Herkes haddini bilmeli. Bendeniz de bilmeliyim. Bu fakir kimdir

Yaşını başını almış âciz bir yazarım. Hem yazarım, hem okurum. Maddî

imkânım yoktur. Bu devirde bir insanın değeri para ve hava ile

ölçülüyor. Param ve havam olmadığına göre haddimi bilmem şarttır. Ateş

olsam cirmim kadar yer yakarım.

Siyasî muhalif değilim ama muhalifim. Yalakalık, yağcılık, meddahlık, dalkavukluk yapmam.

Muhalefette aşırıya gitmem. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak, Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak...

Siyasetten hoşlanmam. Evimde, duvarda "Euzü billahi mineşşeytan vessiyâse" levhası asılıdır.

"Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır" düsturunu bilirim

ama isim vererek, hedef göstererek çatmam. Durumum buna müsait değildir.

Gücüm buna yetişmez. Kaş yaparken göz çıkartmak istemem.

Devlet ve hükümet büyüklerinden randevu alıp huzurlarına çıkmam.

Vakitleri kısıtlıdır, halk ve ülke için yapacakları hizmetleri

aksatmaktan korkarım.

Geçimim, yayınevinden her hafta gönderiler para ile düşük emekli

maaşımdır. Yayınevinin kazancına haram bulaştığını sanmam. Banka

hesabım, çek defterim, kredi kartım yoktur. Emekli maaşı konusunda

bendenizi üzen husus şudur: Bu maaş bütçeden çıkıyor. Bütçeye de

devletin resmî vesikalarıyla yapılan yasal fuhşun KDVsi ve gelir

vergisi katılıyor.

Bazı haksızlıklara daha fazla isyan edemediğim, mazlumların haklarını

koruyamadığım için müteessirim. Bunlar tek başına olmaz. Yeterli sayıda

Müslümanın elbirliği, söz birliği yaparak protesto etmesi gerekir.

Sessiz sadasız, karınca kaderince...

Bazıları kendilerini çok övmemi istiyor. Bunu yapamam. Çok övmekten

geçtim, az da övemem. Bol paraları ve imkanları var, birini tutsunlar

övdürsünler. Benim işim mi yok

"İkinci yazı"

Takdir Ettiğim İslam Büyüğünün 22 Sıfatı

1. İtikadı (inancı) Kurana, Sünnete uygundur ve sahihtir. Ehl-i

Sünnet dairesi içindedir. İtikatta, fıkıhta, ahlakta kendisinde bozukluk

ve çarpıklık yoktur

2. İlimde ve tasavvufta, ucu Resullerin Seyyidine (Salat ve selam olsun ona) ulaşan sahih ve kopuksuz bir icazete sahiptir.

3. Beş vakit namazı dosdoğru kılar.

4. Zekat konusunda Kuranın, Sünnetin, Şeriatın ve fıkhın hükümlerine

uyar. Kendisi veya hizmetleri için zekat toplamaz. Fukara-i müslimînin,

mesâkîn-i müslimînin ve diğer hak sahiplerinin haklarını asla gasb

etmez.

5. Zaruriyat-ı diniyeye aykırı, muhalif, ters hiçbir inanca, görüşe, sahip değildir.

6. Ümmet birliğini kabul eder, hizip ve fırka asabiyetine,

militanlığına, holiganlığına, fanatizmine yol açacak hiçbir sözü,

davranışı yoktur.

7. Dünya konusunda hafifül-hazdır, ihtiyacından ve yeterli miktardan fazla malı, mülkü, parası yoktur

8. Riyasete doğrudan doğruya veya dolaylı olarak talip olmaz, kendisinde hubb-i riyaset bulunmaz.

9. Küfre, nifaka ödün vermez.

10. Emanetlere hıyanet etmez, ehil ve layık olmayan kimselere makam, mevki, memuriyet, iş, hizmet vermez ve verdirmez.

11. İhlas ve taqva kalptedir ama onda, bu iki temel hasletin alametleri ve nurları bulunur ve ehl-i basiret bunları görür.

