"Sudan-Güney Sudan çatışması, topyekün bir savaşa dönüşebilir"

"Sudan-Güney Sudan çatışması, topyekün bir savaşa dönüşebilir"

İSTANBUL - Uluslararası toplum Ortadoğu‘ya odaklanmışken, Afrika‘da savaş çanları çalıyor. 10 Nisan‘da Güney Sudan güçlerinin, Sudan‘ın Güney Kordofan Eyaletinin petrol bölgesi Hiclic‘i işgal etmesiyle başlayan çatışmalar, düşük yoğunluklu da olsa devam ediyor.

Uzmanlar, BM gibi uluslararası kuruluşların kayıtsız kalması durumunda yatışır gibi görünen çatışmaların her an topyekün bir savaşa dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.

İngiliz The Guardian Gazetesi‘nde Simon Tisdal imzasıyla yayımlanan "Sudan;daki felakete uyanın" başlıklı analizde, "Sudan yanıyor, dünya esniyor. Kuzey-Güney sınırı boyunca çatışmalar çoğalıyor, topyekün savaş alametleri beliriyor; BM ise muğlak bir biçimde yeni yaptırımlardan söz ediyor" ifadeleri kullanıldı. Bölgedeki muhtemel tehlikeye dikkat çekilen analizde, "Uluslararası toplum tehlikeye bir an önce uyanmazsa, barış içinde yanyana yaşayan Sudan hayali, bir nesil için daha kaybedilmiş olacak" denildi.

-Güney Sudan;dan işgal girişimi-

Bölünme Sudan ve Güney Sudan‘a huzur getirmedi. Ayrılık öncesinde var olan gerginlik, bölünme sonrasında da devam etti. Sınır çatışmalarının sürdüğü ortamda iki ülke sürekli olarak bir birlerine suçlamalar yöneltti. Güney Sudan, Sudan‘ı petrolünü bloke etmek ve çalmakla suçladı. İddiaları reddeden Sudan ise Güney Sudan‘ı ayrılıkçılara destek vermekle itham etti. Karşılıklı suçlamalar dolayısıyla iki ülke arasında tansiyon hiç düşmedi.

Yaklaşık bir ay önce, bu gergin ortamda Güney Sudan ordusu sürpriz bir saldırıda bulunarak Sudan;ın petrol bölgesi Hiclic;i işgal etti. Sudan ordusu, ülke topraklarının işgaline cevap vermekte gecikmedi. Çatışmalar bir kaç eyalete daha sıçradı.

Sudan ordusu, çatışmalarda bin 200 Güney Sudan askerinin öldüğünü iddia etti. Sudan Silahlı Kuvvetleri sözcüsü Albay es-Savarimi Halid, Güney Sudanlılardan ele geçirdikleri silahların İsrail ve Amerikan yapımı olduğunu söyledi.

İşgal girişimi üzerine toplanan Sudan Parlamentosu, Güney Sudan hükümetini "düşman" ilan etti. Parlamento Başkanı Ahmed İbrahim et-Tahir "Güney Sudan‘ı yöneten SPLM‘yi (Sudan Halk Kurtuluş Hareketi) ortadan kaldırıncaya kadar savaşı sürdüreceğiz, bunun için tüm kaynaklarımızı kullanacağız" şeklinde açıklama yaptı.

Hartum yönetiminin aldığı kararın ardından BM, Afrika Birliği, AB, Rusya ve ABD, Sudan toprağına Güney Sudan tarafından gerçekleştirilen saldırı ve işgali geç de olsa kınadı.

Uluslararası kamuoyunun tepkisi üzerine Güney Sudan, 20 Nisan‘da Hiclic‘den geri çekileceğini duyurdu. Yapılan açıklamadan 3 gün sonra Güney Sudan birliklerinin Hiclic‘den geri çekildiği belirtildi.

-Sudan‘ın "normalleşme" koşulları-

Hartum yönetimi, Güney Sudan ile ilişkilerin "normalleşmesi" için koşullar öne sürdü. Konuya ilişkin Sudan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan bildiride, Güney Sudan‘ın var olan anlaşmaları ve aralarında iki ülke istihbarat başkanlarının Şubat ayında imzaladığı saldırmazlık paktının da bulunduğu güvenlik konusundaki memorandumu "tanıması ve onaylaması" istendi. Bildiride ayrıca Güney Sudan;ın,1 Ocak 1956‘da Sudan‘ın bağımsızlığından önceki sınırları tanıması, topraklarına karşı tüm "saldırıların" son bulması, topraklarındaki Güney Sudan askerlerinin geri çekilmesi ve Juba‘nın, Sudan‘ın Güney Kordofan ve Mavi Nil eyaletlerinde hükümete karşı savaşan militanlara olan desteğini çekmesi koşulları ortaya kondu.

