Kış geldi mi aklımıza kuşkusuz ilk gelendir portakal. Sulu sulu bir portakala kimse hayır diyemez herhalde. Yararlarını da saymakla bitiremeyiz.
Hem posalı kısmı ile hem de suyu ile sayısız şifa kaynağıdır portakal. Kışın baş tacıdır. Akşamların vazgeçilmez meyvesidir. Sabah kahvaltılarının çaydan sonraki içeceğidir portakalın suyu. Yani saymakla bitmez portakalın yararı. Bol C vitamini içerdiğinden kışın hastalıklara karşı kalkandır.
Portakal‘da ne var?
Portakalın bileşiminden bahsedersek eğer; Yapısında C, B bir, B iki ve PP gibi çok sayıda vitamin, başta kalsiyum ve potasyum olmak üzere çeşitli madensel tuzlar ve oligo-elementler, meyve şekerleri ve karoten bulunan portakalın pek çok yararlan var. Portakalın birçok çeşidi vardır. Yetiştiği yere göre de adları farklıdır. Çekirdekli ve çekirdeksiz çeşitleri var. Çekirdeksiz cins olan yafa portakalı Finike, Mersin ve Hatay‘da yetişiyor. Kalın kabuklu ve uzunca meyveli. Kabuklarından reçel yapılır. Dörtyol portakalı ise, çekirdekli, ince kabuklu ve sulu... Washington, çekirdeksiz, Güney Anadolu ve Doğu Karadeniz‘de Rize çevresinde yetişiyor.
Portakal bilindiği gibi C vitamini yönünden çok zengin bir meyvedir. Soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklarda ilk başvurduğumuz yiyeceklerin başında gelir. İçerisinde sadece C vitaminin yanı sıra B vitamini, potasyum, kalsiyum, magnezyum da içeriyor. Lifler, organik asitler ve şeker açısından da zengin. Ve tüm bu içerdiklerinin vücudumuza çeşitli yararları var. Portakal, kanseri önlemeden, kanı temizlenmesinden karaciğeri çalıştırmaya, cildi güzelleştirmekten anormal doğumları önlemeye kadar pek çok şeye yarıyor. Portakalda bulunan lifler ise, sindirim sistemini düzenliyor, bazı kanser türlerine ve kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltıyor.
Folit asit bakımından zengin
Portakalda B vitamini çeşidi olan folak ve folik asit de bulunuyor. Folik asit, hamilelik boyunca ve özellikle ilk üç ay çok gerekli. Bebekte Spina Bifida gibi anormalliklerin oluşmasını engelliyor. Alyuvarların oluşmasına yardımcı oluyor, aynı zamanda yemeklerdeki besleyici maddelerin vücut tarafından emilmesini sağlıyor. Folik asit, portakal suyunun yanı sıra yeşil yapraklı sebzeler, ciğer, yumurta, tahıllar, portakal suyu ve mayada da bulunuyor. Günlük doz kadınlar ve erkekler için 200 mikro gram olarak saptanmış. Regl döneminde kadınların günlük dozlarını 400 mikro gram kadar yükseltmeleri gerekiyor.
C vitamini yönünden zengin
C ve B vitamini açısından zengin olan portakal, insana dinamizm veriyor. Portakal içindeki C vitamini ince ve kalın damarların yumuşak kalmasını sağlıyor. Damar tıkanıklığını önlüyor. Vücuttaki direnci arttırıyor. Kanın durulmasına ve temizlenmesine yardımcı oluyor. Hazmı kolaylaştırıyor. Enerji veriyor. Portakal reçeli ise karaciğeri çalıştırıyor.
Yapılan araştırmalar, bacaklarda meydana gelen periferik damar hastalığının (Peripheral artery disease-PAD), damarlarda meydana gelen yağ birikmesinden kaynaklandığı ve kalp ile felç riskini de körüklediğini ortaya çıkardı. Araştırmalarda PAD hastalarında, PAD hastalığı olmayan insanlara göre iki kat daha fazla C vitamini eksikliği görüldü. Bir başka yapılan araştırma da ise, C, E vitaminleri ve beta-kerotenin, damar tıkanmalarını önleyici etkisi saptanmıştır.
