Tüm mazlumların avukatlığını yapan vicdan jürisi işgalci ABD ve işbirlikçileri için boykot karar da dahil olmak üzere pek çok karar aldı.
Mahkemenin en önemli kararları ise Bush için soruşturma yapılması, işgalcilerin Irak‘ı koşulsuz terk etmeleri, her tür zarar için Irak halkına tazminat ödemeleri ve Guantanamo‘yu kapatmaları yönündeki kararlardı. Irak Dünya Mahkemesi İstanbul Oturumu, 24-25-26 Haziran tarihlerinde Topkapı Sarayı‘nın içindeki Darphane-i Amire Binaları‘nda gerçekleştirildikten sonra 27 Haziran günü Ahırkapı‘daki Armada Otel‘de karar metni okundu. ABD ve işbirlikçilerine yöneltilen suçlamaları ve karar metnini Mahkemenin Vicdan Jürisi Başkanı Hintli Yazar Arundhati Roy okudu. Roy‘un okuduğu metin yabancı ve yerli ajansların canlı yayınlarıyla tüm dünyaya aktarılırken, radyolar da naklen yayın yaptı. Vicdan Jürisi Başkanı Arundhati Roy‘un okuduğu, ABD ve işbirlikçilerini mahkûm eden karar metni bir basın ordusu tarafından takip edildi. Tüm mazlumların avukatlığını yapan vicdan jürisi işgalci ABD ve işbirlikçileri için boykot karar da dahil olmak üzere pek çok karar aldı. Mahkemenin en önemli kararları ise Bush için soruşturma yapılması, işgalcilerin Irak‘ı koşulsuz terk etmeleri, her tür zarar için Irak halkına tazminat ödemeleri ve Guantanamo‘yu kapatmaları yönündeki kararlardı.
İnsanlığın vicdanı bunları istiyor
Irak Dünya Mahkemesi‘nin ABD ve Müttefiklerinin yapmalarını istedikleri kararlar şöyle sıralandı: "Koalisyon güçleri hiç zaman kaybetmeden ve koşulsuz olarak Irak‘tan çekilmelidir. Gerçekleştirdikleri yasadışı istila ve işgal ile yol açtıkları insani, ekonomik, ekolojik ve kültürel yıkım için Irak halkına tazminat ödemelidirler. İşgal süresi içinde yapılan ve Irak halkının çıkarlarına aykırı görülen bütün yasa, mukavele, anlaşma ve kurumlar geçersiz sayılmalıdır.
Guantanamo kapatılmalı, Bush için soruşturma açılmalı
Guantanamo Hapishanesi ve yabancı ülkelerdeki bütün diğer ABD askeri hapishaneleri kapatılmalı, mahkumların adları açıklanmalı, savaş tutsağı statüsünde oldukları kabul edilip yasal hakları tanınmalıdır. Irak‘ta saldırı suçu ve insanlığa karşı suç işlemekten sorumlu olanlar hakkında, başta ABD Başkanı Bush, İngiltere Başbakanı Blair, ve koalisyon ülkeleri hükümet yetkilileri olmak üzere kapsamlı bir soruşturma yapılmalıdır. Bu yasadışı savaşa katılanları, örneğin kasten yalan söyleyen gazetecileri, ırkçı, etnik ve dini nefreti körükleyen büyük şirketlere ait medya kuruluşlarını ve bu savaştan çıkar sağlayan çok uluslu şirketlerin üst düzey yöneticilerini ahlaken ve kişisel olarak sorumlu tutacak hesap sorma süreci başlatılmalıdır.
ABD ve İngiliz şirketlerine boykot uygulanmalı
İnsanlar tüm dünyada bu savaştan doğrudan kâr eden ABD ve İngiliz şirketlerine karşı harekete geçmelidir. Bu şirketler arasında Halliburton, Bechtel, Carlyle, CACI Inc., Titan Corporation, Kellog, Brown and Root (Halliburton‘un taşeron firması), DynCorp, Boeing, ExxonMobil, Texaco, British Petroleum sayılabilir. Şu şirketler Irak‘a karşı tazminat davası açmış ve "tazminat" almışlardır: Toys R Us, Kentucky Fried Chicken, Shell, Nestlé, Pepsi, Phillip Morris, Sheraton, ve Mobil. Bu eylemler bu şirketlerin ofislerini kapatmak, mallarını boykot etmek ve hissedarlarına hisselerini elden çıkartmaları için baskı yapmak gibi doğrudan eylem biçimlerini içerebilir. Ordu mensupları vicdanlarının sesini dinlemeli ve askere alınmayı ve yasadışı bir savaşa katılmayı reddetmelidirler. Ülkeler vicdani retçilere siyasi sığınma hakkı tanımalıdır. Yabancı ülkelerdeki tüm ABD üslerinin kaldırılması için açılan uluslararası kampanya güçlendirilmelidir. Tüm dünya halkaları hükümetlerinin Irak‘taki işgale maddi, lojistik ve manevi destek vermek girişimlerine direnmeli ve bunu reddetmelidirler."
