Saadet Partisi geçtiğimiz hafta sonu yaptığı 4‘üncü Olağan Büyük Kongresi sonrası Genel İdare Kurulu ilk GİK Toplantısı‘nı dün gerçekleştirdi. Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, önemli açıklamalarda bulundu.
Terörün kaynağı snır ötesi değil
Saadet Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, "Terörün kaynağı sınır ötesi değildir. Devletin uyguladığı eğitim politikaları ve bakış biçimi de yanlıştır. Son 13 şehit olayında da olayın mahiyeti tam olarak ortaya konulmadı. Bu teröristler ellerindeki silahı nereden alıyor. Dağda mı üretiliyor bunlar. Nerden geliyor bu silahlar belli yerlerden mi" şeklinde konuştu.
Kamalak‘tan 1999 hatırtlatması
Kamalak, son günlerde ekonomideki dalgalanmalara ilişkin de çarpıcı açıklamalarda bulundu. 1999 yılında yaşanan ekonomik krizi hatırlatan Kamalak. "Türkiye büyük risklerle karşı karşıya. Bu gelişmeler 1999 yılını hatırlattı. İnşallah bu günkü durum ona benzemez. Ama temenni gerçek durumu değiştirmiyor. Hepimizin hazırlıklı olması gerek. Asıl görev de bizlere düşüyor" dedi.
Saadet Partisi geçtiğimiz hafta sonu yaptığı 4‘üncü Olağan Büyük Kongresi sonrası Genel İdare Kurulu ilk GİK Toplantısı‘nı dün gerçekleştirdi. Toplantı öncesi açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Güneydoğu ve Kıbrıs ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Saadet Partisi Genel Merkez Toplantı Salonu‘nda düzenlenen GİK toplantısına GİK Üyeleri katıldı. GİK Toplantısı öncesi değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, kongrenin büyük bir coşku ve heyecan içinde gerçekleştirildiğini söyledi. Kamalak, "Kongremiz büyük bir heyecan içinde gerçekleştirildi. Camiamız sıcağa rağmen salon tıklım tıklım doldurdu. Bütün kardeşlerimize teşekkür ediyoruz. Bundan sonra ise asıl yük bizlere düşüyor. Çünkü her geçen gün Türkiye için bir kayıptır" dedi.
Ekonomik kriz uyarısı
Kamalak, son günlerde ekonomideki dalgalanmalara ilişkin de yaptığı açıklamada, 1999 yılında yaşanan ekonomik krizi hatırlattı. Kamalak, "Türkiye büyük risklerle karşı karşıya. Bu gelişmeler 1999 yılını hatırlattı. İnşallah bu günkü durum ona benzemez. Ama temenni gerçek durumu değiştirmiyor. Hepimizin hazırlıklı olması gerek. Asıl görevde bizlere düşüyor" diye konuştu.
Saadet‘e bak, hizaya gel
Saadet Partisi‘nin hem Türkiye‘nin hem TBMM‘nin sigortası olduğunu ifade eden Kamalak, "Sigortası olmayan bina tehlikede demektir. Yangına karşı büyük risk altında demektir. Meclis ne yazık ki yemin krizi ile bir aylık bir zaman kaybetti. Kendi problemini çözemeyen bir kuruluşun ülkenin sorunlarını çözmesi mümkün değildir. Türkiye ve İslam alemi Saadet Partisi‘ne bakıyor. Askerde bir kural vardır. Asker sağa bak hizaya gir. Şu anda diğer partilerin baktığı parti Saadet Partisi‘dir. Çünkü Saadet Partisi söylemleri en net olan partidir. Ne yapacağını açık bir biçimde söyleyen tek partidir. Prensipleri 40 küsur yıldan bu yana net olarak konulmuş olan yegane partidir. Aradan yıllar geçince diğer partilerin söylemleri de Milli Görüş‘e yakınlaşıyor" dedi.
