Güçlünün her durumda haklı olduğu bir dünyada yaşamanın
zulmün hakim olduğu bir dünyada yaşamak anlamına geldiğini hatırlatmaya bile
gerek yok sanırım. Çünkü, güçlüler kendilerinin haklı olduklarını ispata bile
gerek duymadan istedikleri gibi hareket etmeye başladıklarında bilinmelidir ki,
zayıflar arasında yalakalığa ve yağcılığa
soyunurlar çoğalır.Böylece güçlülerden elde edecekleri bir takım imkanlarla ya
makamlarını korumaya ya da hayatta kalmaya çalışırlar. Güçlülerin son sözü
söylediği bir dünya adaletin ve hakkın değil,haksızlığın geçerli olduğu bir
dünyadır.
Lafı uzatmadan esas konuya geçmek istiyorum.Güçlüler
tarafından adeta bir put gibi takdim edilen demokrasi bile duruma göre farklı
anlamlar ifade eder.Söz gelimi kendilerini yer yüzünde demokrasinin hakim
olmasını sağlamakla görevli kılanlar bir yandan demokrasiyi hakim kılmak
iddiası ile bazı ülkelere müdahale ve işgal etme hakkını kendilerinde bulurken,
çıkarlarına hizmet eden, bazı ülkelerin işgalini finanse eden ülkelerin tek
adam yada bir aile tarafından yönetiminde olması onları hiç ilgilendirmez. Bu
ülkelerde demokrasiyi yerleştirmek akıllarına pek gelmez.Daha önceki bir
yazımda bazı ülkelerin Mısır da darbecilere finansal destek sağladığına, Irak ı
işgal edenlerin bu yolda harcadığı parayı fazlası ile ödeyenlerin yine aynı
ülkeler olduğuna, şimdide Suriye ye müdahale için hazırlanan ABD nin
masraflarını aynı ülkelerin karşılayacağı ABD Dışişleri Bakanı Kerry tarafından
açıklandı.
ABD ve İngiltere Dışişleri Bakanlarının dün
gerçekleştirdiği ortak basın
toplantısını izlerken kendilerini güçlü görenlerin Suriye ye müdahale konusunda
dünyayı ikna etmek gibi bir yaklaşım içinde olmadıklarını gördük.Gazetecilerin
elde var olduğu ileri sürülen delillerin sıhhati konusunda sorularına özellikle
ABD Dışişleri Bakanı yarım saati aşkın verdiği cevapta lafı döndürdü dolaştırdı
sadece ellerinde yeterli bilgi (kanıt değil) olduğunu söylemekle yetindi.Hemen belirteyim ki,Kerry nin Suriye de
kimyasal silah kullanımı konusunda söyledikleri de ikna edici değildi.Sergilediği üslup, Bizim kimseyi ikna
etmek gibi niyetimiz yok şeklindeydi.Kısacası güçlü olmanın verdiği, Ben
istediğimi yaparım,kimseye de hesap vermek durumunda değilim havasındaydı.
Kaldı ki,Kerry, ortak basın toplantısında bir kez
daha,Suriye ye müdahalenin sınırlı ve kısa süreli olacağını,Esad ı devirmek
niyetinde olmadıklarını vurguladı.Elbette bu konuşmayı dinleyenlerin ABD ye
şartlanmış değillerse akıllarına gelen ilk soru, Madem 100 bin kişinin katili
Esad koltuğunu koruyacak, o zaman niçin müdahale edeceksiniz
oldu.Kısacası,Irak ve Afganistan da olduğu gibi Suriye de de oyun içinde oyun
sergileniyor ve bu oyunun aktörlerinden biriside katil Esad görünüyor.Bu vesile
ile bir kez daha görüldü ki dünya jandarmalığına soyunmuş olan ABD ve
yandaşlarının derdi kesinlikle yeryüzünde demokrasiyi hakim kılmak değil,kendilerine
bağlı,onların çıkarlarını koruyacak yönetimler oluşturmak.Eğer,düne kadar
kendilerine bağlı ve onların gösterdiği yolda yürüyen diktatörlerden bazıları
kendi başlarına hareket etmeye kalkışacak olursa o zaman sömürgecilerin aklına
demokrasi geliyor.Kısacası yer yüzünde Haçlı-Siyonist ortak yapımı bir
demokrasi oyunu sergileniyor.Öyle ki oyunu sergileyenlerin demokrasiden
anladığı ile dünyaya empoze etmeye çalıştıkları demokrasi birbirinden çok
farklı.Daha doğrusu güçlüler için onların çıkarlarına çomak sokulmadığı sürece
demokrasi olmazsa olmaz bir rejim değil.Böyle olmasaydı Mısır da askeri darbe
ile demokratik bir rejime son verilmesine demokrasi sevdalısı(!) ABD ve
ortakları destek verirler miydi Öyle olmasaydı,Ortadoğu söz konusu olduğunda demokratikleştirme
konusunda akla sadece Irak ve Libya gelir miydi Bölgemizde daha pek çok krallık
yönetimi varken neden sadece İsrail e komşu ülkelerde demokrasiyi koruma adına
müdahale gündeme gelir Neden bir ülke demokrasiyi korumak iddiası ile işgal edilirken
bir başka ülkede darbe yaptırılarak halkın seçtikleri hapislere
atılır,darbecilerin binlerce insanı katletmesi karşısında sessiz kalınır Neden
Esad iki yılı aşkın süreden beri 100 bini aşkın insanı katletmişken sessiz
kalınırda şimdi birden bire kimyasal silah akla gelir