Yurtdışında yaşayan gurbetçilerimize yol göstermesi için
önemli hissettiğim bir konuyu yazayım istedim bugün.
Malum yavaş yavaş havalar ısınıyor, vatan hasreti
gidermeye, memleket ve aile ziyareti yapmaya başlayacaksınız. Her zaman
söylediğim gibi, lütfen bu ziyaretleri sadece toprak ziyareti, memleket hasreti
olmaktan çıkarın. Ailevi sorunlarınız, çocuklarınızın sıkıntıları ve iç
dünyanızdaki sorunlarla baş etmeye dönük terapiler için de zaman ayırın.
Niye mi Hemen anlatayım.
Yurtdışında yaşayan bir baba birkaç hafta önce telefonla
arayarak, Türkiye ye geleceğini ve oğlunu benimle acilen görüştürmek istediğini
söylemişti. Geçen hafta geldiler ve oğullarıyla görüştüm.
11 yaşında hareketli görünümlü bu çocuk son zamanlarda
abartı korkular geliştirmiş, takıntılar hayatının her yanını kuşatmaya
başlamıştı. Ders notları son derece düşmüştü. Okul yöneticileri ve aile,
çocuğun zekâ seviyesine uygun bir başka okula gönderilmesi gerektiğini
düşünüyorlardı. Özellikle gymnasium (Almanya da en başarılı çocukların gittiği
okul) a gitmesini istedikleri çocuklarının, haupshule hatta daha alt seviyede
okullara yönlendirildiğini, bu şekilde giderse iyi bir üniversiteye gidip
doktor olamayacağını söylüyordu beyefendi.
Buna benzer çok başvuru oluyor bize. Ailelerle
görüşüyoruz, çocuklarla görüşüyoruz, çalışmalarımızı yapıyoruz, testlerimizi
uyguluyoruz, raporları oradaki okullara gönderiyoruz. Sağ olsun oradaki okullar
anadilinde uygulanan testin ve çocukla aynı kültürü paylaşan uzmanın yaptığı
zekâ testlerini daha güvenilir buldukları için bizim sonuçlarımızı baz alarak,
öğrencilerimizi hak ettikleri okullara yerleştiriyorlar. Böylece aslında
çocuğun gelecekteki meslek hayatını da kurtarmış oluyoruz.
Aileye çocuğun eğitimi hakkında bilgilendirme yaptım,
delikanlıyla verimli ders çalışma teknikleri çalıştım, yaptığımız çalışmanın
raporunu verdim, mutlu bir şekilde gittiler.
Gurbetçilerimiz için yerli terapi şart bence!
Çünkü içinde bulunduğunuz ülkenin uzmanları sizinle aynı
dil ve aynı dini paylaşmadığında, kültürler tam olarak buluşmadığında, yardım
ve destek adına yapılan çalışmalar ne kadar iyi niyetli olursa olsun, bir yanı
eksik olarak ilerleyecektir.
Psikolojik destek çalışmaları, her ne kadar evrensel
çalışmalar gibi görünse de, yardım eden uzmanın dini, dili ve yaşam biçimi,
hizmet verdiği kişinin inanç sistemiyle yeterince örtüşmediğinde, danışanlar
umdukları faydayı bulamayabiliyor.
Örneğin bizim insanımız evladını kendi dini
hassasiyetleriyle yetiştirmek istiyor. Doğal olarak haram içeren durum ve
nesnelerden (alkol, esrar, zina... vs.) uzak durmasını istiyor. Bu tür
sorunları için yurtdışında uzmanlara başvurduklarında, uzmanların kendilerini
anlamadığını, onların hassasiyeti hakkında önyargılı davrandıklarını, hatta
dini değerleri nedeniyle eleştirildiklerini söylüyorlar. Veya dil sorunu
nedeniyle, içinde bulundukları durumu tam olarak anlatamadıklarını, uzmanının
elinden geldiğince yardım etmesine rağmen, söylenenleri anlamamasından
kaynaklanan sorunlar yaşadıklarını bildiriyorlar.
