İyi, güzel, hayırlı ve faydalı bilgi ve haberlerin

yayılması için yıllarca meydanların en yüksek yeri, camilerin minber ve

kürsüleri kullanılırken çağımızda gazeteler, televizyonlar, internetler

kullanılmaya devam ediyor.

Bu hayırlı hizmete Milli Gazete miz 12 Ocak 1973 yılında

Bismillah deyip başladı.

Yalnız bilgi ve doğru haber taşıyıcısı olmakla kalmadı şu

anda yayın yapan her gazete, televizyon, internet sitesinde haber yapan, köşe

yazısı yazan, yöneten insanların yetişmesine sebep oldu.

41 yılın her gününde Hakk ın ve haklının yanında yer

aldı.

Hakk ın yanında batılın karşısında olduğu için Hak geldi

batıl zail oldu İsra Suresi nin 81 inci ayeti, gazetenin amblemi olmuştur.

İslam ın tarafı olmuştur.

Dedi-kodu üretmedi, yalan-dolan üretilenleri temiz

beyinlere taşımadı.

Batılı bertaraf etmek için uğraşırken nezaketten

ayrılmadı.

Türk siyasetinde kendisine muhalif olanlara bile hakaret

etmemeye dikkat etti.

Diğer gazeteler, işadamlarının tetiği olarak iş görürken

bu gazete hiçbir zaman bir işadamının gazetesi olmamıştır.

Tetik olarak değil etik olarak görüldü.

En iyi tetik çeken gazeteciler elit gazeteci oldular.

Hükümetleri yıkmayı başardılar ama bir tek hükümet

kuramadılar.

Bu gazete, üç Başbakan, bir Cumhurbaşkanı çıkardı.

Ne hükümetin yanındadır ne de muhalefetin.

Milli Gazete yalnız ve yalnız Hakk ın, gerçeğin, doğrunun

yanında olmuştur ama her yazdığı doğru olduğu halde her doğruyu yazma konusunda

zamanı  ve halkın algısını hesap ederek

Hakk a zarar gelmemesi için yazmadığı da olmuştur.

Gazete yazıyorsa yalandır yerine Milli Gazete

yazıyorsa doğrudur kanaatini yerleştirdi.

Kimseyi lekeleyecek, lekeli izi bırakacak haber veya

makale yayınlanmadığından Tekzip yazısı pek görülmez bu gazetede.

Dinimizin, vatanımızın, Müslüman milletimizin zararına

olacak haberleri yayınlamaz ve Kur an ın Onlara emniyet veya korkuya ait bir

haber geldiğinde onu yayıyorlar. Eğer o haberi rasüle ve onlardan olan emir

sahiplerine götürselerdi, onların içinden o haberden mana çıkaracak olanlar onu

bilirdi. Eğer Allah ın lütfu ve rahmeti olmasaydı çok azınız müstesna siz

şeytana uyardınız. (Nisa Suresi, ayet: 83) tavsiyesine uyarak işin ehli olan

ve o konuda karar verme makamında olanlara haber verir. Onlar yayınlanmasının

daha faydalı olacağına karar verirlerse yayınlanır.

  Ey iman edenler,

eğer bir fasık size bir haberle gelirse onu araştırın ki, bilmeden bir topluma

sataşırsınız da, sonra yaptığınıza pişman olursunuz. (Hucurat Suresi, ayet: 6)

ayetine uyarak araştırmadan her gelen haberi yayınlamaz. Çünkü haber yapılan

kişilerin şahsiyetine yalan haberle çamur atmak değil, gölge dahi düşürülmesine

razı olmaz.

Çalışanlar, kendilerini basın işçisi gibi görmek yerine

bir ailenin fertleri gibi görürler.

Yalnız çalışanlar değil okurlar da kendilerini gazete

ailesinden sayarlar.

Konferans için gittiğim şehirlerde konferanstan sonra

Hocam, ben Milli Gazete okuruyum, otelde değil de bizim evde yatarsanız beni

memnun edersiniz diyecek kadar kendilerini gazete ailesinden sayarlar.

Ailenin sayısını artırarak daha nice yıllarda buluşmak üzere

Allaha emanet olunuz.

MAHMUT TOPTAŞ