Bir ülkede hayvancılık neden önemlidir?
Hele hele bu ülke bir tarım ve hayvancılık ülkesi ise…
Hayvancılık, toplumların besin ihtiyacını (et, süt, yumurta) karşılayan, tarım ve sanayi sektörlerine hammadde sağlayan ve milyonlarca kişiye istihdam meydana getiren hayati bir ekonomik faaliyet…
Hayvancılık, beslenme ve Gıda Güvencesi: İnsan sağlığı, büyüme ve bilişsel gelişim için elzem olan yüksek kaliteli protein, demir, çinko ve B₁₂ gibi mikro besinleri sağlar.
Hayvancılık, gıda sanayisinin yanı sıra; tekstil (yün, ipek), deri, ilaç ve kozmetik sektörlerine temel hammaddeyi temin eder.
Hayvancılık, ülke gayrisafi milli hasılasına doğrudan katkı sunar, ihracat yoluyla döviz girdisi sağlar ve kırsal kesimden büyük şehirlere göçü önleyerek kırsal istihdamı ayakta tutar.
Tarım Sektörüyle Entegrasyon: Hayvan gübresi bitkisel üretimde toprağı verimli hale getirir; bitkisel üretim artıkları ise hayvan yemi olarak değerlendirilir. Bu döngü tarımda sürdürülebilirliği sağlar
Bu açılardan bakıldığında bir ülkede hayvancılığın gelişmesi hayati derecede önem taşır…

SOSYETE KOYUNU DA NEDİR?
Hayvancılığın geliştirilmesi bağlamında farklı bir çalışmadan söz etmek istiyoruz…
Afyon Kocatepe Üniversitesinde sürdürülen hayvan ıslah çalışmaları bölge üreticilerinin umudu oldu.
Bir dönem yalnızca yüksek verimli çiftliklerde yetişebileceği düşünülerek besicilerin "sosyete koyunu" dediği Teksel, üniversitede yürütülen genetik ıslah çalışmalarının ardından Ramlıç ve Pırlak ırklarıyla buluştu; geliştirilen damızlıklar besicilere dağıtıldı.
Sürülerde et verimi ikiye katlandı, bölgeye önemli ekonomik katkı sağlandı.
Bir dönem yalnızca yüksek verimli çiftliklerde yetişebileceği düşünülerek "sosyete koyunu" olarak anılan Teksel, üniversitede yürütülen genetik ıslah çalışmaları sayesinde artık Ramlıç ve Pırlak ırklarıyla buluşuyor; Anadolu'nun zorlu iklim koşullarına uyum sağlayan, daha dayanıklı ve daha yüksek verimli yeni genotiplere dönüşüyor.

BİLİM SAHAYA İNDİ ET VERİMİ KATLANDI
Afyon Kocatepe Üniversitesi Veteriner Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği'nde genetik ıslahı tamamlanan koyunlar üniversite tarafından bölge yetiştiricilerine verildi.
Sürüler ıslah edilmiş koyunlardan oluştu, bölgede et verimi yaklaşık yüzde 57 arttı, kuzuların sütten kesim ağırlığı 14 kilogramdan 28 kilograma yükseldi.
Aynı zamanda ikizlik oranları artarken yavru kayıplarında da önemli düşüş sağlandı.
REKTÖR KARATAŞ"HALKIMIZ, YETİŞTİRİCİLERİMİZ SOSYETE İLE TANIŞSIN”
Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, “Teksel koyunu için besiciler, sosyete bu dağlara çıkmaz dediler. Yaptığımız ıslah çalışmalarıyla "sosyete" olarak görülen hayvan, bugün besicinin gelirini katlayan zor koşullara dayanan önemli bir damızlık haline geldi. Halkımız yetiştiricilerimiz sosyeteyle tanışsınlar. Ette “altın oran” olarak ifade edilen seviyeye yaklaşmış durumdayız. Türkiye'nin et sorununun çözümüne önemli bir katkı sunacağımıza inanıyoruz. Üniversitenin gerçek başarısı da budur. Afyon için çok önemli bir değer olan manda üzerine de çalışmalar yürütüyoruz. Hindistan kökenli Murrah türü ile Anadolu mandasını melezleyerek yeni Murrah genotiplerini geliştirdik. Bu projenin sonucu olarak 30 damızlık mandayı yetiştiricilerine teslim ettik. Bu hayvanlar şu anda sürüler içerisinde bulunuyor ve Afyon’daki manda varlığının gelişimine ciddi katkı sağlayacak." diye konuştu.
Araştırma ve Uygulama Çiftliği Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tekerli “Teksel'in yüksek kas verimi Ramlıç ve Pırlak koyunlarının dayanıklılığıyla birleştirildi. Ortaya çıkan yeni genotipler yalnızca yüksek et verimi sunmuyor; Anadolu'nun yarı kurak bölgelerinde, sert kış şartlarında ve yaylalarda da başarıyla yetiştirilebiliyor.