Veya buna benzer farklı bir örnek... özellikle evlilik
terapileri için geçerli. Bizdeki aile kavramıyla, onlardaki aile kavramı
birbirine tam oturmuyor anlaşılan. Bayan, eşinin kendisini aldatmasından
rahatsız olduğunu söylediğinde, uzmanının Sen de kendine bir erkek arkadaş
bulabilirsin, böylece yalnız kalmazsın... şeklindeki iyi niyetli önerisinin,
kendisindeki dini veya yaşamsal değerlerle uygun olmadığı için, belirli bir
terapi sürecinden sonra işlerin düğümlenmeye başladığını ve terapinin artık
fayda vermediğini belirtiyorlar.
Terapi ve psikolojik destek süreci evrenseldir!
Evlilik ilişkileri, evliliğin mahrem yanları için de çok
sayıda başvuru var. Bizim dini değerlerimizi bilmeyen yabancı uzmanlar, dini
hassasiyetlerle yaşanması gereken mahrem hayatlara yeterince yardım
edemiyorlar. Onların önerdiği şey bizim için haram olunca işler zorlaşıyor.
Aslında ne kadar zor değil mi Yardım almaya
gidiyorsunuz; fakat uzmanınızla ortak değerleriniz veya ortak kültürünüz
olmayınca kilitlenip kalıyorsunuz!
Bana kalırsa terapi ve psikolojik destek süreci
evrenseldir! Genel geçer doğruları vardır. Uzmanlar, kendi yaşam biçimlerini
temsil etmese de diğer inanç sistemleri hakkında bilgi sahibi olup, gelen
danışanına içsel değerleriyle çatışmayan yardımı yapabilmelidir. Ama kültür
farklı olunca niyet iyiyse bile, psikolojik destek yarım kalıyor sanki.
Ülkemize geldiğinizde, sadece memleket, köy, beş
yıldızlı otel için zaman ayarlamayın. Mutlaka bizlere de uğrayın. Eşinizle
yaşadığınız evlilik problemleri, kızınızın erkek arkadaş sorunu, oğlunuzun ders
seçimi, çocuğunuzun anlama/algılama güçlüğü, cinsel yaşantınızdaki sorunlar,
çocuklarınıza kazandıramadığınızı düşündüğünüz genel yaşam kuralları, eğitim
hatalarınızın telafi yolları, kayınvalide/elti sorunları, iş ve meslek
hayatınızdaki motivasyonsuzluk... vs. aklınıza ne geliyorsa, her ne türlü sorun
yaşıyorsanız, tatil öncesi çok belirgin probleminiz olmasa bile mutlaka
Türkiye de bizleri de ziyaret edin!
Hızlandırılmış aile terapileri, hızlandırılmış mahremiyet
içerikli bilgiler, hızlandırılmış eğitim programlarıyla çok verimli psikolojik
destek hizmeti alıp gidebilirsiniz.
Yakınlarınızı, memleketinizi görüp mutlu olmanızın
yanında, cebinizde sağlıklı bilgilerle eve gitmenin yerini hangi tatil
tutabilir Üstelik uzman sizin dilinizden anlıyor... sizin değerlerinizi
hissedebiliyorsa... İstanbul dışında olup Türkiye de yaşayan okuyucularımız
için de aynı durum geçerli.
Sevgiler...
NOT:
1) 21 Mayıs Perşembe günü saat 14.00 de Samandıra Genç
Gelecek Merkezi nde söyleşi yapacağız. Yakınlarda olan herkesi beklerim.
2) 22 Mayıs Cuma günü saat 13.00 de Kocaeli Kitap
Fuarı nda Nesil Yayınları standında kitaplarımı imzalayacağım. Ardından Saat
14.00 da Fuarın Konferans Salonunda Mutlu Olma Yolları konulu seminer
vereceğim. Herkesi beklerim.