Bildiride, Güney Sudanlı yetkililerin, Sudan‘ın Darfur bölgesindeki isyancı gruplara "destek vermeye veya bu grupları yanına kabul etmeye" son vermesi de istendi. Sudan, bu şartlar altında ilişkilerini normalleştireceğini açıkladı.

-BM‘den taraflara yaptırım uyarısı-

Silahların susmaması üzerine BM Güvenlik Konseyi (BMGK), 3 Mayıs;ta "Sudan ile Güney Sudan, aralarındaki çatışmaları durdurmazlarsa her iki ülkeye karşı yaptırım uygulanabileceği"ni belirten bir karar tasarısını kabul etti.

Kararda, Sudan ve Güney Sudan‘dan çatışmaları ve hava bombardımanlarını 48 saat içinde durdurmaları, daha sonra da iki ülke arasındaki sınırı ihlal eden tüm askeri güçlerini koşulsuz olarak geri çekmeleri ve bunları yaptıklarını BMGK‘ya ve Afrika Birliği‘ne bildirmeleri istendi. Kararda ayrıca iki ülkenin 16 Mayıs‘a kadar Afrika Birliği‘nin himayesinde müzakerelere başlamaları ve 3 ay içinde de müzakereleri petrol, sınırların belirlenmesi ve kime ait olduğu konusunda uzlaşılamayan tartışmalı alanlar gibi kritik konuları sonuçlandırmaları istendi.

BM kararı öncesi Sudan hükümeti, Güney Sudan ile barış yapmak istediğini açıkladı.

-50 yıllık savaş-

1956‘da bağımsızlığını İngiltere;den kazanan Sudan;ın tarihinde yaklaşık 50 yıldır varlığını koruyan, araklıklarla şiddetlenen çatışmalar önemli yer tutuyor. Batılı sömürgeci devletler, yeraltı kaynakları zengin Sudan;dan çıkarken, Afrika;daki diğer ülkelerde yaptıkları gibi arkalarında ciddi sınır sorunları ve etnik sorunlar bıraktı.

Sudan hemen her dönem Batılı ülkelerce desteklenen Hristiyan ve animistlerden (doğaya tapan) oluşan isyancı güçlerle savaş halinde oldu.

Uluslararası kuruluşlar, sadece hükümet güçleri ile güneyde özerklik isteyen asiler arasındaki iç savaşta 2 milyon kişinin hayatını kaybettiğini, 4 milyon kişinin de evsiz kaldığını belirtiyor.

Hartum yönetimi, ağır kayıplara yol açan iç savaşı bitirmek üzere kendileri açısından çok ağır şartlar içermesine rağmen isteksizce de olsa 2005‘te bir anlaşma imzaladı. Anlaşma, "eskinin isyancılarıyla ortak bir ordu oluşumu ve gelecekte Sudan;ın güneyinin bağımsızlığı için referandum düzenlenmesi", "bu bölgede devlet yönetimi ile din işlerinin ayrılması", "zengin petrol kaynaklarının paylaşımı", "iç savaşın devam ettiği Dağlık Nüba, Mavi Nil ve Abbai bölgelerinde güç dağılımı" şeklinde maddelerden oluşuyordu.

Anlaşma gereğince geçici ortak hükümet kuruldu. Daha sonra helikopter kazasında hayatını kaybeden isyancıların lideri John Garang Devlet Başkan Yardımcısı oldu.

Sudan, Güney sorununu, baskılar dolayısıyla ağır şartlar içermesine rağmen bu şekilde çözmeye çalışmıştı.

Ortadoğu‘ya alternatif enerji kaynaklarını kontrol etmek isteyen ülkeler, petrol ülkesi Sudan;a karşı Güney Sudan;a açıkça destek vermekten kaçınmadı.

Çin‘in başta Sudan olmak üzere Afrika‘da devasa yatırımlara girişmesi, bakır, demir, elmas, altın madenlerinin işletmelerine ortak olması, Batı dünyasında ciddi rahatsızlıklara yol açmıştı.

Güney Sudan, 2005‘te varılan barış anlaşması gereği yapılan referandum sonucunda Temmuz 2011‘de Sudan‘dan ayrıldı.

07 May 2012 - 10:28 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?