Kötü haberlerle, bencilliklerle, göçmenlere yapılan ırkçı muamelelerle moralimiz yeterince bozuk.

Yaşanan terör saldırıları, dünyanın gidişatı, hepimizi fazlasıyla sarsmakta.

İnsanlara verilen zararlar, artık bitti, tüm güzel değerler yitip gitti derken.

Kış ortasında bahar gibi, güzel haberler aldığımızda; hiç tanımadıklarımızın haberi de olsa nasıl iyi gelmekte bozuk ruh sağlığımıza.

Eminim hepimiz, insanlık sonsuza değin ölmeyecek umudumuzu koruduk.

Bir iyilik masalı aslında bu.

Kendisini iyilik perisi olmak için kodlamış genç bir kadının hikâyesi.

Haber bir insanlık dersi, yaşamın çalkantılı denizinin sükûneti gibi iç açıcı:

“Yaşamak için karaciğer nakline ihtiyaç duyan 19 yaşındaki üniversite öğrencisinin sosyal medyadaki yardım çağrısına İzmir’de bir çocuk annesi muhasebeci yanıt verdi”

Fotoğrafına baktıkça bu bir melek olmalı diye şaşa kaldığım özveri zirvesi.

Yüreğinin güzelliğinin çehresine yansıdığı azize.

Öyle her babayiğidin yapamayacağı, büyük bir fedakârlıkla, tanımadığı birine ciğerinden verebilen insanlık şahikası. 

“Üniversite öğrencisi 19 yaşındaki Büşranur, yaklaşık 3 ay önce mide bulantısı, kusma, gözlerde ve cilt renginde sararma şikâyetleriyle Manisa’nın Salihli ilçesinde özel bir hastaneye başvurdu.

Hepatit A’ya bağlı sarılık geçirdiği anlaşılan Balcıoğlu, akut karaciğer yetmezliği tanısıyla İzmir’deki hastanelerde tedavi gördü.

Yaşaması için karaciğer nakline ihtiyaç duyan ancak ailesinden canlı donör bulamayan Balcıoğlu’nun çaresizliğini ablası, sosyal paylaşım sitesinde anlattı. Bu mesajı, üç yıl önce kalp nakli olan ve sağlıkla ikinci hayatını yaşayan arkadaşı Yüksel Çoban ve yüzlerce kişi paylaştı. Çoban’ın

kuzeninin eşi Nesrin Özdemir de çağrıdan etkilenerek karaciğerinden parça verebileceğini açıkladı.

Muhasebe sorumlusu bir çocuk annesi Nesrin Özdemir, “Akrabamız da 3 yıl önce kalp nakli geçirdi. O süreçte ailesinin hep yanındaydım, süreci baştan sona gördüm, o ailesinin çaresizliklerini. Onun internetteki paylaşımını gördüm ve sabah aradım” dedi.

Genç kızın yaşamak için organ nakline ihtiyacı olduğunu öğrenince konuyu araştırdığını söyleyen Özdemir:

“Araştırdım, çok riskli bir süreç olmadığını öğrendim. Eşimle konuştum, o da destekledi, ‘verebilirim’ dedim. Büşra’nın ablasıyla temasa geçtim. 31 yaşındayım, 19 yaşında bir kızım oldu şu an. Bundan sonra da görüşeceğiz, ciğerim o benim. Anne olunca herhalde olaylara biraz daha farklı

bakıyor insan. Allah kimseyi çaresiz bırakmasın.”

Nesrin Hanım, eşinin kendisine çok yardımcı olduğunu ve 21 aylık oğullarının bakımını üstlendiğini dile getirdi.

Babasını 10 yıl önce yitiren Büşranur da, kaybettiği yaşama umuduna yeniden kavuştuğunu belirtti, “Nesrin Abla benim artık ikinci annem. Bana yeni bir hayat verdi, minnettarım. Hastalığım nedeniyle ara vermek zorunda kaldığım okuluma dönmek istiyorum. Bir başka büyük arzum ise

ilkokuldan beri hiç bırakmadığım, okul takımında da oynadığım voleybola yeniden başlamak.”

İyilik bulaşıcıdır, umarım bütün bu güzel hasletler, tüm insanlığın kalbinde yer alır. Kan vermek için bile üşenen, en ufak bir yardıma yanaşmayan, yol vermemek için bile kavga eden insanları umarım bu haber irkiltir ve kendine getirir. İyiliği ertelemek için çareler araştıran herbirimiz, umarım

Nesrin Hanım’ın bu tavrından etkilenip belki biraz daha özveri sahillerine çıkabiliriz.