Tayyip Erdoğan ismi nakış nakış, ilmek ilmek işleniyordu

insanların beynine, gönlüne. Refah Partililer çalmadık kapı, girilmedik ev,

selam verilmedik insan bırakmak istemiyorlardı. CHP li belediye susuzluğu

gidermek için çareler arıyor ama başaramıyordu. İstanbul a tankerle su taşınması,

yağmur bombası atılması gibi denemeler yapılsa da musluklardan su

akıtılamıyordu. Tayyip Erdoğan ın Onların yağmur bombası varsa bizim de yağmur

duamız var meyanındaki açıklaması medya tarafından alaya alınsa da halkın

içine bir umut olarak doğmuştu. Her ne olursa olsun insanımız inanç değerlerini

önceleyen adayları seviyordu. Refah Partisi lokallerinde bir çay içimi zaman

içerisinde bile olsa sürekli Erbakan Hoca nın ve diğer ileri gelenlerin

videoları izlettiriliyor ve misafirlere karşı güler yüzlü, içten tavırlar

halkın hoşuna gidiyordu.

Refah Partisi mensupları ülkeyi baştan aşağı bayrağa,

afişe boyamışlardı adeta. Her sokakta, caddede, meydanda irili ufaklı Refah ı

çağrıştıran bir şey bulunuyordu. Bu gönüllü çalışmayı anlayamayan ve

çekemeyenler Arabistan dan gelen paralarla asılıyor bunlar ya da Bu

Refahlılarda amma para var yazık değil mi bu kadar masrafa diyorlardı. Oysa

onların bir kısmı çok iyi biliyorlardı ki seçim paraları ne Arabistan dan

geliyordu ne de birileri gönderiyordu. Her mahalle teşkilatı kendi arasında

topladıkları paralarla seçim çalışmasını yürütüyordu. İl ve ilçeler de salma

adı verilen sistemle ileri gelen esnaf ve sanayicilerden aldıkları bağışlarla

ve kendi aralarında topladıkları aidatlarla seçim masraflarını göğüslemeye

çalışıyorlardı. Bir de diğer partiler para karşılığı çalışan ekiplere bu işleri

yaptırdıklarından Refah Partililerin bu çalışmasını diğerleriyle kıyaslıyorlar

ve kendi hesaplarına göre korkunç paraların harcandığını sanıyorlardı.

Seçim çalışması demek sadece afiş ve bayrak asmak değildi

elbette. Refah Partililer halkın kapısını çalıyor, hal hatır soruyor,

insanların dertlerine ortak olup neşelerine neşe katıyorlardı. Sandık esasına

dayalı mahalle alt yönetimi ile her beş kişi bir sandık bölgesindeki seçmenle

birebir ilgileniyor, o seçmenlerin neredeyse ailesinden biri oluyordu. Mahalle

teşkilatlarında bir mahalle temsilcisi ve yedi asil yedi de yardımcı birim

başkan ve yardımcısı bulunuyordu. O derece sistemli bir çalışma yapılıyordu ki

medya bile bunu fark etmek ve gündeme getirmek zorunda kalıyordu. İnsanımıza en

uygun çalışma sistemi sayesinde Refah Partisi medya güçlerine karşı dip dalgası

oluşturuyor ve insanların dezenformasyon olmalarını bu şekilde önlemeye çaba

gösteriyordu.

Teşkilat mensupları üye çalışmalarına ağırlık veriyor ve

gittikleri her evde, çaldıkları her kapıda karşılarına çıkan vatandaşı üye

yapmaya gayret gösteriyorlardı. Özellikle hanım kolları bu konuda daha aktif

çalışıyor ve sürekli üye yapıyorlardı. Üye sayısı artık milyonlarla ifade

olunuyordu Refah Partisi nin.

Seçim zamanı yaklaştıkça heyecan giderek artıyor ve tabi

çalışma temposu da o oranda yükseltiliyordu. Pek çok teşkilat mensubu artık

gece bir iki saat uyku ile ayakta kalmaya çalışıyorlardı. Seçmen ve esnaf

taramalarına ağırlık veriliyor eldeki tüm broşürlerin seçmene ulaşması için

olağanüstü bir gayret sarf ediliyordu. Zira hepsi biliyordu ki seçmene

ulaşmayan her bir broşür ulaşılmayan bir kapı ve insan demekti. Cami cemaatinin

en sevmediği kişiler Refah Partililerdi! Her cami bahçesinde genci- ihtiyarı

sürekli Refah Partili birileriyle seçim dalaşına girer ve hacı amcalar biz de

Müslümanız, bizim liderimiz de cumaları kılıyor, Erbakan Hoca ikindiye beş kere

kılmış, bu paraları nereden buluyorsunuz , yazık size boşuna çalışıyor

yoruluyorsunuz türünden serzenişlerle karşılarındakileri bu boş çabadan

vazgeçirmeye çalışıyorlardı  

Minik bir tebessüm

Temel in sevinci

Dursun Temel i çok sevinçli görünce dayanamamış:

-Ne oldu Temel çok sevinçlisin

-Yahu arabayı sigorta yaptırdım bir gün sonra araba kaza

yaptı.

-Eee

-Evi sigorta yaptırdım bir gün sonra evim yandı.

-Ula her şeyin gitmiş da daha neye seviniyorsun.

-He he he! Bugün de Fadime yi sigortalı yaptırdım  

İlgilisine notlar:

Kişi kim olduğunu bilmek isterse kimleri sevdiğine

baksın Hz. Mevlana

İsrail in Filistin e attığı füzelerin yarısını,

Müslümanlar İsrail e atsa akşam çayını Kudüs te içeriz. Prof. Dr. Necmettin

Erbakan

Bilemezsin kim dost kim düşman bazen tuttuğun eldir seni

arkandan vuran.

Tartışırken kadının susmasını beklemek, ineğe çilek

yedirip çilekli süt vermesini beklemekle aynıdır.

Tuz basıp yaralarıma / ne kadar susulacaksa o kadar

sustum / açmadım kimselere yüreğimi / hançeri sadece kendime sapladım ve

sustum Şems-i Tebrizî