Ülkemizin etrafındaki gelişmeler sonunda Türkiye ye de ulaştı. Baş döndürücü ve ayakları yerden kesici gelişmeler yaşanıyor. Nefes kesici de denebilir. Son günlerde Türkiye nin çevresi daraldı. Eski ittifaklar geçersiz oldu. 2013 yılı Başbakan Erdoğan ve Obama için baş ağrılarıyla dolu. Kayıp yıl da denebilir. 2013 yılı Obama için şans getirmedi. Başbakan Erdoğan için de aynısını söylemek mümkün. 2014 yılı da sürpriz gelişmelere sahne olabilir. Baş döndürücü gelişmeler nedeniyle Ecevit in son dönemindeki gibi siyasi görüş alanı tamamen daralmış durumda. Mekani görüş alanı olduğu gibi zamani görüş alanı da var. İnsan sisten dolayı bazen mekani alanı görmekte zorlanabilir. Yüzlerce metrelik görüş alanı birkaç metre ye inebilir. Bazen de aynısı siyasi olarak zaman boyutunda yaşanabilir. Etrafı çalkantı ve sis bürüdüğünde görüş alanı daralır. Yıllar hesabı yapılırken bir hafta sonrasını bile görmekte zorlanabilirsiniz. Şimdi bugünleri yeniden yaşamaya başladık. Gezi olaylarıyla başlayan sürecin ardı arkası kesilmiyor. Belli ki toplum olarak; siyasi olarak yeni bir milada gebeyiz. Yeni bir dönemin arifesindeyiz. Yılları görmek bir tarafa ayları ve hatta haftaları bile görebilmek çok zor. Çalkantı başladığında istikrar gider. Sendelemeyi gör, her yerden darbeler yağar.

*

İktidarlar bazen kademeli olarak çökerler. Bazen de birden çökerler. Ahir zaman hadislerinde mevt-i füc e den bahsedilir. Yani insanların ansızın ölecekleri belirtilmektedir. Kalp ve damar hastalıkların artışı nedeniyle ansızın ölümler artmıştır. Trafik kazaları gibi kazaları da buna ilave edebiliriz. Siyasi iktidarların ölümleri de bu şekilde ansızın gerçekleşebilir. Ecevit in başbakanlığı döneminde üçlü koalisyon MHP nin bir manevrasıyla birlikte birden çökmüştü. AKP de kritik bir eşiğe gelmiş dayanmıştır. Bir yandan Gezi olaylarıyla birlikte başlayan talihsiz bir süreçten bahsedebiliriz.

İkincisi de yeni anayasa,  yeni cumhurbaşkanı ve mahalli ve genel seçimler kapıda durmaktadır. Anayasa konusunda mutabakat sağlanamamış ve komisyon görevini sonlandırmıştır. Anayasayı hazırlamak değil hazırlamamak üzerine anlaşma sağlanmıştır. Yeni cumhurbaşkanlığı seçimi ise sadakatleri test eden bir niteliğe sahiptir. Hesaplar buna göre yeniden karılacaktır. Altüst olacaktır. Mutlaka bu süreçte bazı ilişkiler yara alacak ve yeni Brütüs ler doğacaktır.

*

Son gelişmeler de gösteriyor ki, sebebi ne olursa olsun AKP aşınma sürecine girmiştir. Yara alarak yoluna devam etmektedir. Bu yaralardan kurtulması ve yeniden afiyetini kazanması imkan dairesinde midir Yoksa tökezlemesi kaçınılmaz mıdır Bilemiyoruz. Lakin gelişmelerden ibret almak gerekir. Bu olan bitenler sadece komplodan ibaret midir yoksa AKP nin kendisinin de bu olan bitende payı var mıdır Komplolara katkısı mevzubahis midir Elbette AKP nin tökezlemesini bekleyen siyasi hasımları ve hatta ideolojik düşmanları vardır. Bununla birlikte, elbette seken yönleri de var. Genellikle düşmanların işin kolaylaştıran insanın kendi yanlışlarıdır. Dolayısıyla komplo için bir malzeme gerekir. Acaba bu komplo malzemesini bizzat iktidarın kendisi mi üretmekte ve sağlamaktadır Bazen kusurlar işlene işlene itiyat haline gelir. İnsanın gözünde normalleşir. Ama Allah katında öyle değildir. Ve insanda kör bir noktayı oluşturur. Böyle geldi böyle gidecek kanaati pekişir ve insan rehavete kapılır. İşte o anda denklem ters döner ve muhasebe ve hesap verme anı gelip çatar. Haklı yönde veya tarafta olmanız da sizi masun kılmaz. Sonunda Er Rahman, er Rahim er Rauf isimlerini aşarak el Adl isminin kapısına dayanırsınız. Sabıkalı bir suçlu Hazreti Ömer in huzuruna gelir ve muafiyetini diler ve bir daha bu suçu işlemeyeceğine dair yemin billah eder ve sözler verir. Hazreti Ömer o adamı şöyle seslenir: Allah ın isimleri çok. Bunlar arasında Rahman, Rahim ve Rauf gibi isimler bulunuyor. Lakin anlaşılan sen bu isimlerin kapsamını aşarak el Adl isminin ağlarına takılmışın. Yapacak bir şey yok. El Adl ismine gelinceye kadar çok basamaklar aşılmış. Allah Settar ismiyle örtmüş ve Afuv ismiyle affetmiş ama siz yine de aynı yolda temadi etmişsiniz ve sonunda El Adl isminin kapsama alanına girmişiniz. Burada suçu komplocuda değil kendinizde arayacaksınız. Suçta ısrarınızda ve bunu pişkinlik haline getirmenizde arayacaksınız. Beşer zulmeder kader adalet eder diyen Bediüzzaman ın sözünü biraz değiştirerek şöyle de söyleyebiliriz: Komplocular zulmeder ama kader adalet eder.