Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin (ESAM) gündeme getirdiği dünya haritalarındaki coğrafi çarpıklık tartışması, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 4 Eylül 2026’da aldığı kararla uluslararası gündeme taşındı.
Togo öncülüğünde hazırlanan “Haritanın Düzeltilmesi” başlıklı karar tasarısı, BM Genel Kurulu’nda 164 oyla kabul edilirken ABD karara karşı oy kullandı, 6 ülke ise çekimser kaldı.
Karar, kıtaların gerçek boyutlarını daha doğru yansıtan Equal Earth ve diğer eşit alanlı harita projeksiyonlarının kullanımının teşvik edilmesini öngörüyor.
- HARİTALARDAKİ ÇARPIKLIK ALGIYI DA ETKİLİYOR
ESAM Genel Başkanı Dr. İbrahim Ertan Yülek ise BM’nin kararının, geçtiğimiz yıl ESAM Çarşamba Konferansı’nda yaptığı sunumda gündeme getirdiği tezleri yeniden gündeme taşıdığını belirterek, haritaların yalnızca coğrafi bir araç olmadığını, toplumların dünyayı algılama biçimini de etkilediğini söyledi.

- ESAM’IN GÜNDEME GETİRDİĞİ TARTIŞMA BM’YE TAŞINDI
Yülek, geçtiğimiz yıl ESAM Çarşamba Konferansı’nda yaptığı “Dünyanın Merkezi Neresidir?” başlıklı sunumda, dünya haritalarındaki çarpıklıkların yalnızca teknik bir mesele olmadığını, kuzey ve batı ülkelerini olduğundan büyük, güney ülkelerini ise daha küçük göstererek toplumların dünya algısını etkilediğini söylemişti.
Yülek, söz konusu harita anlayışının özellikle sömürgecilik tarihi açısından sorgulanması gerektiğine dikkat çekmişti.
Yülek, “Ben yıllardan beri mevcut, belki iki yüz yıldan beri kullandığımız, bizim çocukluğumuzdan beri bildiğimiz bir harita üzerinde düşünmeye başladım. Niye böyle? Gördüm ki halen bizim kullandığımız harita kuzey ve batı ülkelerinin topraklarını olduğundan çok büyük gösteriyor” ifadelerini kullandı.

- “DÜNYANIN MERKEZİ ORTA DOĞU’DUR”
Geçtiğimiz yılki konferansta yalnızca harita projeksiyonlarını değil, dünyanın merkezine ilişkin kabulleri de ele aldığını belirten Yülek, Orta Doğu’nun dünyanın merkezî coğrafyalarından biri olduğunu söyledi.
Bu görüşünü 11 farklı faktör üzerinden ortaya koyduğunu ifade eden Yülek, haritaların kuzey ve batı ülkelerini büyük, güney ülkelerini ise küçük göstermesinin toplumların kendi coğrafyalarına ilişkin algısını da etkilediğini belirterek, “Bu emperyal devletlerin kendi büyüklüklerini doğulu insanlara, zavallı doğululara kabul ettirmek için geliştirilmiş bir şey olarak görüyorum” dedi.

- “DÜNYADA İLK DEFA GÜNDEME GETİREN BİZ OLDUK”
BM Genel Kurulu’nun kararını değerlendiren Yülek, ESAM’ın yıllardır dile getirdiği görüşlerin uluslararası alanda karşılık bulduğunu söyledi.
Yülek, “Çok şükür ki bunu dünyada ilk defa gündeme getiren biz olduk. Şimdi doğulu ülkeler, sömürülmüş ülkeler diyorlar ki ‘Şu ülkelere bakın, bunlar çok büyük yerler. Bizim onlara gücümüz yetmez.’ Haritalar değişince herkes kendi büyüklüğünü anlayacak” ifadelerini kullandı.

- “KENDİLERİNİ KÜÇÜK GÖRMEYECEKLER”
Haritalardaki değişimin yalnızca teknik bir düzenleme olarak görülmemesi gerektiğini belirten Yülek, bunun toplumların kendi coğrafyalarına ve güçlerine ilişkin algılarını da etkileyebileceğini söyledi.
Yülek, “Bütün devletler Afrika’nın da öyle sömürülecek bir yer olmadığını görecek. Dolayısıyla memnuniyetle belirtiyoruz ki bizim bu tezimiz Birleşmiş Milletler tarafından kabul edildi” dedi.
Yülek, yeni harita anlayışının Türkiye ve diğer Müslüman ülkelerde de insanların kendi ülkelerinin coğrafi büyüklüğünü daha doğru görmesine katkı sağlayacağını belirterek, “Bizim Türkiye’deki Müslüman devletler de kendilerinin topraklarının o kadar küçük olmadığını çocuklarında görüntü olarak görecekler. İnşallah şahsiyetlerini bulacaklar” ifadelerini kullandı.




