7 HAZİRAN 2015 Seçimleri için engelli camiasından iktidar partisine takriben altı yüz kişi milletvekili adaylığı için başvuru yaptığı söylendi. Diğer partilere de bir hayli başvuru oldu. O süreçte takip ettiğimiz kadarıyla bayağı da işi ciddiye alarak kampanyalar, görüşmeler yapıldı. Özellikle iktidar partisinin aday adayları bu hususta bir hayli çaba sarf ettiler. Hatta engelli sivil toplum kuruluşlarının “kimi aday görmek istersiniz ” diye de görüşleri alındı ve bu hususta referandum yapıldı. Ama sonuçlar hiç dikkate alınmadı. Adeta engelli toplumu ile alay edildi. Sonuçta anlaşıldı ki, engelli camiasıyla hiç alakası olmayan ve bir kaza neticesinde tekerlekli sandalyeye mahkûm olan bir hanımefendi Bursa’dan aday gösterildi. Ve seçim sonucunda da bu hanımefendi milletvekili oldu. Hayırlı olsun. Ancak Parlamentoda engellileri ne derece temsil edecek Biz problemleri götürdüğümüz zaman nasıl bir yaklaşım sergileyecek Bunlar engelli camiası için soru işaretidir.

Aday adayları AKP yetkilileriyle görüştüklerinde, “Biz sizin adınıza her şeyi düşünüyoruz.” diye cevap vermişler ve bir bakıma aday adaylarını baştan savmışlar. Bu da bana şunu hatırlattı: Süleyman Demirel Başbakan iken biz de dernek yetkilisi olarak heyet halinde kendisini ziyaret ettik ve taleplerimizi ilettik. Bunun üzerine Demirel aynen şunu demişti, “Tamam, bugüne kadar ne yapıldı ise bundan sonra da aynısı yapılacaktır.” diyerek o da bizi baştan savmıştı. AKP’li yetkililerin aday adayı engellilere vermiş olduğu cevabı Demirel’in verdiği cevapla karşılaştırdığımızda hiçbir farkın olmadığını ve aynı kaynaktan beslendiklerini müşahede ettik. Şimdi baktığımızda engelli sivil toplumundan gelen ve engellilerin sorunlarını, engelli mevzuatını yakından bilen hiçbir kişi şu an Parlamentoda değil. Bu da iktidar partisinin engellilere nasıl baktığının önemli bir göstergesidir.

Bu durum Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nde önemli bir görevde olan bir dostumu ziyaret ettiğimde söyledikleriyle, yukarda söylemek istediklerimiz birbiriyle tıpatıp örtüşüyor. Evet, ne demişti o dostumuz; en çok bürokrat sirkülâsyonuna uğrayan kurum bu kurum ve bu bakanlıktır. Buraya İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan herhangi biri geldi, burada daire başkanı oldu. Yani iş ehline verilmedi. Çünkü gaye hizmet değil birilerine makam, mevki, kariyer kazandırmaktı. Bundan ötürüdür ki, engelliler devletten hak ettikleri hizmetleri alamamaktadırlar. Evde bakım ve 2022 ile verilen haklar bir hayli geriye gitmiştir.

Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri ise başlı başına birilerinin rant kapısı. Yani engelliler üzerinden geçinen ve hiçbir şekilde aldığını hak etmeyen çok sayıda beleşçi var. Ne yazık ki, Parlamentoda bu yanlışlara dur diyecek temsilcimiz yok. Bu arada tabi görevini layığı ile yapan dürüst insanları tenzih ediyoruz.

Yeter artık! Engelliyi istismar ederek dünya menfaati sağlama alanını boşaltın ...