ABD ve İngiltere‘nin dosyası kabarık
Öte yandan Jüri, ABD ve İngiltere hükümetlerine aşağıdaki suçlamaları yöneltti:
Birleşmiş Milletler Sözleşmesi‘nin ve Nunemberg İlkeleri‘nin ihlali pahasına, saldırgan bir savaş planlamak, hazırlamak ve yürütmek,
Irak sivil halkını ve altyapısını hedef gözetmek,
Ölçüsüz güç ve silah kullanımı,
Askeri etkinlikler ve ardından gelen işgal sırasında sivillerin yaşamını güvenliğe almamak,
Barışçıl göstericilere karşı ölümcül şiddet uygulamak,
Herhangi bir yargı süreci uygulanmadan, kolektif cezalandırma da dahil olmak üzere, cezalandırma uygulamak,
Irak askerlerini ve sivilleri işkence ve insanlık dışı muameleye tabii tutmak,
Yasadışı olarak işgal ve istila edilmiş bir ülkenin yasalarını yeniden düzenlemek,
Çevreyi bilerek ve isteyerek tahrip etmek,
Iraklı kadınların yaşama koşullarının kötüleşmesine doğrudan neden olmak,
Bilgi edinme hakkının kullanılmasını, Irak basınını sansürlemek de dahil olmak üzere, türlü yöntemlerle engellemek,
Uluslararası hukuku ihlal ederek, işkenceyi, işkenceye müsamaha gösterilecek ve yasadışı göz altıları haklı çıkaracak biçimde yeniden tanımlamak.
Birleşmiş Milletler‘in de eli kanlı
Jüri, aynı zamanda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi‘ni de koalisyon güçlerinin yasadışı davranışlarına karşı çıkmayarak, savaşı durdurmak için gerekeni yapmamakla suçladı. Irak Dünya Mahkemesi Vicdan Jürisi, Irak halkının ülkelerinin yasadışı işgaline karşı direniş hakkının tanınması çağrısında bulundu. Jüri, Irak halkının işgale karşı, kendi kaderini tayin, özgürlük ve bağımsızlık için direnişinin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi tarafından meşru kılındığını söyledi.
İşgalcilerin suçları...
Mahkeme Irak işgalinin başladığı günden bu yana yapılan zulümleri ise şöyle özetledi: "ABD ve İngiltere‘nin gerçek amacı, Ortadoğu‘yu baskı ve denetim altında tutmaktır. Ortadoğu‘da hegemonya kurmanın nedeni, dünyanın en büyük petrol rezervleri üzerinde kontrol elde etmek ve ABD‘nin bölgedeki stratejik müttefiki İsrail‘in konumunu güçlendirmektir. Irak‘ta kitle imha silahlarının varlığına ve Saddam Hüseyin rejimi ile El Kaide terör örgütü arasındaki ilişkiye dair düzmece kanıtlar imal edilmiştir. ABD ve Birleşik Krallık, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi‘nin suç ortaklığına hizmet eden kararını arkalarına almıştır. Bush ve Blair, dünyanın dört bir yanındaki milyonların tepkisine kulaklarını tıkamış, tarihin en haksız, ahlaksız ve korkakça savaşlarından birini gerçekleştirmiştir. Irak‘ın geçtiğimiz 27 aydaki Anglo-Amerikan istilası, Irak devleti ve toplumunun çöküşüne neden olmuştur. İşgal ile birlikte Irak‘taki etnik ve dinsel ayrılıklar, Irak toplumunun ulus kimliğinin ve bütünlüğünün zayıflatılması amacıyla bilinçli olarak kışkırtılmıştır. Bu, bildik sömürgeci ‘parçala ve yönet‘ anlayışıyla bütünlük gösteren bir yaklaşımdır. 1991‘den işgale kadar süren yaptırımlar, binlerce insanın acı çekmesine ve ölümüne neden olmuştur. İşgalden sonra durum daha da kötüleşmiştir. En az 100 bin insan öldürülmüş, 60 bini ABD hapishanelerinde herhangi bir yargı işlemine tabii tutulmadan, insani olmayan koşullar altında tutulmakta, binlerce insan kaybolmuş durumda işkence artık sıradan bir olay haline gelmiş bulunmaktadır. İşgal güçleri, aynı zamanda ülkenin petrolünün denetimini ele geçirmişlerdir. İşgal himayesinde oluşturulmuş her yasa ve kurum, hem yasal, hem de ahlaki zeminden yoksundur."
Kararlar tüm dünyaya iletilecek
Mahkeme sonunda kararların dünyanın en önemli karar organlarına iletileceği, uluslar arası mahkemelere suç duyurusunda bulunulacağı, tanıkların söylediklerinin ve yaşananların tarihe şerh olarak düşüleceği de belirtildi. Öte yandan Helsinki Yurttaşlar Derneği tarafından desteklenen WTI‘nın yaptığı çalışmalar, http://istanbul.worldtribunal.org adresinden takip edilebiliyor.




