPlinin Cumhurbaşkanı seçilmesine karşı bir tavır oluşturmaya çalışıyorlar. Yoksa niyetleri Sezerin yeniden Cumhurbaşkanı seçilmesini istemek değil. Daha doğrusu CHPnin sözcülüğünü yaptığı kampanyaya böylece destek çıkmış oluyorlar.

Gerçekten halkın çoğunluğu Sezerden mennunsa ikinci defa seçecek demektir.. Halk istediğine göre de kimsenin itirazı olamayacaktır.. Gerçi bir kısım çevreleri biliyoruz ki, halk onların istediği gibi bir seçim yaparsa alkışlarlar, aksi halde halkın bu tür işlere aklının ermediğini, Cumhurbaşkanlığı gibi önemli bir seçimin halka bırakılmasının yanlış olduğunu, seçimin hemen arkasından tekrarlayacaklardır. Çünkü, ülkemizde bir kısım çevreler halkın söz sahibi olmasını değil, güdülmesini istiyorlar.. İstiyorlar ki halkın nasıl inanması, nasıl davranması gerektiğini bu beyler belirlesin halka da belirlenen bu kurallara itirazsız uysun.. Bir bakıma halk bu tepeden inmeci beylerin destekçisi olsun ve şakşakcığlığını yapsın istiyorlar.

Kaldı ki, Cumhurbaşkanını halkın seçmesi ile halkın seçtiği Meclisten çıkmış olan icra ile Cumhurbaşkanı arasındaki ayrılık da ortadan kalkmış olur.. Bunun sağlanması için Cumhurbaşkanları 5 yıl için seçilir, ikinci defa seçilme hakkı verilebilir. Genel seçimlerle birleştirilecek olan Cumhurbaşkanı seçimleri sanıyorum halk iradesi ile bir uyum oluşturur. Herkes de bu isteğe seçim dönemi sonuna kadar uymak zorunda kalır. Sistemi rayına oturtmanın başka bir yolu da yok.. Kısacası, Anayasa ve yasalarda yazılı olanla uygulamanın örtüşmesini sağlayamadığımız sürece  birtakım çevreler ve güçler kendilerini hep halk iradesinin üzerinde görmeye devam edeceklerdir..