Ekonomi yönetiminin adımları piyasayı daralttı. Faturanın ağırlığı çarşı pazara kesildi. Yüksek enflasyon ve eriyen alım gücü karşısında yaşam mücadelesi veren küçük esnafın hevesi kursağında kaldı. Binlerce dükkanın kapısına kilit vuruldu. Birçok vatandaş ekmek teknesini bırakıp fabrikaların yolunu tuttu.
Kepenkler Bir Bir İniyor
TESK verilerine göre, yılın ilk 5 ayında açılan iş yeri sayısı yüzde 9,66 azalarak 121 bin 261'e geriledi. Aynı süreçte kapanan iş yeri sayısı ise yüzde 8,15'lik artışla 53 bin 88’e ulaştığı aktarıldı. Sadece mayıs ayında açılan dükkan sayısında yüzde 29,24 gibi sert bir düşüş yaşanırken, dijital ilan sitelerinde binlerce iş yerinin devren satılığa çıkarıldığı kaydedildi.
Tablo bu kadar ağırken, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken'in "Esnafların yaşadığı bir sorun yok" şeklindeki açıklaması ise dikkat çekti.
Tezgâhtan Fabrika İşçiliğine
Kasanın başındaki çaresizlik, İstanbul'da açtığı 3 dükkanı da kapatıp borçlar nedeniyle fabrika işçiliğine başlayan 3 çocuk annesi Esra Akdoğan'ın hikayesinde vücut buldu. Yüzde 200'ü bulan kira artışları, POS cihazı kesintileri ve biriken borçlar yüzünden bankaların da artık kredi vermediğini belirten Akdoğan, "Gelir az, gider çok. Küçük esnafın ayakta kalma şansı hiç yok" sözleriyle sokaktaki yangını özetledi.
"Öz Sermayesi Olanın Gücü Yetmiyor"
Ekonomist Prof. Dr. Aziz Konukman ise baskılanan kura rağmen ciddi bir maliyet enflasyonu yaşandığına dikkat çekti. Talebi kısmayı hedefleyen programın esnafı müşterisiz bıraktığını ifade eden Konukman, "Sorun yalnızca yüksek faiz değil; birçok küçük işletme kredi de kullanamıyor. Sermayesi güçlü kesimler piyasaya girebiliyor ancak kendi öz sermayesini kullanmak isteyen yurttaşın kepenk kaldırmaya gücü yetmiyor" değerlendirmesinde bulundu.
Borç sarmalı içindeki binlerce esnafın gözü kulağı şimdi piyasaya can suyu verecek yeni kararlara kilitlendi.





