Emekliler, toplumun en ihmal edilen kesimini oluşturuyor.

Düşünün yıllarca çalışıp emekli oluyorlar ama emekliliklerini yaşayamıyorlar.

Nasıl yaşayabilsinler ki

Bugün ülkemizde 11 milyona yakın emekli bulunuyor.

Bunların 6 milyon 500 bini SSK dan, 2 milyon 444 bini Bağ-Kur dan ve 1 milyon

953 bini de Emekli Sandığı ndan emekli oldu.

En düşük emekli maaşları 600 lira ile bin 250 lira

arasında değişiyor.

Örneğin, SSK dan 2000 yılı öncesi emekli olanlar 1071

lira alırken, 2000 sonrası emekli olanların aylıkları 600 liraya kadar düşüyor.

Bağ-Kur esnaf emeklisi 800 lira, tarım emeklisi ise 586 lira aylık alıyor.

Emekli sandığından emekli olanların ellerine ise en düşük 1248 lira geçiyor.

Tablo bu

Görüleceği üzere emekliler yıllardır açlık sınırının

altında kalan maşlarla yaşam mücadelesi veriyorlar. En düşük emekli maaşları

arasında bile büyük bir uçurum var. Belki birileri için 500-600 liralık fark

uçurum olarak görülmeyebilir ama emekliler için bu rakamlar büyük anlam ifade

ediyor.

Şimdi gelelim asıl konumuza

Sayın Başbakan, dün Türk-İş te sözde CHP Genel

Başkanı nın iki maş ikramiye vaadini eleştirirken kullandığı ifadeler

emeklileri derinden yaraladı.

Her şeyden önce emeklilerin durumu bir polemik konusu

haline getiriliyor.

Emekliler, maşlarının iyileştirilmesini ve hükümetten

kalıcı bir çözüm beklerken;

Sen verirdin veremezdin ,

Nereden bulup da vereceksin ,

Biz kasadaki paraları senin için mi biriktirdik ,

gibi emeklinin derdine derman olmayacak polemiklerle konu

geçiştirilmeye çalışılıyor.

Ama şu bir gerçek ki; eğer istenilirse emeklinin yüzü

güldürülebilir.

Her yıl faize 50 milyar lira bulabiliyorsak

Saray yaptırmak için de 10 milyar lirayı

bulabiliyorsak

Pekâlâ, emekliyi de açlık sınırından kurtaracak kaynak

bulunabilir

Zaten kasada da para varmış!

Eee

Hükümet neyi bekliyor

Seçimlerin öncesinde burada atılacak bir adım hem

emekliyi sevindirecektir hem de Arınç-Gökçek kavgasında Parti algısında

oluşan yarayı biraz olsun giderecektir!

Hükümet bu fırsatı kaçırmamalı!