AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu’nun "bağımsızlık referandumu" için verdiği desteğin ardından, AKP Ardahan Milletvekili Orhan Atalay da "bağımsızlık referandumu"na destek verdi. AKP’li Orhan Atalay, "Kuzey Irak’ta yapılacak referandum öncelikle orada yaşayan insanların kendi tercihlerini ve kaderlerini tayin edecekleri temel bir haktır. O haklarını istedikleri gibi kullanırlar, esas itibariyle istedikleri gibi kullanırlar ve bu haklarını kullanırken kendi komşularıyla bir görüş ve fikir alışverişinde bulunurlar ama kimseden müsaade istemek zorunda değiller" ifadelerini kullandı.
İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi AK Parti Milletvekili Orhan Atalay, "bağımsızlık referandumu" ile ilgili Kürdistan24’ün sorularını cevapladı. Atalay, "Biz Türkiye’yi yöneten AK Parti olarak referandum sonrasında Irak’ta kurulacak bir Kürdistan devletine karşı, Haliç Devletleri’nin Katar’a uyguladıkları bir ambargo gibi bir ambargo uygulanacağını beklemiyorum ve buna sebep olabilecek hiçbir neden ya da gerekçe göremiyorum" şeklinde konuştu.
“Bağımsız bir Kürdistan kurulduktan sonra Türkiye’deki Kürtler de buraya gider mi? Türkiye bundan dolayı bir endişe yaşıyor mu?" şeklindeki soruyu cevaplandıran Atalay, “Buna zerre kadar ihtimal vermiyorum” diye konuştu. Atalay şöyle devam etti:
"Belki Türkiye’de şöyle bir endişe olabilir; orada bir Kürt devleti kurulursa Türkiye’nin Kürtleri sıkıntı olur. Ben buna zerre kadar ihtimal vermiyorum. Türkiye’de Araplar da yaşıyor ama hiçbir Arap fert veya cemaat, kitle veya toplum ‘Suriye’de bir Arap cumhuriyeti vardı biz orayı iltihak etmek istiyoruz’ demedi. Irak için de böyle bir durum yaşanmadı. Artık dünyaya, AB’ye, ABD’ye ve Sovyetlere baktığımızda insanlar modası geçmiş ulus devletlere çok da itibar etmiyor. İnsanlar nerede huzur, refah, kalkınma, zenginlik ve adalet buluyorsa orayı kendine vatan etmek istediği tarihsel bir evre yaşıyoruz. Ben Türkiye’deki Kürtlerin ‘Irak’ta bir Kürdistan kuruldu biz de oraya katılmak istiyoruz’ diyeceklerine zerre kadar ihtimal vermiyorum. Hatta tam tersine beklentilerim var, yarın bakarsınız Türkiye ile orada kurulacak bir Kürdistan devleti arasında daha rahat geçişler yapılabilir, ticari ilişkiler daha da gelişebilir çünkü süreç öyle bir süreçtir. Biz komşularımızla ilişkilerimizi sıfır problem temeline götürdüğümüz gibi bizim de tarihsel, dinsel, mezhepsel, sosyolojik, kültürel yakınlığı daha fazla olan topluluklarla ya da devletlerle daha fazla ilişkilerimizi geliştirmek isteriz. Bu eşyanın tabiatında olan bir şeydir. O yüzden ben Kuzey Irak’ta yeni bir yapılanma olacaksa elbette ki tek başlarına karar vermek haklarıdır ama komşularıyla bunu istişare etmek daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Geçmişte Mahabad Kürt Cumhuriyet ve Süleymaniye Kürt Krallığı’nın tecrübesini, deneyimini yaşamış bir sosyolojinin bundan sonra adımlarını daha dikkatli atması konusunda hemfikir olacağımızı düşünüyorum. Çünkü Ortadoğu dışarıdan çok açık bir coğrafyaya, haritaya dönüştüğünü görüyoruz. İnsanlar kendi haklarını kullanırken konuşmak isterken de yakıp yıkmadan, kırmadan yaşayabilmeleri gerektiği kanaatindeyim."
“Bu, Allah’ın insanlara verdiği bir hak olarak görülmelidir bana göre” diyen Atalay, bölgedeki coğrafyanın sınırları çizilirken 'inanç, etnik köken ve sosyolojik özellikler'in esas alınmadığını vurguladı.




