YENİ yılda yeni yeni tuhaflıklar patlayıp duruyor. Eh

bizim gibi futbolu ana spor dalı olan kulüplerin böyle yöneticileri olduktan

sonra...

Efendim; Fenerbahçeli yöneticiler teknik direktörleri

Vitor Pereira yı Lucescu ya benzetiyorlarmış. Neresinden mi Fenerbahçe 12

galibiyetin 9 unu tek farklı kazandı ya, işte ondan... Gülsek mi, ağlasak mı

bilemiyorum. Futbola böyle bakan yöneticilerin olduğu kulübümüz 108 yaşına

bastı. Yani bir asrı geçmiş. Ama benzetmeye bakınız Allah aşkına! Acaba sizin

bu Portekizli hocanız önce takımınızı şampiyon yapabilecek mi Hem de bu müthiş

kadroyla... Lucescu mu Galatasaray ı ilk sezon Şampiyonlar Ligi nde iki

gruptan çıkardıktan sonra Real Madrid e çeyrek finalde bir galibiyet, bir

yenilgi ile elendi ve ligde ikinci oldu. (Malum iki futbolcunun sayesinde)

Ertesi sezon Galatasaray tarihinin en zayıf takımı ile ligi kazandı,

Şampiyonlar Ligi nde ilk gruptan çıktı, ikinci grupta Liverpool, Barcelona ve

Roma onu son maça kadar yenemediler. Roma da ve Barcelona da 2-0 galipken dayak

yediler ve 2-2 bitti maçlar. Son maçta da Barcelona Luis Enrique nin ofsayt

gölüyle maçı 1-0 kazandı.

Sonra Beşiktaş... 100. yılda şampiyonluk ve UEFA

Kupası nda çeyrek final... Ertesi sezon devreyi maç fazlasıyla 11 puan önde

kapattıktan sonra içeriden, dışarıdan bombalanarak kaybedilen şampiyonluk... O

sezonun devre sonu ile bir önceki sezonun toplam 51 maçında sadece tek

yenilgi... O da Diyarbakır daki olaylı maçta... Sonra 10 sene Schacter...

Dinamo Kiev in başkanı ile federasyon başkanı kardeş olmalarına rağmen 9

şampiyonluk, tonla kupa... Şu anda kasada 100 milyon avroya yakın nakit var.

1-2 milyon dolara Brezilya dan adam getirip, sonra 30 milyon avroya oraya

buraya satmalar. Bu arada yine de şampiyonluklar... Nasıl; tıpkı Pereira değil

mi Bu benzetmeyi kim yaptıysa anlaşılan o ki ne futboldan anlıyor, ne de yüzü

kızarabiliyor.

Şimdi plağın tersini çevirelim. Bu Lucescu bizim ülkede

çalışırken, iki sezon Galatasaray da, iki sezon da Beşiktaş ta görev almıştı.

Rahmetli başkan iyi dostum Özhan Canaydın a neden hocayı gönderiyorsun, seni

rezil kadronla şampiyon yaptı diye mi şeklinde soracak oldum aldığım cevap

hayli şaşırtıcı idi. Aynen şöyle söylemişti rahmetli Candaydın Kemal, senin

hocan başımızda Demokles in kılıcı gibi sallanıp duruyor. Sanki mecburuz...

Ardından Beşiktaş... İkinci sezonda doludizgin gidilirken içeriden-dışarıdan

hamlelerle şampiyonluk kaybedilirken Lucescu şöyle bir cümle kullanmıştı:

Türkiye yi Çavuşescu nun Romanya sına benzetiyorlar. Kimileri bunu ülkeye

maharet olarak yorumlarken bendeniz, Yapmayın, etmeyin, hoca bunu futbol

üzerinden söyledi. Çünkü Çavuşescu döneminde hep Steau Bükreş şampiyon

yapılırdı da ondan diyerek bunu açmıştım. Sonra Beşiktaş ın o dönemdeki

yönetimi müthiş yöneticilerden kurulu olduğundan, Hoca, senin üzerinden çok

yıpratılırız diyerek boşanma kâğıdını önüne sürmüşlerdi.

Şimdi hem Galatasaray ın, hem de Beşiktaş ın o

yöneticilerine sorarım; Acaba bu hoca ile devam etseydiniz, şimdi kaç para

borcunuz ve de kaç şampiyonluğunuz olurdu Nasıl aynı Pereira değil mi