Kırmızısını alın!
Pazarlarda ve manavlarda görülen kırmızı portakal, portakal cinsinin en iyi olanıdır. Greyfurt ve portakalın iç renginin koyu kırmızı olması, bol bol ‘‘Likopen‘‘ içerdiğinin bir göstergesidir. Domateste de bol miktarda bulunan bu yararlı karotenoid, başta prostat kanseri olmak üzere pek çok kansere karşı koruyucudur. Likopen antioksidan aktivitesi de olan, cilt ve beden yaşlanmasını erteleyen son derece yararlı bir besindir.
Portakal, cilt için oldukça yararlı
Yapısında karoten bulunduğu ve kanı temizlediği için portakal aynı zamanda cildi güzelleştirir ve ona tatlı bir pembelik kazandırır. Güney Fransa‘da ve İtalya‘daki köylü kızları, ciltlerinin parlaklığı ve pembeliğini portakala borçlu olduklarını söylerler. Kabuklarındaki esans sivilcelere sürüldüğünde biraz yanma yapar ama 2 ayda ortadan kaldırır.
Damar sertliğine karşı portakal
Kanı zehirlerden temizler. Portakal ağacı çiçeklerinin kaynatılmasıyla elde edilen su spazmı giderir, damar sertliğini ve felci önler. Bedene güç ve enerji verir. Organizmanın vitamin ve madensel tuz gereksinimini karşılar. Bağırsakları yumuşak tutar.
Soğuk algınlığının doğal ilacı
Soğuk algınlıklarına karşı doğal ilaçtır. İçinde bol miktarda C vitamini bulunduğundan organizmayı grip ve nezle gibi kış hastalıklarına, soğuk algınlıklarına karşı korur. Soğuk algınlığı, grip, kas incinmesi, kalp hastalıkları ve felçten korur, Portakal suyundaki bir antioksidan olan bioflavin damarları ve kılcal damarları güçlendirerek kalbin zarar görmesini engeller, ezik ve çürüklerin daha çabuk iyileşmesini sağlar,
Cilt kırışıklıklarını engelliyor!
İçerdiği C vitamini ve folik asit sayesinde öksürüğü azaltır. Kanın pıhtılaşmasını, mide ve pankreas kanserini önleyici etkisi vardır. İçerdiği yüksek potasyum tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur. Aynı zamanda, içerdiği potasyum, cildin kuruyup kırışıklıkların oluşmasını da önler.
Portakalı ve diğer narenciye ürünlerini birer hayat iksiri olarak görmeli ve bütün yıl boyunca mutlaka bol tüketmelisiniz. Portakalın gerçek değeri daha ileri yıllarda anlaşılacaktır.
Portakal reçeli
Malzemeler
1 kilo portakal
1,5 kilo toz şeker
3 su bardağı su
2,5 çorba kaşığı limon suyu
Yapılışı:
Portakalların kabukları bir bıçak yardımıyla hafifçe kazıyıp, kaynar suda yumuşayıncaya kadar haşlayın. Sonra kevgirle sudan alıp soğutun. Soğuduktan sonra portakalları yarım santim genişliğinde,2,5 cm uzunluğunda parçalar halinde doğrayın. Portakalların varsa çekirdeklerini çıkarın. Diğer yanda bir tencerede 3 su bardağı su ve 1,5 kilo toz şekeri orta ateşte oturtun. Şekeri karıştırarak eritin ve koyu bir şurup kıvamını alıncaya dek kaynatın. Sonra içerisine doğradığınız portakal parçalarını atın ve reçel iyice koyulaşıncaya dek kaynatın. Daha sonra 2 çorba kaşığı limon suyunu karışıma ilave edip karıştırın. Reçeli bir taşım daha kaynatın ve ateşten alıp soğumaya bırakın. Daha sonra cam kavanozlara boşaltın ve soğuduktan sonra kapaklarını kapatıp serin yerde bekletin.




