Geçtiğimiz ay memleketi Sevr‘e götüren sebepleri ve Sevr‘de alınarak uygulanmak istenen işgal planını anlatmıştık.
Bu ayki sayfamızda da Sakarya Zaferi‘ni ana hatlarıyla anlatarak, ecdadın büyük fedakarlıklarla Sevr maddelerinin uygulanmasını nasıl önlediğini göstermek istiyoruz. Bundan 89 yıl önce kazanılan bu zafer olmasaydı bir yandan TBMM Sevr‘i kabul edecekti, diğer yandan tetikte bekleyen Rus Ordusu bütün gücüyle Anadolu üzerine çullanacaktı.
Sakarya‘da yazılan destan
Yunan sürülerinin Ankara‘ya doğru yürüdüğü bir zamanda başlayan Sakarya Meydan Muharebesi‘ni Yunan tarafı kazanırsa TBMM, Sevr Antlaşması‘nı kabul etmek durumunda kalacaktı. Öte yandan yirmi dört tümen Rus askeri Kafkaslarda bu savaşın sonucunu beklemekteydi. Savaşı Türklerin kaybetmesi halinde Sevr hızlı bir şekilde uygulamaya geçirilecekti.
Sakarya Meydan Muharebesi, Anadolu Türk tarihinin en önemli savaşlarından biridir. Yunan General Papulas tarafından Yunan ordularına Ankara‘ya harekat emri verilmişti. Savaşı Yunan tarafı kazanırsa TBMM, Sevr Antlaşması‘nı kabul etmek durumunda kalacaktı. Öte yandan yirmi dört tümen Rus askeri Kafkaslarda bu savaşın sonucunu beklemekteydi. Savaşı Türklerin kaybetmesi halinde Sevr hızlı bir şekilde uygulamaya geçirilecekti.
Meclis‘in taşınması tartışılıyor
Türkiye Büyük Millet Meclisi, ordunun, Kütahya -Eskişehir muharebelerindeki yenilgi ile zor duruma düşmüştü. Ankara‘ya 50 kilometre mesafeye kadar gelen Yunan birliklerinin Ankara‘yı işgal etmeleri de gözönünde bulundurularak, TBMM‘nin taşınması tartışılmaya başlamıştı. Bütün gelişmeler olurken Mustafa Kemal Paşa ve Fevzi Paşa, Batı Cephesi birliklerinin Sakarya Nehri‘nin doğusuna çekilmesine karar verdiler. Savaş öyle büyük bir alana yayılıyordu ki Yunan birlikleri karargahlarından uzaklaşmaya başlamışlar, birberleriyle irtibat kuramaz hale gelmişlerdi.
22 günlük direnişin mükâfatı
İnönü‘de ikinci kez yenilen Yunanlılar, ordularını güçlendirmek amacıyla kuvvetlerini artırmışlardı. Türk Ordusu ise henüz hazırlıklarını tamamlayamamıştı. Yunanlılar, 10 Temmuz 1921‘de iki ayrı cepheden taarruza geçerek Türk Ordusunu yok etmek istediler. Desteklenmiş kuvvetleriyle güçlü bir şekilde ilerlemeyi başardılar. Ordumuz, zor durumdan kendisini kurtarmak amacıyla Eskişehir‘e kadar çekildi. Ordunun düzenlenip kuvvetlendirilmesi için, Sakarya‘nın doğusuna kadar çekilmesi gerekli görüldü. Bunun üzerine, Türk Ordusu, 25 Temmuz 1921‘de taktik savunma yapmak amacıyla Sakarya‘nın doğusuna çekildi. 23 Ağustos‘ta düşman ordusu ciddi olarak cephemize taarruz etti. Ordumuz, 100 kilometrelik cephe üzerinde cereyan eden meydan muharebesinde, düşmanın üstün kuvvetlerini ilk önce yıpratarak, taarruza devam etmekten yoksun bir hale getirdi. 23 Ağustos‘tan 13 Eylül‘e kadar gece gündüz aralıksız yirmi iki gün devam eden bu kanlı savaştan sonra, düşman ordusu mağlup ve perişan bir şekilde cepheyi terkederken Milli Mücadelenin en büyük meydan muharebesi Türk Ordusu‘nun zaferiyle noktalanıyordu.
