Hepsi geride kaldı. Bize düşen önümüze bakmaktır. Önümüze bakarken, fotoğraf albümünden gözümüzü ayıramayız elbet.
Ee, fotoğraflardan etkilendiğimiz yok mu?
Var elbet.
Dilimiz döndüğünce gördüklerimizi yorumlayacağız tabii.
Erbakan ismi ve resmi milletin hafızasına kazındı evvel Allah. Onu silmeye kimsenin gücü yetmez.
Hiç şüphesiz ki Erbakan, gelmiş geçmiş en önemli başbakandır. Onun etkileri, ulus ölçeğini çoktan aştı; o, artık, küresel etkileri olan bir şahıstır. Sadece bizim ülkemiz, bizim insanımız için çalışmadı o. O, herkes için ter döktü; milliyet, soy-sop onun umurunda bile değildi!
O, İslâm milletlerinin tüm renkleriyle alakadar olurdu. O Milliyetçilik gibi, ırkçılık kokan, hiçbir yola tevessül etmedi. Çünkü o; Milli Görüş sahibiydi. Çok yalın bir ifade ile;
O, Müslüman’dı.
Yerelde; denk bütçe, havuz sistemi gibi, fevkalade işler başarılırken, küresel sistem için de “D8’ler” adında adil bir anlayışa dayalı, nihayetinde, tüm ezilenleri içerisine alacak olan bir çıkış ortaya koydu.
Geçen yüz yıl için Sultan 2. Abdülhamid ne ifade ediyordu ise; içerisinde bulunduğumuz yüz yıl için de; Başbakan Erbakan, aynı şeyi ifade ediyor. Her ikisi için de kendi döneminde iyi anlaşılamadığını söylemek mümkün.
Bakınız; vefatından bu yana 100 yıl geçmesine rağmen, unutmak şöyle dursun, gelecek nesillere örnek gösterilmektedir. Sultan Abdülhamid Han.
Erbakan da öyle! Arkasında, yerel ve küresel etkiler bıraktı. Yerel etkilerinden kısaca söz ettik. Şimdi, küresel etkilerinden bahsetme zamanı. Tek kelimeyle ifade edecek olursak; D8´ler...
Başbakan Erbakan’ı küresel güçler onun için sevmezler. Dünya Müslümanları ve ezilenler de onun için severler Erbakan’ı. Erbakan vefat etti. Ancak, özellikle, onun teşkilatçılık anlayışı ve talimatları Saadet Partisi içerisinde devam etmektedir.
Erbakan sonrası en çok ihtiyaç duyduğumuz bu olsa gerek. Erbakan’ın ardından en çok teşkilatçılığı ihya edilebilir.