İstanbul Büyükşehir Belediye‘sinin ilk etapta 35 akaryakıt istasyonu açıp, zincir oluşturduktan sonra satma fikrine, akaryakıtçılardan tepki geldi.
Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası (TABGİS) Yönetim Kurulu Başkanı Ferruh Temel Zülfikar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesinde benzin istasyonları kurularak bir akaryakıt markası yaratılması planıyla ilgili, bir benzin istasyonu açmak için ‘‘inanılmaz‘‘ derecede bürokrasi ile uğraştıkları bir ortamda İBB‘nin ‘‘ilk etapta 35 tane akaryakıt istasyonu açıp zincir kuracağız, sonra da bir marka yaratıp satacağız‘‘ demesini sektör adına kabul edilemez bir durum olarak gördüklerini belirterek, ‘‘Hem hakim hem avukat hem savcı aynı kurum olamaz‘‘ dedi.
Ferruh Temel Zülfikar, söz konusu kararın sektör açısından kabul edilemez olduğunu belirterek, Türkiye‘deki akaryakıt istasyonları sayısının hem ülkede bulunan araç hem de nüfus başına Avrupa ve birçok ülkeye göre 4 kat daha fazla olduğunun söylendiğini ifade etti.
Akaryakıt satış istasyonları arasındaki mesafe tahdidinin daha da yükseltilmesi talebinin yıllardır her platformda dile getirildiğini belirten Zülfikar, şöyle devam etti: ‘‘Böyle bir ortamda, bizlerin bir benzin istasyonu açmak için inanılmaz derecede bürokrasi ile uğraştığımız bir ortamda İBB‘nin ‘ilk etapta 35 tane akaryakıt istasyonu açıp zincir kuracağız, sonra da bir marka yaratıp satacağız‘ demesini sektör adına kabul edilemez bir durum olarak görüyoruz.
Satın aldığınız yer neresi? Belediye... Bizi kontrol eden neresi? Belediye... Hem hakim hem avukat hem savcı aynı kurum olamaz. Belediyenin kendi ruhsatını verdiği, kendi denetlediği bir yerin aynı zamanda işletmecisi olması kabul edilemez. Rekabet açısından sektörü tabii ki olumsuz etkileyecektir. Şimdiye kadar Türkiye‘de akaryakıt istasyonu başına düşen günlük satış ortalaması 3 bin ile 3 bin 500 litre arasıdır. Avrupa‘da bu oran 12 bin 500 litredir. Biz zaten yeteri kadar para kazanamadığımızdan muzdariptik, kamuoyunun beklediği rekabet ortamını zaman zaman yeteri kadar yapamamaktan şikayetçiydik. Böyle bir ortamda, hele İstanbul gibi bir yerde bir anda 35 tane akaryakıt istasyonu çıkması, yarın öbür gün bunu diğer belediyelerin de takip etmesi 4 katı olan bir fazlalığı belki 4,5, belki 5 kata çıkartacaktır. Bu da kamuoyuna ilk başta belki hoş bir görüntü olarak gelecek, ancak sonradan bu görüntünün hoş olmadığını hepimiz göreceğiz. Buradaki niyet, şirketi büyütüp sonradan satmaktır.‘‘
Hüsran olur
TABGİS Yönetim Kurulu Başkanı Zülfikar, tüketici lehine bir yarar olacağına ihtimal vermediğini belirterek, ‘‘Bizim kâr marjımız belli. Kâr marjı benzinlerde yüzde 9, motorinde de yüzde 11,5-12. Bunu dağıtıcı firma ile yarı yarıya paylaşıyoruz. Büyükşehir Belediyesi dağıtım firması kursa ki kuracaktır. Dolayısıyla yüzde 12... Bunun işletme masrafları var. Yüzde 3‘lük bir marjdan bahsediyoruz. Bunun bir hüsran olacağını düşünüyorum. Yüzde 3-5 gibi kazanç yapıp bir zincir oluşturup burayı çok kârlı satmayı ummak bir hayal diye düşünüyorum‘‘ dedi.
Burada kamuoyunun belki 3, belki 5 kuruş indirimle karşılaşacağını savunan Zülfikar, ‘‘O zaman da hep beraber ‘dağ fare doğurdu‘yu göreceğiz‘‘ değerlendirmesinde bulundu. Zülfikar, bunun tamamen haksız bir rekabet olduğunu da ileri sürdü.





