En güncel PISA verileri 5 Aralık 2023’te açıklandı.

Ve son PİSA verileri önceki gün yayınlandı…

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçlarına göre fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarının üçünde de puanını artıran tek OECD üyesi ülkenin Türkiye olduğunu bildirdi.

PISA’nın amacı, ortak ölçütler belirleyerek ülkelerdeki eğitim kalitesine dair karşılaştırılabilir veriler elde etmek.

Araştırma, öğrencilerin okuma, matematik ve fen becerilerini değerlendirmenin yanı sıra, sosyoekonomik koşullar gibi başarıyı etkileyen faktörleri de inceliyor.

PISA’ya yalnızca OECD ülkeleri değil, Hong Kong, Singapur, Arjantin gibi partner ekonomiler de katılıyor.

2022 raporu, 37’si OECD üyesi olmak üzere toplam 81 ülkenin verilerini içeriyor.

2018’de üç alanda da birinci olan Çin anakarası, pandemi nedeniyle 2022’deki sınav dönemine katılamadığı için değerlendirmede yer almadı.

PİSA’DA YÜKSELMEK, “EĞİTİM DURUMUMUZ HARİKA! DEMEK Mİ?

PISA testlerindeki başarı veya yükseliş, bir ülkenin eğitim durumunun tek başına "harika" olduğu anlamına gelmiyor!

PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı), 15 yaşındaki öğrencilerin matematik, fen ve okuma becerilerini ölçen çok önemli bir göstergedir.

Ancak bu başarı, eğitim sisteminin tüm sorunlarının çözüldüğü yönünde yanıltıcı bir algı meydana getirmemelidir…

PISA sonuçlarındaki bir yükselişin neden tek başına yeterli olmadığını şu başlıklarla özetleyebiliriz:

PISA'NIN ÖLÇEMEDİKLERİ VE SINIRLARI…

* Sadece 15 yaş grubu: PISA, yalnızca zorunlu eğitimin sonuna yaklaşan 15 yaşındaki öğrencileri kapsar. Okul öncesi, ilkokul, lise son sınıf veya üniversite eğitiminin kalitesi hakkında doğrudan bilgi vermez.

* Sınırlı beceri alanları: Test temel olarak matematik, fen ve okuma becerilerine odaklanır. Sanat, spor, yabancı dil, ahlaki değerler, yaratıcılık ve duygusal zeka gibi eğitimin diğer kritik bileşenlerini ölçmez.

* Ezberden uzak ama pratiğe dönük mü? PISA ezberi değil mantığı ölçer, bu olumludur. Ancak öğrencilerin bu becerileri günlük hayatta ya da iş gücünde ne kadar katma değere dönüştürebildiğini tam olarak yansıtmaz.

EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTSİZLİĞİ GÖZ ARDI EDİLEBİLİR

* Ortalama yanılgısı: Bir ülkenin PISA puanı yükselirken, en başarılı okullar ile en başarısız okullar arasındaki makas açılıyor olabilir.

* Bölgesel farklar: Şehir merkezindeki nitelikli okulların yüksek başarısı, kırsal bölgelerdeki veya sosyo-ekonomik olarak dezavantajlı öğrencilerin sorunlarını gizleyebilir.

SINAV ODAKLILIK VE EĞİTİMİN NİTELİĞİ

* Sınava yönelik hazırlık: Bazı ülkeler müfredatlarını tamamen PISA sorularına benzer şekilde revize ederek puanlarını yapay olarak artırabilir. Bu durum, öğrencilerin gerçekten "harika" bir eğitim aldığını değil, "PISA sınavına iyi hazırlandığını" gösterir.

Kısacası;

* PISA'da yükselmek doğru yolda olunduğuna dair umut verici bir sinyal ve değerli bir başarıdır, ancak eğitimde kalıcı bir başarı için istihdam uyumu, öğretmen niteliği, fırsat eşitliği ve öğrencilerin mutluluğu gibi daha geniş kriterlere bakılması gerekir…

HANGİ ÜLKELER OECD KAPSAMINDA YER ALIR?

OECD’nin 2021 yılı itibarı ile 37 üyesi mevcuttur. Örgütün bünyesinde yer alan 20 ülke kurucu üye statüsündedir.

Türkiye, ABD, Fransa, Kanada, Avusturya, İngiltere, Belçika, Almanya, İtalya, Hollanda, İsveç, İspanya, Portekiz, Norveç, İzlanda, İsviçre, Danimarka, Yunanistan, İrlanda ve Lüksemburg OECD kurucu üyeleridir.

Kurucu ülkelere daha sonra Japonya, Güney Kore, Finlandiya, İSRAİL, Letonya, Kolombiya, Litvanya, Avustralya, Estonya, Yeni Zelanda, Çekya, Macaristan, Slovenya, Polonya, Kosta Rika, Şili, Slovakya ve Meksika katılmıştır.

OECD kapsamında örgüte üye ülkelerin yanı sıra üye olmayanlar da yer alır.

OECD’nin amaçları üye ülkelerin bu ilkeler doğrultusunda güçlenmesine katkı sağlar.

Bununla birlikte örgüte üye olmayan ülkelere de yardımda bulunan OECD, tüzüğündeki ilkeleri tanıtarak bu ülkelerdeki ekonomik ve sosyal anlamda refah düzeyinin artırılmasını destekler.

OECD NE ZAMAN KURULDU?

OECD’nin açılımı Organisation for Economic Co-Operation and Development, kurumun Türkçe karşılığı da Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’dür.

Amerikan Marshall Planı kapsamında 2. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’nın gelişmesini ve kalkınmasını sağlamak amacıyla kurulan OECC’nin (Avrupa Ekonomik İşbirliği Örgütü) mirasçısı olan OECD, daha geniş bir görev tanımına sahiptir.

OECC’nin işlevini yerine getirmesi sonrası onun yerine kurulan ve Avrupa’nın dışındaki ülkeleri de kapsayan ekonomi örgütü, küreselleşmenin etkisiyle birlikte ortaya çıkan ekonomik, yönetim ve sosyal sorunları çözmek için gerektiğinde adımlar atar.

14 Aralık 1960 tarihinde imzalanan Paris Sözleşmesi’nin imzalanması sonrasında 1961 yılında kurulan örgüt, bireysel özgürlükleri koruyarak, ekonomik güç ve refah düzeyini yükseltmeyi amaçlar.

Küresel olarak deneyimlerin paylaşılmasını ve buna bağlı olarak yaşanan problemlere ortak çözüm üretmeyi sağlayan bir platform olan OECD, sistemler üzerindeki denetlemeleriyle hayat kalitesini artırmaya yönelik politikalar önerir.

Küresel istikrarın korunarak sürdürülebilir bir büyümeyi hedefleyen ve dünya ekonomisinin gelişmesine yardımcı olan örgütün çeşitli amaçları vardır.

Kaynak: Haber Merkezi