İsmet Paşa‘nın yerine Fevzi Paşa
TBMM, 3 Ağustos 1922‘de Genelkurmay Başkanı Mirliva İsmet Paşa‘yı azlederek, aynı zamanda Başvekil ve Milli Müdafaa Vekili de olan Fevzi Paşa‘yı bu makama da atadı.
22 Temmuz 1921‘de Sakarya Nehri Doğusu‘na çekilmeye başlayan TBMM ordusu, güneyden kuzeye 5‘nci Süvari Kolordusu (Çal Dağı güneyinde), 12 nci, l nci, 2 nci, 3 ncü, 4 ncü Gruplar ve Mürettep Kolordu l nci hatta olacak şekilde tertiplendi.
Yunan manevraları boş çıkıyor
14 Ağustos‘ta ileri harekata geçen Yunan ordusu ise, 23 Ağustos‘tan itibaren 3‘ncü Kolordusu ile Sakarya Nehri doğusundaki TBMM Kuvvetlerini tespit, l‘nci Kolordusu ile Haymana istikametinde, 2 nci Kolordusu ile Mangal Dağı güneydoğusunda kuşatıcı taarruza başladı. Fakat bu taarruzlarında başarısız oldular.
Kuşatma taarruzunda başarı sağlayamayan Yunan kuvvetleri, savunma mevzilerini Haymana istikametinde yarmak istedi. 6 Eylül‘e kadar süren yarma teşebbüsünde de başarılı olamayınca, bulunduğu hatlarda kalarak savunmaya karar verdi. Ancak Türk Ordusu‘nun 10 Eylül‘de başlattığı genel karşı taarruzla buna da mani olundu. Bu durumda Yunan ordusu için geri çekilmekten başka hal tarzı kalmıyordu. 13 Eylül‘e kadar Sakarya Nehri‘nin doğusunda tek Yunan askeri kalmadı. Sakarya‘dan çekilen Yunan ordusu, Eskişehir-Afyon‘un doğusu hattına kadar çekilerek, bu bölgede savunma için tertiplenmeye başladı.
Mehmetçik, kaçan Yunan sürüsünü takip ediyor
Çekilen Yunan Ordusunu takip amacıyla harekata 13 Eylül 1921 itibariyle süvari tümenleri ve bazı piyade tümenleri ile devam edildi. Yine 13 Eylül 1921‘ de Grup Komutanlıkları lağvedilerek Batı Cephesine Bağlı 1.,2.,3.,4.,5.Kolordular ve Kolordu Seviyesinde Kocaeli Grup Komutanlıkları kuruldu. Savaş, 22 gün ve gece sürmüş, 100 km uzunluğunda bir alanda cereyan etmiştir. Yunanlılar Ankara‘nın 50 km kadar yakınından geri çekilmişlerdir.
Yunanlılar, 15.000 ölü ve 25.000 yaralı verdi
Türk ordusu bu savaşta çok subay kaybetti. Şehit sayısı 5.700, yaralı 17.700, tutsak 415 idi. 9 Alay komutanı şehit oldu. Yaralılar, Ankara‘da hastaneler yetmeyince Çankırı‘ya yaya olarak gönderildi. Yunan ordusunun kaybı daha ağır idi. Subay ve er 15.000 ölü verdiler. Yaralı sayısı 25.000 kadardı. Yaklaşık olarak ordularının üçte birini kaybettiler.
Ecdadı rahmetle anıyoruz
Savaşın ardından Albay Fahrettin Altay, Albay Kazım Fikri Özalp, Albay Mehmet Selahattin Adil ve Albay Mehmet Rüştü Sakarya, Mirliva (Tuğgeneral)liğe terfi etmişlerdir. Mustafa Kemal‘e ise TBMM tarafından mareşallik rütbesi ve gazi ünvanı verilmiştir.
