Otuz yıldır Mısır‘da şiddet ve korku imparatorluğu inşa eden diktatör Hüsnü Mübarek rejimine karşı ayaklanan Mısırlılar, hükümetin gitmesini ve Ömer Süleyman‘ın Başkan Yardımcısı olarak atanmasını yeterli görmeyerek "Firavun gidene kadar isyana devam!" kararı aldı. Kahire, İskenderiye ve Şarkiye başta olmak üzere devam eden gösterilerde yüzden fazla insan şehit oldu.

Mısır‘ın başkenti Kahire‘nin merkezinde toplanan binin üzerinde gösterici, Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek‘in istifa etmesini isteyerek, başkan yardımcısı atanmasını reddettiler. İstihbarat başkanı Ömer Süleyman‘ın cumhurbaşkanı yardımcısı atanmasına atfen göstericiler, "Hüsnü Mübarek, Ömer Süleyman, her ikiniz de Amerikalıların ajanısınız" diye slogan attılar. Göstericiler ayrıca, "Mübarek, Mübarek uçak bekliyor" diye bağırdılar. Hükümetin istifasının ardından Mübarek, kendisine yakın Süleyman‘ı cumhurbaşkanı yardımcılığına atamasının yanı sıra, Sivil Havacılık Bakanı Ahmet Şefik‘i başbakanlığa atamıştı.

Mısır, El Cezire‘nin  yayınını durdurdu

KAHİRE - Mısır hükümeti El Cezire Televizyonunun ülkedeki tüm faaliyetlerini askıya aldı. Mısır‘ın resmi haber ajansı Mena‘nın verdiği haberde, ‘‘Mısır Enformasyon Bakanı, El Cezire televizyonunun Mısır‘daki tüm faaliyetlerinin askıya alınmasını, tüm lisanslarının iptal edilmesini ve ülkedeki tüm El Cezire çalışanlarının akreditasyonlarının geri alınmasını emretti‘‘ ifadelerine yer verildi. Öte yandan Mısır İçişleri Bakanlığı binasını koruma görevini Mısır ordusunun üstlendiği bildirildi. El Arabiya televizyonu, göstericilerin daha önce saldırı girişiminde bulunduğu Kahire‘nin iç kesiminde bulunan bakanlık binasının korunması görevini, artık polis yerine Mısır askerlerinin yerine getirdiğini duyurdu.

Kralı Abdullah Obama ile telefonda görüşta

CİDDE - Suudi Arabistan Kralı Abdullah Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek ile dün yaptığı telefon görüşmesinin

ardından dün gece yarısı ABD Başkanı Baracak Obama ile de bir görüşme yaptı. Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA‘nın haberine göre, ABD Başkanı Obama Kral Abdullah‘ı aradı. Görüşme sırasında ikili ilişkiler ve bölgesel sorunlar görüşülürken, Mısır‘daki gelişmeler de ele alındı. Her iki tarafın görüşmede Mısır‘daki "kaos, yağma, masumlara gözdağı, özgürlük ve ifade özgürlüğünün kötüye kullanılması, gizli hedefler için kaosun körüklenmesi" gibi olayları onaylamadığı bildirildi. Kral Abdullah "kardeş Mısır halkının güvenliğinin, istikrarının hiç bir gerekçe ile pazarlık konusu edilemeyeceğini" bildirirken, Mısır‘ın potansiyeli ve başarısının Arap ve İslam milletlerinin kapasitesinin ana parçası olduğuna dikkat çekti. Haberde ayrıca, Kral Abdullah‘ın bakış açısının bölgenin güvenlik ve istikrarı doğrultusunda olduğunun Başkan Obama tarafından da anlaşıldığı dile getirildi.

Netanyahu: "Amacımız, Mısır‘la barışın sürmesi"

İsraİl Başbakanı Binyamin Netanyahu, "Bizim amacımız, Mısır ile barışın sürmesi" dedi. Netanyahu, haftalık olağan kabine toplantısının başında yaptığı açıklamada, İsrail‘in Mısır‘daki olayları yakından takip ettiğini belirterek, bu konuda ABD Başkanı Barack Obama ve Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile konuştuğunu söyledi.

İsrail radyosunun haberine göre, Savunma Bakanı Ehud Barak ve Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman ile de konuyla ilgili değerlendirmeler yaptıklarını söyleyen Netanyahu, "Mısır‘la olan barışın devam edeceği umudunda olduklarını" dile getirip, "Çevremizde istikrar ve güvenliğin devam etmesini diliyoruz" diye konuştu. Netanyahu, protesto gösterilerinin başlamasından bu yana ilk kez Mısır‘la ilgili bir açıklamada bulunurken, olayların içeriğine girmekten kaçındı. Netanyahu, daha önce başbakanlık sözcülerine Mısır‘daki olaylarla ilgili herhangi bir açıklama ve yorum yapmamaları talimatını vermişti. Mısır, Ortadoğu‘da İsrail‘le barış anlaşması yapmış iki ülkeden biri, diğer ülke ise Ürdün.

