Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Erbakan Hocamızın ilginç benzetmeleri olmuştur. Sakallı Hüsnü, Ampul Hasan, Kasketli Ahmet… Bu benzetmeler ile Ak Partiye oy veren seçmenler, daha önce oy verdikleri partilere göre bir sınıflandırılmıştır. Sakallı Hüsnü; önemli bir karakterdir. Bu karakter ile tanımlanan kesimler, Millî Görüş partilerine, özellikle Refah ve Fazilet Partisine oy veren mütedeyyin, helali, haramı bilen kimseler idi. Bu kesimler liberal, milliyetçi ve solcu partilere faizci ve Batıcı oldukları için oy vermeyi inançları bakımından uygun bulmazlardı. Şimdi bu kesimler nedendir bilinmez, faizci, AB’ci, Batıcı Ak Partinin çekirdek ve fanatik seçmeni haline geliverdiler. Ampul Hasan; Millî Görüş mektebinde yetiştiler ve Millî Görüş teşkilatlarında görev alıp mücahit ve müşahit oldular. Sonra devran değişti, müteahhitliğe, iş adamlığına, para beyliğine geçiş yaptılar. Makam ve mekân sahibi oldular. Maneviyatcılık mı, modası geçmiş bir şey deyip helali harama, hakkı batıla karıştırdılar ve şerre hizmet etmeyi marifet saydılar. Bu karakter sahipleri de sonunda Ak Parti iktidarının fanatik, katı kadrosu haline geldiler. Kasketli Ahmet; eskinin Adalet Partilisi, DYP’lisi olup, şimdilerde Ak Partiye geçiş yapanlardır. Bu kesim için değişen tek şey sadece tabela ve rozet olmuştur. Hiçbir değişikliğe uğramadan yollarına yeni partileriyle devam etmektedirler. Eskiden ağırlıklı olarak köylerde ve kasabalarda yaşıyorlardı, şimdilerde şehirlerin yaşamaktadırlar. Bu üç karakter Ak Partiyi birlikte ayakta tutuyorlar.

GÖRÜNTÜ

Millî Görüşçüler olarak bu kesimler ile ülkenin geldiği noktayı konuşurken verdikleri tepkilerin akıllara ziyan şeyler olduğunu söylemek gerekir. Bizler Müslüman insanlarız. Bizim için İslam, bir hayat nizamıdır ve dünya ve ahiret saadetimizin tek çaresi ve ilacıdır. Ölçme ve değerlendirmemizi İslam’ın ulvi esaslarına göre yapmak, amellerimizi İslam ile değerlendirmek bir Müslümanlık şuurudur. Müslümanlar kötülüklerle mücadele etmek zorundadır. Kötülükler ile mücadelenin yapıldığı toplumlarda kötülükler artmaz, azalır. 25 yıllık Ak Parti iktidarında üç şey artarak toplumu çökerttiğini görmekteyiz. Bunlar; 1- Manevi tahribat, 2- Ekonomik yıkım, 3- Dış politika faciasıdır. Bu üç olumsuzluğu gören gözü olanlar görüyor ve biliyorlar.

Zina, kumar, içki içmek, yüksek binalar, rüşvet, kayırmacılık insan ve toplumun manevi yapısını tahrip eden şeylerdir. Ak Parti iktidarında bu kötülükler teşvik edilmiş ve edilmektedir.

Bu kötülüklerin hepsini Allah haram kılmıştır. Ak Parti iktidarı döneminde bu kötülükler ile mücadele edilmemiştir. Aksine bu ve benzeri kötülükler teşvik edilerek artırılmıştır.

Allah, İsra 32: “Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur” ayetiyle zinayı haram kılmışken Ak Parti AB’nin talebi üzerine zinayı suç olmaktan çıkarttı dediğinizde, Ak Partili cevaben bu işler birden olmuyor, eskiden de zina vardı, siz de iktidar olsanız kaldıramazsınız deyiveriyor. Kötülükleri engellemek için mücadele etmek ile savunmak ve teşvik etmek arasında fark vardır. Allah, Maide 90: “Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz” ayetiyle içki içmeyi, kumarı, şan oyunlarını haram kılmışken Ak Parti iktidarı içki içmeyi, kumarı, şans oyunlarını teşvik etmiş, oynattığı yasal kumarı çeşitlendirmiş ve içki içenlerin ve kumar oynayanların sayısını artırmıştır dediğinizde Ak Partili, sana oyna diyen var mı? Sen oynama kardeşim, sonra Erbakan Hoca Milli Piyango ve Spor Toto teşkilatını kapatabildi mi? Bu birden olmuyor, Türkiye iyiye gidiyor, İHL’ler açıldı, Kur’an dersi konuldu, başörtüsü yasağı kalktı, iyiye gidiyoruz iyiye deyiveriyor. Allah, Nahl 115: “(Allah) size, sadece ölü hayvanı, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına kesilen hayvanı haram kıldı…” ayetiyle domuz etini ve benzerlerini haram kıldığı halde Ak Parti iktidarı domuzu kasaplık hayvan haline getirdi dediğinizde, Ak Partili bu yanlışı da savunuyor ve bu ülkede yaşayan Hristiyanların da iktidarıyız ve onlarında haklarını gözetmek zorundayız deyiveriyorlar.

Allah, Nisa 161: “Menedildikleri halde faizi almalarından ve haksız (yollar) ile insanların mallarını yemelerinden dolayı içlerinden inkâra sapanlara acı bir azap hazırladık" ayetiyle faiz alıp vermeyi yasakladığı halde Ak Parti iktidarı faiz dünya gerçeğidir, paranın dini imanı, helali haramı olmaz diyerek, ucuz kredi aldatmacasıyla toplumun büyük bir bölümünü faize bulaştırmış ve bankacılık sisteminin köleleri haline getirmiştir. Ak Partili bu gerçeği de görmezlikten gelerek faizi savunmanın acizliği altında ezilip büzülmektedir.

Allah, Maide 51: “Ey iman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları veli (yönetici) edinmeyin. Zira onlar birbirinin velisi (yöneticisi)dirler. İçinizden onları veli (yönetici) edinenler, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez” ayetiyle haçlı Batı ve ırkçı emperyalizm ile iş birliğini yasaklamış olduğu halde Ak Parti iktidarı AB’ye girmeyi bir hedef, ABD’yi stratejik ortak, İsrail’i de dost edinmiştir. Ak Partili ise AB bizi nasıl olsa kabul etmeyecek diyerek bu acizliğe kılıf aramaktadır. Türkiye, Ak Partinin işlediği bu iktidar günahları ile batıyor, bundan dönülmesi gerekir dediğinizde Ak Partilinin beylik cevabı “Allah bilir” oluyor. Yukarıda zikrettiğimiz bütün günahların günah olduğunu Allah bildirdiği için söylüyoruz dediğimizde onlar yine “Allah bilir” deyiveriyorlar. Faiz batırır, içki, kumar, zina tahrip eder diyoruz, onlar yine “Allah bilir” diyorlar. Allah’ın Kur’an’da bildirdiği helal ve haramları bilip yaşamak bizim görevimizdir. Bu şuurun adı Millî Görüş’tür. Selam hidayete tabi olanlara…