“ÜNİVERSİTE ARTIK BİZİM EN BÜYÜK DESTEKÇİMİZ”
Projeyi farklı kılan en önemli unsur ise üniversite ile üretici arasında kurulan güçlü bağ oldu.
Emirdağlı yetiştirici Özgür Yayla, yalnızca damızlık desteği değil, sürekli akademik danışmanlık aldıklarını belirterek şunları söyledi:
" Gece yarısı bile arasak telefonlarımız açılıyor. Profesörlerimiz, veterinerlerimiz geliyor, hayvanlarımıza bakıyor. Bu güven sayesinde üretmeye daha cesaretle devam ediyoruz. Bugünlere gelmemizde hocalarımızın emeği büyük."
Yayla Afyon Kocatepe Üniversitesinin ramliç ırkından 8 adet damızlık koç verdiğini bunlarla sürülerini melezleyip 450 safkan ramliçten oluşan sürüye ulaştıklarını söyledi.
Yayla “Bu koyunlar çok verimli ve hastalıklara karşı daha dayanıklı. Eski koyunlarımız her otu yemezdi ama bunlar doğada ne bulursa yiyorlar. Üniversitenin bu çalışmaların Türkiye’de küçükbaş hayvancılığın geleceği açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Hem üretime hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyor.” dedi.
BİLİM BESİCİLERİN HİZMETİNDE
Afyon Kocatepe Üniversitesinde yürütülen çalışmalar yalnızca yeni hayvan ırkları geliştirmekle sınırlı değil. Genetik ıslah, genomik seleksiyon, üreme biyoteknolojisi ve moleküler biyoloji alanlarında yürütülen 30'dan fazla araştırma; bölgedeki yetiştiriciliğin bilimsel temellerini güçlendiriyor ve Türkiye'nin küçükbaş hayvancılıktaki rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.
Böylece üniversitede geliştirilen bilgi, laboratuvardan çıkarak meraya, sürüye ve üreticinin gelirine ulaşıyor; bilim, doğrudan bölgesel kalkınmanın ve kırsal ekonominin itici gücü haline geliyor.

“ÜNİVERSİTELERİMİZ ARTIK SADECE BİLİM ÜRETMİYOR, SORUNLARA ÇÖZÜM ÜRETİYOR”
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar yükseköğretimde hedeflerinin bilgiyi ekonomik değere dönüştüren üniversite modelini yaygınlaştırmak olduğunu vurgulayarak, şunları ifade etti;
* "Üniversitelerimiz yalnızca diploma veren kurumlar değil yeni tohum geliştiren, yeni hayvan ırkları üreten, yeni teknolojiler tasarlayan, girişimciler yetiştiren ve bölgelerinin ekonomik geleceğini şekillendiren kalkınma merkezleridir. Üniversitelerimizde geliştirilen her proje bölgesel kalkınmaya yapılan yatırımdır. Üniversitelerimiz tarımdan hayvancılığa, sağlıktan yapay zekâya kadar pek çok alanda yalnızca bilim üretmiyor, aynı zamanda ülkemizin ihtiyaçlarına çözüm üretiyor. Afyon Kocatepe Üniversitemizin hayvancılık alanında yürüttüğü genetik ıslah çalışmaları bunun en başarılı örneklerinden biridir. Üniversitelerimiz geliştirdikleri yeni ırklar ve yenilikçi üretim modelleriyle bölgelerinin ekonomik kalkınmasına doğrudan katkı sağlıyor."
Bu çalışma üniversitelerimizin farklı sahalarda yaptığı araştırmaların, çalışmaların, ortaya konan ürünlerin ehemmiyetine bir kez daha dikkat çekme anlamında teşvik edici mahiyette görülüyor.