Kuvyet Emiri Mübarek‘e destek verdi

Bu arada Kuvyet Emiri Şeyh el Sabah el Ahmed el Cabir el Sabah‘ın, Mısır‘daki olaylar ile ilgili olarak Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek‘i telefonla aradığı bildirildi. Kuveyt Emiri‘nin, görüşmede Mısır‘daki "sokak hareketini, yağmacılığı" kınadığı ve bu olayların Mısır‘ın güvenliğini ve istikrarını hedef aldığını söylediği bildirildi. Kuveyt Emiri görüşmede Mısır hükümetine ve halkına olan güvenini tekrarlarken, "Mısır‘ın bu kritik anları aşacağını ve yeniden güvenli ve istikrarlı bir ülke olacağını" kaydetti.

Baradey: ‘Rejim değişikliği istiyoruz‘

MIsIrlI muhalif lider Muhammed El Baradey, Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek‘in yeni başbakan ve başkan yardımcısı atamasıyla ilgili olarak, "Bu sadece kişilerin değiştirilmesi, biz ise rejim değişiminden söz ediyoruz" dedi. El Cezire televizyonuna yaptığı açıklamada, atamaların "yararsız" olduğunu belirten Baradey, "Mübarek halkın sesine kulak vermiyor" dedi.

Baradey, "Bu sadece kişilerin değiştirilmesi, biz ise rejim değişiminden söz ediyoruz. Mısır halkı sadece bir tek şey söylüyor: Mısır Cumhurbaşkanı gitmeli" şeklinde konuştu. Halkın taleplerinin üstünü örtme girişiminin ülkenin güvenlik durumunun daha da kötüleşmesine yol açacağı uyarısında bulunan Baradey, bundan Mübarek‘i sorumlu tutacağını söyledi. Kanalla yaptığı telefon görüşmesinde adil seçimlerin yapılması amacıyla geçici bir hükümet kurulmasını isteyen Baradey, "Rejim gitmesinin zamanının geldiğini ve yeni bir rejim istediğimizi idrak etmezse, Mısır çökecektir" diye konuştu.

Cemal Mübarek işin neresinde?

ABD‘nin eski Kahire Büyükelçisi, şimdi Ankara büyükelçisi olan Francis Ricciardone‘nin kaleme aldığı diplomatik yazışmada, Mısır‘da Hüsnü Mübarek sonrası dönem için yaşanan iktidar mücadelesiyle alakalı ilginç iddialar bulunuyor. Wikileaks belgelerinde yer alan 7 Nisan 2007 tarihli yazışmada, bazı çevrelerde rağbet görmeyen darbe ihtimalinden de bahsediliyor. Yazışma, Mısır‘da son günlerde yaşanan olaylara ışık tutması açısından da ilginç.

Gizlilik dereceli ve Mısır parlamentosundan bir milletvekiline dayandırılan belgede, Hüsnü Mübarek dönemi sonrası için Mübarek‘in oğlu Cemal Mübarek ile İstihbarat Başkanı Ömer Süleyman ve Savunma Bakanı Hüseyin Tantavi arasında bir iktidar mücadelesi yaşandığı iddia ediliyor. Söz konusu belgede Tantavi‘nin Cemal‘den duyduğu derin rahatsızlık da aktarılıyor.

Mısırlı milletvekilinin ABD‘li ‘Poloff‘ kod adlı diplomata verdiği bilgiye göre, anayasadaki yeni düzenlemeler, Cemal Mübarek‘in ileride ülkeyi daha rahat yönetebilmesi için yapıldı. Cemal‘in ve kendisini destekleyen kliğin gün geçtikçe güçlendiği, babası Hüsnü Mübarek‘e Tantavi ve Ömer Süleyman‘ı önünden çekmesi için oğul Mübarek‘in baskı yaptığı iddia ediliyor.

Belgede, Mübarek‘in oğlu için gerekli düzenlemeleri yapmadan ölmesi durumunda, bunun Cemal için sıkıntıya neden olacağı da belirtiliyor. Bu yüzden, Cemal Mübarek, kendisi için ortamın bir an önce düzenlenmesini istiyor.

Büyükelçi Ricciardone‘nin kaleme aldığı belgede Cemal ve çevresinin inanılmaz büyük yolsuzluk olaylarına da karıştığı iddia ediliyor. Haber kaynağı, Mısır‘a yapılanlar karşısında artık geceleri uyuyamadığını belirtiyor. Yeni anayasa düzenlemelerinden ötürü büyük hayal kırıklığı yaşadığını belirten milletvekili, Cemal ve Hüsnü Mübarek‘in ülkede gerekli reformları yapacaklarından şüphe duyduğunu, tek çıkar yolun ise bir askeri darbe olduğunu savunuyor. Büyükelçi Ricciardone, bunun üzerine, haber kaynaklarının bir darbe ihtimali ile ilgili detaylı bilgi vermediği, bunun gelecekle ilgili bir teori olarak gözüktüğü, haber kaynaklarından bu konuda kapsamlı bilgiler almadıkları notunu düşmüş.

Muhabir: Haber Merkezi