Evet değerli okuyucular Sayın Uysal dan bir açıklama geldi. Önce iletiyi birlikte okuyalım ardından da birlikte az da olsa yorumlayalım.

"Sayın Haksal,

Evden uzak olduğum bugünlerde oğlumun benim bilgisayarımdan gönderdiği bir ileti üzerine, haklı olarak kanaat serdediyorsunuz. Fazla alınganlık gösterdiğiniz anlaşılıyor. Bunu saygıyla karşılıyorum. Oğlum üniversite mezunu ve Allah a şükür çok okuyan biri. İfadelerinde ve üslubunda biraz ölçüyü kaçırmış. Ancak atıf yaptığımız yazılara göz attım. Sonuçta şunu söyleyebilirim: Çocuğun fevarânına özde katılıyorum. Doğrusu bunda benim ve içinde yetiştiği ortamın etkisi çok açık. Son günlerde Akepe aleyhinde yazılar yazdığınız için bazılarından tepki aldığınızı söylüyorsunuz. Bu, muhataplarınızın hepsi için geçerli olmasa gerek. Herhalde asıl farkımız, Türkiye de şartlar gereği sistemin kaçınılmaz unsuru olan partilerden herhangi birinin gözüküyor taraftarı olmak noktasında olsa gerek. Elbette birini destekleyelim, tamam, önem de verelim. Fakat, başka partilere oy vermiş insanları "kâfir, emperyalist, Bizans torunu, cehennem yolcusu" gibi hakaretlerle karşılamak, bana göre de iz anla ve ilm-i siyâsetle bağdaşmaz. Üstelik bunu şu ana kadar verdiği oylardan 15 den 14 ünü Hoca ya vermiş bir kişi olarak söylüyorum. Çevremizde çeşitli partilere oy vermiş saygıdeğer insanlar, hatta dostlarımız var. Onlara oy verdiği partiye göre değil de, adamlığına, ahlâkına, kalitesine göre değer vermenin daha doğru olacağı, İslâm ahlâkına da daha uygun olacağı kanaatindeyim. Hürmetlerimle.

Muhittin UYSAL"

Mektubu birlikte okuduk. Burada sayın Uysal Hoca, benim biraz fazla alınganlık gösterdiğimi belirtiyorlar. Çok şükür ki bunu, kendi adıma bir alınganlık, bir üzüntü olarak düşünmedim. Bende karamsarlık yoktur hiçbir zaman. Eğer sorumluğumu hakkiyle yerine getirmişsem ve sonuç alınamamışsa buna üzülmem. Taktir der geçerim. Sayın Uysal oğlunun feveranına katılıyorsa söyleyecek bir sözümüz yoktu. Bir şeyi düzeltelim. Ben doğrudan akepe aleyhine ya da kişilerin kendileri aleyhine yazmamaya özen gösteririm. Şahıslar o kadar önemli değil. Burada önemli olan Türkiye deki İslâmi hareketin nereye doğru sürüklendiğidir. Turgut Özal ile başlayan liberalleştirme, amerikancılaştırma sürecinde akepeye yüklenen görev de aynısıdır. Bu görevi yerine Akepe nin ve yöneticilerinin Türkiye de İslâmî bilinci kırdıkları, Müslümanları sekülerleştirdikleri, bir yenilgi psikolojisine sürükledikleri. Oysa bu millet bunun farkında olmadan bile onlara fazlasıyla destek ve güç vermesine karşın onlar millet iradesini ve beklentilerini hiçe sayıyorlar.

Evet sayın Hocam benim iddiam şudur ki bu seçimleri "Emperyalizm kazandı". Stratejistler oyunlarını çok ustaca oynadılar ve sonuç onların beklentilerini karşıladı. Şahsen ben bu milleti suçlamadım, suçlamıyorum. Milletimiz doğu milletidir, saftır, duygusaldır. Bu seçimler duygu ve psikoloji kullanılarak yönlendirmişlerdir. Korku, öcü, cehepe, İslâm karşıtlığı psikolojisi ile millet yönlendirilmiştir. Genelkurmay sitesindeki sanal darbe ise bunun tuzu biberi olmuştur. Bütün bunlar belli bir merkezden, bilinçle yapılmıştır. Cumhuriyet mitingleri de bunun bir sonucudur. Akepe mademki birileriyle uzlaşabiliyordu ve meclis başkanlık seçiminde bunu gerçekleştirdiği gibi gerçekleştirebiliyordu, niçin cumhurbaşkanlık seçiminde bunu yapmadı. Bu milletin duygularıyla niçin oynanıyor. Bu millet niçin yanıltılıyor. Niçin dürüst ve adil davranılmıyor İslâm ahlâkı da bunu gerekli kılıyor.

Sayın Hocam Irak cehenneminde akepe nin bir rolü yok mudur diyorsunuz Türkiye üzerinde yapılan 4990 sorti nin sorumlusu biz miyiz Irak ta İslâm medeniyetine ait eserlerin yerle bir edilmesinde hiç mi payları yoktur akepe yöneticilerinin. Onlara oy verenler bu sorumluluğun ortağı değiller midir demek istiyorsunuz Yeni dönemin cehennem ateşi içinde mi yer almalıydık Bunu yapmadığımız için yanlış mı yapıyoruz

Sistemin bir parçası olan partilerde biz tercihimizi Milli Görüş ten yana kullandık. Bu bir tercih. İslâm medeniyeti ve düşüncesi adına bir tercih. Bush un ve emperyalizmin, AB nin sekülerleşmenin, çıkarcılığın, makamın, koltuğun ve dünyeviliğin yanında yer almama tercihi. Biliyoruz ki biz oyumuzdan da sorumluyuz.

Bu konuda olumsuz gelen iki ileti, olumlu olarak bize destek veren onlarca ileti, telefon geldi, nasip olursa onları da değerlendireceğiz.