12. Âdil ve insaflıdır.

13. İzzet-i nefsini ayak altına alır ama izzet-i islamiyeyi başının üzerinde tutar.

14. Müminleri, beni tutan müminler ile beni tutmayan müminler olarak ikiye ayırmaz.

15. Zamanın İmamına biatli ve itaatlidir.

16. Kâfirleri dost ve velî edinmez.

17. Şeytanî siyaset yapmaz.

18. Kendisini seven müminleri kardeş bilir. Kendisine itiraz eden müminleri has kardeş bilir.

19. Dünya büyüklerinin, zalimlerin, sapıkların huzurlarına çıkmaz ve onları övmez.

20. Farz olduğunun inkârı kişiyi küfre götüren tesettür-i nisvana

taraftardır ve kendisini sevenlere bu konuda emr-i mâruf ve nehy-i

münker yapar.

21. Kendisine kötülük yapan Müslümanlara iyilik yapar, Kuranın emri gereğince kötülüğü iyilikle def eder.

22. Nefsine önem vermez, nefsini kötüler, nefsini aklamaz. Nefsinin

ve şahsının reklamını yapmaz, yaptırmaz. Nefsine değil, Kurana Sünnete

Şeriata ve ahlak-ı islamiyeye uygun hizmete önem verir.

"Üçüncü yazı"

Yedi Yıldızlıda Dehşetli Kavga

Vaka (bu satırları kaleme aldığım tarihten) bir hafta önce cereyan

etmiştir. Ülkemizin güneyinde turistik bir bölgedeki yedi yıldızlı lüks

mü lüks, ihtişamlı mı ihtişamlı, çok yaldızlı ve yıldızlı bir otel.

Oteli Azerbaycanlı bir dolar milyarderi yaptırtmış. Bu zat gelir, yer

içer ve garsona (sıkı durunuz) on bin dolar bahşiş bırakır. Garson

bahşiş defterini açınca gözlerine inanamaz, tam on bin dolar, bir

servet. Bunu, otelin kuralı gereğinde bahşiş kutusunun içine atması

gerekmektedir. Küçük bir kısmını kutuya, geri kalanını cebine atar.

Diğer garsonlar bu numarayı fark ederler ve geri kalanını da kutuya at

derler. Atmaz, bunun üzerine dehşetli bir çıngar çıkar. Masalar

devrilir, kıymetli porselenler, kristaller kırılır, ortalık savaş

meydanına döner, korkunç bir tahribat, zarar ziyan olur. On bin dolar

bahşiş, garsonların kavgası, kırılan tabak çanak, kavga gürültü yargıya

intikal etmiş bulunmaktadır.

Bendenize inanmayan çıkarsa /on bin dolar bahşiş/ kelimeleriyle internetten arayabilir.

Bu yedi yıldızlı otele Müslüman sosyete de gitmektedir.

Döndükten sonra "Geçen hafta Filan yedi yıldızlı oteldeydik de falan feşmekan..." edebiyatı yapılır tabiî...

Hava atmak için: Otelde yediğimiz soslu mercan balığı pek ahım şahım değildi...

Başı Vakkolu sosyetik Müslüman hanım, kurşun kalem gibi ince ve uzun

topuklu ayakkabılarıyla zar zor yürüyerek Yedi Yıldızlı Otelde ahular

gibi salınır.

Yedi Yıldızlı İslamcılar.

Orada yemekler pek lükstür, bir kısmı yenir, bir kısmı yenmez, çöpe atılır.

Tabakları sıyırmak İslamda sünnettir ama yedi yıldızlıda böyle yapmak ayıptır.

Gökte Yedi Yıldız ararken nice turfa müneccim,

Gaflet ile önündeki kuyuyu görmez içine yuvarlanır...

Kuyu çok derindir... Buradan içine düşen ötede kendini Cehennem gibi bir yerde bulur.

07.10.2012