Reklamı Kapat

Para, Kavga, Pranga’da Merhum Erbakan’ın izleri

Yazar Levent Işık, yakın zamanda yayımlanan ikinci kitabı Para, Kavga, Pranga’ da merhum başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a ve onun büyük projesi D-8’e de önemli bir yer ayırdı.

Haber albümü için resme tıklayın

Son dönemde, özellikle İslami Finans’a yönelik çalışmalarda bulunan akademik çevrelerde, kitaplarıyla adından söz ettiren R. Levent Işık, yakın zamanda yayımlanan ikinci kitabı Para, Kavga, Pranga’ da merhum başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a ve onun büyük projesi D-8’e de önemli bir yer ayırdı.

Işık, çalışmasının bütününde, günümüz dünyasındaki tüm dengelerin ekonomik faaliyetlere göre şekillendiğini, post modern bir kölelik sisteminin var olduğunu, sömürülenler listesinde bir numarada yer alan İslam Dünyası’nın içine düştüğü cendereden yalnızca ekonomi tabanlı ortaklıklarla kurtulabileceği iddiasını ortaya koyuyor.

Yazarın bu iddiasını tarihi kanıtlarla ispatlamaya çalıştığı kitabında; Müslüman halkların yaşadığı devletlerin geleceğe yönelik ortak olarak hazırlayacakları iktisadi ve siyasi programlar aracılığıyla, Amerikan dolarının hakim öge olduğu dünya ticaretinin ABD’ye verdiği dünyanın patronluğu gücünün nasıl elinden alınabileceğini ve İslam coğrafyasında kurulacak bir ekonomik birliğin dünya siyasetini baştan sona nasıl değiştirebileceğini uzun uzun tarif ediyor.

İlgi çekici şekilde hazırlanan ve iktisadi, tarihi, siyasi olayların yanında sosyolojik tespitler de içeren kitapta, İslam coğrafyasında ekonomik birlik konusuyla doğrudan alakalı olan merhum başbakan Necmettin Erbakan Hoca’nın belki de en büyük projesi, D-8’e önemli bir kısım ayrılmış durumda.

İşte çalışmanın o kısımlarından önemli alıntılar:

“Sömürü sisteminin en önemli enstrümanlarından biri hâline gelen dolara, bugüne kadar kimler meydan okuduysa ya liderleri suikasta kurban gitmiş ya ülkeleri işgal edilmiş ya darbelere maruz kalmış ya da çeşitli ambargolarla terbiye edilmeye çalışılmıştır. Bu nedenle bu acımasız düzenin çarkları arasına tek başına kol sokmaya çalışmak; hiçbir fayda vermemekte, güçlü bir birlik ve stratejik plan olmadan sadece ciddi yaralanmalara neden olmaktadır.

Irak, İran, Libya gibi Türkiye’de bir zamanlar doların imparatorluğuna başkaldırmış, bunu da belli bir strateji çerçevesinde gerçekleştirmeye gayret etmiştir. Fakat henüz hazır olmayan ve belli gelişmişlik seviyesine ulaşamamış durumdaki ortaklarıyla kalkıştığı bu adalet arayışı, küresel güçlerin ilgili ülkelerdeki gizli valilerince engellenmiştir.

Türkiye’nin bu konudaki girişimine biraz yer ayırıp detaylarını paylaşmak istiyorum.

Girişimin mimarı olan rahmetli Necmettin Erbakan, 8 İslam ülkesi (Türkiye, Pakistan, İran, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır, Nijerya) arasında bir parasal birlik gerçekleştirmek istemiş ve liderliğindeki bir dizi girişim sonucunda bu işin ancak temellerini atmaya muvaffak olmuş, kendisinden sonra da proje rafa kalkmıştır. Gerçekten de tüm dünyayı etkileyecek bir çalışma olan D-8 ne yazık ki istenen şekilde hayata geçirilememiştir. O dönemde yaşanan siyasal gelişmelerden ötürü imzalar atılır atılmaz hükümet istifa etmek zorunda bırakılmış ve İslam Dünyası büyük bir gelişmeden mahrum bırakılmıştır. Sadece bu ülkelerin nüfuslarına bile baksak nasıl muazzam bir ekonomik gücün ortaya çıkmasının engellediğini anlamak mümkündür.

Endonezya: 232 Milyon, Malezya: 26 Milyon, Bangladeş:135 Milyon,   Pakistan:180 Milyon, İran: 67 Milyon, Mısır:83 Milyon, Türkiye:77 Milyon, Nijerya:150 Milyon ve Toplam: 795 Milyon.

 Erbakan’ın hayali, bu ülkelerin kendi aralarındaki ticareti önce kendi para türlerini kullanarak gerçekleştirmesi, ardından “İslam dinarı” isimli bir para birimiyle bu ticaretlerin sürdürülmesi ve her hâlükârda doların bu ülkeler arasındaki ticaretten kovulmasıydı. İlerleyen dönemde diğer İslam ülkeleri de sisteme dahil edilecek ve İslam Dünyası’nda doların hegemonyası kırılacaktı. Faizsiz, adil bir para sistemi kurulacak; finansal imparatorlukların sömürüsünün önüne set çekilecekti. Ne hazindir ki olmadı. Bu büyük planın önüne geçmek isteyenler, hükümeti alenen tehdit ettiler. Hatta 12 Haziran 1997 sabahı gazetelerde hükümet çekilmezse askerin silah zoruna bile başvuracağı ilan edildi.

Hükümet, büyük hayali olan D-8 için 15 Haziran tarihinde İstanbul’da imzaları attıktan sonra 18 Haziran’da istifa etmek durumunda kaldı. Böylece ekonomik birliktelik hayalleri başlamadan bitti. D-8 başka hizmetlerde bulundu fakat hayal edilen vazifeyi yerine getiremedi. Üstelik sadece Erbakan’ın değil, o gün o fotoğraf karesinde kim varsa istisnasız hepsinin başına kötü olaylar geldi. Belki de Müslümanlar adına yapılan son büyük girişim niteliğindeki bu güzel hayal, yanlış zamanda yapılan bir hamle olmasından ötürü bu birlikten büyük zarar göreceklerin yerli uşaklarınca engellendi.”

23 Ekim 2019 - Kültür-Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?