Türkiye hedefini belirlemek zorunda
AKP‘nin geçen yıllara oranla son dönemde Milli Görüş söylemlerine doğru yakınlaştığını belirten Kamalak, Kıbrıs konusunda son günlerde Başbakan Erdoğan‘ın yapmış olduğu açıklamaları buna örnek gösterdi. Kamalak, "Kıbrıs konusunda yıllardır ne diyorlardı. Söylediklerinin birçoğunu kendileri de anlamıyordu. Bu gün geldikleri nokta itibariyle teslimiyetle problemlerin çözülemeyeceğini fark ettiler. ‘AB‘nin Kıbrıs‘a bakışı bu şekilde devam ederse biz görüşmeleri dondururuz‘ diyor. Bunlar Kıbrıs sorununu çözmez. Türkiye kendisine bir istikamet bir hedef belirlemek zorundadır. Çünkü bu gün dondurursun, yarın tekrar çözersin. Türkiye‘nin istikameti Yeniden Büyük Türkiye‘nin kurulması olmalıdır. Bunu ise İslam Birliği‘nin kurulması gerekir. D-8‘leri geliştirmeden bu Türkiye‘nin AB‘ye kafa tutması mümkün değildir. Fransa yaklaşık 5 yıl önce Ermeni tasarısın kabul edince Türkiye protesto etti ama sonuç. Ne değişti, değişen bir şey yok" diye eleştirdi.
Güneydoğu‘da zaafiyet, Kıbrıs‘ta taviz getirir
Kamalak, Kıbrıs konusunu Türkiye‘nin iç işlerinden bağımsız bir şekilde düşünmenin imkânsız olduğuna dikkatleri çekerek, "Kıbrıs konusu ile Türkiye‘nin Güneydoğusu arasında bir bağ vardır. Türkiye‘nin güneydoğu ve terör problemini hal etmesi lazımdır. Güneydoğu problemlerini ancak Milli Görüş‘ün tek temsilcisi olan Saadet Partisi çözer. Terörün kaldırılması için iki metod gerekir. Önleyici tedbirler ilk etapta alınmalı. İkinci olarak da tedavi edici metotlar uygulanmalıdır. Güneydoğu‘da yazık ki yıllardır bu usullerin hiçbirisi uygulanmıyor. 1994 yılında Merhum Hocamız Bingöl‘de uyarıcı bir konuşma yaparak, ‘bu usullerle terör önlenemez‘ diyordu. Ödüllendirilmesi gereken bir konuşma daha sonra cezalandırıldı. Terör hadisesini durdurmadan Kıbrıs‘ta sağlıklı bir sonuca ulaşmak mümkün değildir. Bunu net olarak söylüyoruz. Bunları birbirinden bağımsız olarak düşünmek mümkün değildir. Olay bir zincirin halkaları gibidir. Güneydoğu‘da Türkiye zafiyete de düşerse Kıbrıs‘ta taviz vermeye mahkum olur. Güneydoğu‘da 1984 yılından bu yana ciddi anlamda devlet bazında bir sonuca ulaşılamamıştır. Çünkü uygulanan metot yanlıştır. Onun için diyoruz ki bu sorunları çözecek tek parti Saadet Partisi‘dir" dedi.
Teröristlere silahı kim veriyor?
Terör saldırılarını engellemek için bazı dönemlerde sınır ötesi operasyonlar yapıldığını da anımsatan Kamalak, "Terörün kaynağı sınır ötesi değildir. Devletin uyguladığı eğitim politikaları ve bakış biçimi de yanlıştır. Son 13 şehit olayında da olayın mahiyeti tam olarak ortaya konulmadı. Bu teröristler ellerindeki silahı nereden alıyor. Dağda mı üretiliyor bunlar. Nerden geliyor bu silahlar belli yerlerden mi" diye uyarıda bulundu.
Erbakan ailesi, bizim öz ailemizdir
Konuşması sonrası gazetecilerin sorularına da cevap veren Kamalak, Erbakan ailesine ilişkin bir soruya, "Erbakan ailesi bizim öz ailemizdir. Hiçbir problem yoktur. Şu anda Erbakan ailesi de buradadır" dedi.




