Zanzibarlılar adalarında ABD‘nin gözü olduğunu düşünüp korkuyor, Dar üs Selam ise iticiliğiyle selamını bile aldırmıyor. Tanzanya kendi halinde. Hâlâ eskisi gibi yaşıyor.
‘THİS İS AFRİKA" bu meşhur sözün gün gelip de bize söyleneceğine ihtimal vermezdik ama oldu. İstanbul Atatürk Havalimanı‘ndan çıktıktan 15 saat sonra Afrika‘nın en eski ülkelerinden birine, Tanzanya‘ya indik. Bavullardan biri aktarma istasyonunda kalmış. Ne zaman gelir bu bavul? Belli değil. Nasıl yani: "This is Afrika"
Dar üs Selam. Tanzanya‘nın başkenti. Sokaklar çamur içinde. Şehirde öyle bir iticilik var ki, selamını dahi almak istemiyor insan. Vakti geliyor. Adam başı 40 dolara 2 saat 45 dakikalık bir feribot yolculuğunun ardından ülkenin en güneyindeki Zanzibar adasına ulaşıyoruz. Ekip olarak şoktayız. Böyle bir başkente böyle bir belde. Uyumsuzlukta bir ahenk vardır derler. Böyle bir şey mi bu yoksa? Zira Zanzibar müthiş bir ada. Kartpostal gibi. Yanımızdan yunuslar geçiyor, modern dünyanın insanı iticileştiren hiçbir nesnesi buraya uğramamış henüz.
Zanzibar Farsça kökenli bir sözcük. "Zencilerin adası" demek. 1890‘a kadar sultanlık olarak yönetilmiş. Bu tarihten sonra da sömürgeleştirilmiş. 1964 yılında ise kurulan Tanzanya‘nın özerk bir parçası olmuş. Kuruluşundan itibaren ülkenin yönetiminde bulunan batı yanlısı CCM partisi geçen seçimlerde Zanzibar‘da yönetimi yeni kurulan CUF ile paylaşmak zorunda kalmış. CUF ağırlıklı olarak Tanzanyalı Müslümanların yönettiği bir parti.
ABD‘nin gözü mü var?
Zanzibar bu günlerde siyasi yönden bir kırılma yaşıyor. Bu durum Zanzibar halkına da nüfus etmiş. Zanzibarlı yardım kuruluşu Müzdelifa‘nın 2. Başkanı Faruk, Zanzibar‘ın Tanzanya‘dan ayrılmak istediğini söylüyor. Özerklik kesmiyor yani burayı. Bu konuyu konuştuğumuz Zanzibarlılar‘dan "ABD‘nin burada gözü var. Zanzibar‘ı ele geçirmek istiyor" sözünü bile duyduk. Yani dünyanın en ücra köşesine gitsek de gelenek değişmiyor. Böyle sözler her yerde aynı tonda söyleniyor.
Afrika‘nın ilk mescidi
Burası başkente kıyasla nüfus oranında bir değişikliğe sahip. Dar üs Selam‘da Müslüman nüfus yüzde 55 iken Zanzibar‘da yüzde 90‘ın üzerinde. İslam‘ın Afrika‘da ilk yaşandığı yerlerin başında geliyor. Adanın kuzey batısındaki Kızim Kazi bölgesinde Afrika‘nın ilk mescidi bulunuyor.
İç savaş korkusu
Zanzibar‘da ya da Tanzanya‘nın diğer bölgelerinde polis herhangi bir silah taşımıyor. Ordunun ise siyasette hiç etkisi yok. Burada ordu var mı sorusuna verilebilecek yeterli bir yanıt da yok aslında. Peki berbat bir Afrika geleneği olan "iç savaş" uğramış mı bu topraklara. Şimdiye kadar böyle bir durum söz konusu değil. Ancak medyanın gelişmesiyle diğer partilerin oy oranlarını arttırması, CCM‘nin etkinliğinin azalması ve özellikle Zanzibar‘ın ayrılmak istemesi iktidarın bir iç savaş çıkarabileceği ihtimalini akıllara getiriyor. Devlet kademesinde Hristiyanların da büyük bir etkinlik göstermesi, kendilerini "yetim bırakılmış hisseden" Müslümanları fena halde kızdırıyor.
Geri bırakılmışlık, siyasi, ekonomik korkular... Bütün bunlara rağmen çok şanslı bir ülke Tanzanya. Bir Afrika ülkesi burası. İç savaş, açlık, kuraklık... Ne ararsan var Kara Kıta‘da. Ama Tanzanya‘ya uğramamış. Okyanusla çevrili bir ülke burası. Geniş sulak toprakları var. Tembellik de var belki ama insanların karnı doyuruyor en azından. Hemen yanı başındaki Somali‘de 3 ayda yüzlerce çocuk açlıktan hayatını kaybediyor. Her şeye rağmen Tanzanya kendini şanslı hissediyor. Diğer siyah derili kardeşleri açlığın pençesinde kıvranırken...