Sakarya Savaşı, bir dönüm noktasıdır
Sakarya Savaşı‘nın kazanılmasıyla,Türk Milleti‘nin genel savaşın kazanılacağına olan inancı yerine gelmiştir. İstanbul‘da,tüm camilerde Sakarya Şehitlerine mevlitler okunmuştur. Savaştan sonra batılı devletlerin gözü korkmuş ve Yunanistan, arkasındaki İngiltere desteğini kaybetmiştir.
Kronoloji:
1 Eylül 2001 Güney Afrika‘nın Durban kentinde, BM Irkçılıkla Mücadele Konferansı toplandı. 153 ülkenin katıldığı konferansta İsrail ırkçı devlet olarak kabul edildi.
1 Eylül 1939 Almanya‘nın Polonya‘ya saldırısıyla 2. Dünya Savaşı başladı.
2 Eylül 1651 Kösem Sultan‘ın öldürülmesi
2 Eylül 1945 Tokyo Körfezi‘nde, Demirli Missouri Zırhlısı‘nda Başbakan Suziki‘nin, Japonya‘nın yönetimini Mac Artur‘a devrini öngören anlaşmayı imzalaması. ABD Başkanı Turuman‘ın zaferi ilan edişi ve İkinci Dünya Savaşı‘nın sonu.
3 Eylül 1925 Tekke ve Zaviyelerin kapatılması
4 Eylül 1919 Sivas Kongresi‘nin toplanması
5 Eylül 1699 Girit Adası‘nın Osmanlı‘ya katılması
6 Eylül 1859 Şeyh Şamil, Ruslar‘a esir düştü
6 Eylül 1889 Cezayir‘de FIS kuruldu
7 Eylül 1566 Kanuni Sultan Süleyman‘ın Zigetvar dolaylarında vefatı
8 Eylül 1034 İmam-ı Rabbani‘nin vefatı
8 Eylül 1529 Kanuni Sultan Süleyman‘ın, Budapeşte‘yi fethi
9 Eylül 1948 Kuzey Kore‘nin bağımsızlık ilanı
10 Eylül 622 Peygamberimiz (s.a.v)‘in Mekke‘den Medine‘ye hicret için yola çıkışı
10 Eylül 1623 IV. Murat‘ın tahta çıkışı
11 Eylül 1526 Macaristan‘da Budin‘in fethi
11 Eylül 2001 ABD‘de, Dünya Ticaret Merkezi ve Savunma Bakanlığı‘na (Pentagon) yolcu uçaklarıyla saldırı düzenlendi
12 Eylül 1980 Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koyması
13 Eylül 1921 Sakarya Zaferi
15 Eylül 1931 Ömer Muhtar‘ın şehadeti
16 Eylül 1961 Menderes Hükümeti bakanlarından Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan‘ın idamı.
17 Eylül 1961 Adnan Menderes‘in idamı
18 Eylül 1920 İstiklal Mahkemeleri‘nin kuruluşu
20 Eylül 622 Peygamberimiz (s.a.v)‘in Kuba‘ya teşrifleri ve Kuba Mescidi‘nin inşaası
22 Eylül 1520 Yavuz Sultan Selim‘in vefatı
24 Eylül 622 Peygamberimiz (s.a.v)‘in Medine‘ye girişi
24 Eylül 1980 İran-Irak Savaşı‘nın başlaması
25 Eylül 1396 Yıldırım Bayezit‘ın Niğbolu Zaferi
28 Eylül 1538 Preveze Deniz Zaferi
29 Eylül 1499 İnebahtı Kalesi‘nin fethi
29 Eylül 1944 Sovyetler Birliği‘nin, Yugoslavya‘ya girişi
30 Eylül 1579 Sokollu Mehmet Paşa‘nın vefatı
30 Eylül 1520 Kanuni Sultan Süleyman‘ın tahta geçmesi (1520).
30 Eylül 1207 Mevlana‘nın doğumu
30 Eylül 1517 Oruç Reis‘in Cezayir zaferi
30 Eylül 1960 Devlet Planlama Teşkilatı‘nın kuruluşu




