Çocuklara harçlık olarak verilince burun kıvrılan o yeşil banknotun hikayesi bir fotoğrafla gündem oldu.
20 TL ortak ekonomik kaybın en net özeti.
Eskiden kasalara kilitlenen 20 TL bugün bir fırında bozuk para muamelesi görüyor.
Alım gücündeki bu korkunç erime vatandaşın cüzdanındaki yangını bir kez daha tüm çıplaklığıyla yüzümüze vurdu.
Geçmişe duyulan özlem ise bir banknot üzerinden zirve yaptı.

2005'te Kuyumcu Yolunu Tutuyorduk
Sadece 20 yıl öncesine uzandığımızda ekonomik tablo dudak uçuklattı.
2005 yılı Türkiye'sinde tek bir 20 liralık banknotla vatandaş doğrudan kuyumcunun yolunu tutup 1 gram altın alabiliyordu.
Bugün hayal bile edilemeyen bu manzara, paranın o dönemki gücünü kanıtlayan en keskin örnek olarak kayıtlara geçti.

Mutfak Masrafından Fincan Kahveye
Zaman çarkı işlemeye devam ettikçe erime de hızlandı. 2010 yılına gelindiğinde o aynı 20 lira, bir ailenin 3 günlük mutfak ihtiyacını rahatlıkla karşılıyordu. Takvim yaprakları 2015'i gösterdiğinde alım gücündeki düşüş sinyallerini verse de, o yeşil banknotla sofraların lüksü sayılan 1 kilogram kırmızı etin kasaptan alınabildiği aktarıldı.
Ancak 2020 yılına gelindiğinde hesaplar tamamen şaştı. Altından ve etten kopan 20 liranın, dışarıda içilen tek bir fincan kahveye zar zor yettiği ifade edildi.

Kötü Haber: Artık Sadece Bir Simit
İçinde bulunduğumuz günlerde ise o eski şaşaalı günlerinden eser kalmayan 20 liranın dramatik çöküşü dibe vurdu. Bugün fırına veya pastaneye giden vatandaşın, o bir zamanların gram altın eden banknotunu uzattığında karşılığında sadece tek bir simit alabildiği acı bir gerçek olarak yüzümüze çarpıyor.
Her geçen gün biraz daha eriyen Türk Lirası'nın değerini koruyabilmek için atılacak ekonomik adımlar atılacak mı merak konusu...





