Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR) raporunda, 32 yıllık dönemde Gayri Safi Milli Hasıla sabit fiyatlarla 3,19 kat artarken, asgari ücrette reel bir artış meydana gelmediği belirtilerek, ‘‘Asgari ücret ekonomik büyüme oranında bir artış kaydetseydi, bugün brüt 2 bin 324 TL olacaktı‘‘ denildi.
Raporda, 2009‘da küresel krizden kaynaklanan ekonomideki gerilemenin ardından, 2010 yılının üçüncü döneminde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla değerinin, bir önceki yılın aynı dönemine göre sabit fiyatlarla yüzde 5,5 artış gösterdiği, 2010 yılının dokuz aylık döneminde ise bu oranın yüzde 8,9 olduğu anımsatıldı. Ancak, ne kriz öncesinde, ne de sonrasında yaşanan ekonomik gelişmelerin halka yansıdığı savunulan raporda, ‘‘Bu durum, üretilen katma değerin (toplumsal kaynakların) adil bir biçimde dağılmadığının göstergesidir. Asgari ücret belirlenmesinde yaşanan, bu anlamda iyi bir örnektir‘‘ denildi. Raporda, şu görüşlere yer verildi: ‘Ortalama asgari ücretin değeri, torba yasada yapılması düşünülen ve 16-18 yaş arası gençlerin fiili olarak ücretlerinin düşürülmesini amaçlayan düzenleme ile aşağı çekilmek istenmektedir. Yine bölgesel asgari ücret uygulaması ile asgari ücretin az gelişmiş bölgelerde düşürülmesi amaçlanmaktadır. Halbuki, asgari ücret, ekonomik büyüme oranında bir artış kaydetseydi, bugün brüt 2 bin 324 TL olacaktı. Komşumuz Yunanistan‘da asgari ücret 1.764 TL düzeyindedir.‘‘




