Bir isteğin gerçekleşmesi, sıkıntının sona ermesi, hayırlı bir kapının açılması veya beklenen güzel bir haberin gelmesi için dua etmek İslam’da önemli ibadetlerden biri. “Anında kabul olan dua”, “en hızlı kabul olan dilek duası” ve “çok istediğim bir şeyin olması için hangi duayı okumalıyım?” soruları da bu nedenle sıkça araştırılıyor. Kaynaklarda duanın kabulünü garanti eden gizli bir formülden söz edilmiyor; buna karşılık Kur’an’da geçen peygamber duaları ve Hz. Muhammed’in dua konusunda aktarılan tavsiyeleri bulunuyor.

Hz. Yunus’un duası öne çıkıyor

Dilek ve özellikle sıkıntı anında okunabilecek dualar arasında Hz. Yunus’un duası önemli bir yere sahip. Hz. Yunus balığın karnındayken Allah’a şöyle yalvardı:

“Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn.”

Türkçe anlamı ise şöyledir:

“Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni eksikliklerden uzak tutarım. Gerçekten ben zalimlerden oldum.”

Diyanet kaynaklarında aktarılan hadiste Hz. Yunus’un balığın karnındayken yaptığı bu duayla Allah’a dua eden Müslümanın duasına icabet edileceği bildirilir.

Dilek için Hz. Yunus duası okunabilir

Hz. Yunus’un duasının yalnızca belirli bir maddi istek için kullanılan “sırlı formül” şeklinde değerlendirilmesi yerine kişinin Allah’a yönelişini ifade eden bir dua olarak okunması gerekiyor. Duanın içerisinde Allah’ın birliği ifade ediliyor, O bütün eksikliklerden tenzih ediliyor ve kişinin kendi kusurunu kabul etmesi yer alıyor.

Bir dileği bulunan kişi de bu duayı okuyarak ardından kendi isteğini açık biçimde Allah’a arz edebilir. Evlilik, iş, rızık, başarı, aile içindeki bir mesele veya yaşanan sıkıntının sona ermesi gibi hayırlı bir istek kişinin kendi cümleleriyle de duaya eklenebilir.

Belirli bir sayı şartı bulunmuyor

Hz. Yunus’un duası için internette “41 defa”, “100 defa”, “313 defa” veya “1000 defa okunursa kesin kabul olur” şeklinde çeşitli sayıların verildiği görülüyor. Ancak Hz. Yunus duasının kabul edilmesi için mutlaka bu sayılardan birine ulaşılması gerektiğini gösteren genel bir şart bulunmuyor.

Bu nedenle kişi duayı içinden geldiği kadar okuyabilir. Burada sayıyı tamamlamaktan çok duanın anlamını bilerek, samimiyetle ve Allah’a yönelerek okunması öne çıkıyor.

Duaya hamd ve salavatla başlanabilir

Duanın nasıl yapılacağı konusunda Hz. Muhammed’den aktarılan önemli bir tavsiye de bulunuyor. Diyanet’in aktardığı rivayete göre bir kişinin namazın ardından hemen “Allah’ım beni bağışla, bana acı” diye dua etmesi üzerine Hz. Peygamber önce Allah’a hamd edilmesini, ardından Peygambere salât ve selâm getirilmesini ve daha sonra duanın yapılmasını tavsiye etti.

Buna göre dileği bulunan kişi önce Allah’a hamd edebilir, ardından salavat getirerek Hz. Yunus’un duasını okuyabilir. Daha sonra istediği şeyi kendi cümleleriyle Allah’tan isteyebilir.

Seher vakti dua için öne çıkıyor

Dua her zaman yapılabilir ancak bazı zamanlar dua açısından daha faziletli kabul ediliyor. Bunlardan biri seher vakti, yani gecenin son bölümündeki zaman dilimi.

Kur’an’da seher vakitlerinde bağışlanma dileyenlerden övgüyle söz ediliyor. Diyanet’in aktardığı bir rivayette Hz. Peygamber’e hangi duanın daha makbul olduğu sorulduğunda “gece yarısı ve farz namazlardan sonra yapılan dua” cevabının verildiği belirtiliyor.

Bu nedenle önemli bir dileği için dua etmek isteyen kişi gece veya seher vaktini değerlendirebilir. Farz namazların ardından da dua edilebilir.

Duada acele edilmemesi tavsiye ediliyor

Bir duanın bugün edilip ertesi gün mutlaka gerçekleşmesini beklemek İslam’daki dua anlayışıyla örtüşmüyor. Hz. Peygamber’den aktarılan hadiste kişinin “dua ettim fakat kabul edilmedi” diyerek acele etmemesi gerektiği bildiriliyor.

Diyanet de duanın kabulü konusunda ısrarla dua edilmesini ancak aceleci davranılmamasını vurguluyor. Bu nedenle duanın kabulünü yalnızca isteğin hemen gerçekleşmesi şeklinde değerlendirmemek gerekiyor.

Dilek duası böyle yapılabilir

Bir dileği bulunan kişi abdest aldıktan sonra uygun bir yerde Allah’a yönelerek dua edebilir. Allah’a hamd edip salavat getirdikten sonra Hz. Yunus’un duasını okuyabilir:

“Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn.”

Ardından istediği şeyi açık biçimde söyleyebilir:

“Allah’ım, hakkımda hayırlıysa gönlümdeki bu isteği bana nasip et. Önümdeki engelleri kaldır, işlerimi kolaylaştır, bana hayırlısını ver ve beni hayırlı olana yönelt.”

Dua yeniden salavat ve Allah’a hamd ile tamamlanabilir.

Kabul için samimiyet önem taşıyor

Diyanet’in dua konusunda aktardığı esaslar arasında tövbe ve istiğfar etmek, duaya hamd ve salavatla başlamak, içtenlikle yalvarmak, kabul edileceğine inanmak ve acele etmeden dua etmeye devam etmek bulunuyor.

Bu nedenle “en hızlı kabul olan sırlı dua” arayışından çok, Kur’an ve sünnette yer alan duaları samimiyetle okumak öne çıkıyor. Özellikle “Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn” şeklindeki Hz. Yunus duası, sıkıntı ve dilek için okunabilecek en güçlü peygamber dualarından biri olarak kaynaklarda yer alıyor.

Muhabir: Haber Servisi