Ali İmran suresinin 92. Ayetinde Yüce Rabbimiz:

Sevdiklerinizden (Allah yolunda) harcamadıkça asla iyiliğe kavuşamazsınız

talimatını vererek malımızın iyilerinden infak etmeyi bir ilke olarak önümüze

koymuştur. 102. Ayette ise: Ey iman edenler! Allah a gereği gibi sığının

buyrularak Allah a layık-ı vechiyle sığınmak veya ondan gereği kadar korkmak da

bir ilke haline getirilmiştir. Hemen arkasından gelen ayette: Allah ın ipine

(Kur an-ı Kerim e) hep beraber yapışın, bölünmeyin ve Allah ın üzerinizdeki

nimetlerini hatırlayın emri veriliyor ki burada Müslümanların birlik olması ve

ilahi nimetleri hatırlamaları ilahi birer ilke yapıldığı açıktır.

110. Ayette ise: Siz iyilikleri emreden, kötülükleri

engelleyen ve Allah a iman eden bir ümmetsiniz beyanı ile iman ile birlikte

emr-i maruf ve nehy-i münker İslami birer ilke yapılmıştır. 114. Ayette de

emr-i maruf ve nehy-i münkerle birlikte iyiliklerde yarış yapmak da müslümanlar

için bir ilke olarak ortaya çıkmaktadır. 118. Ayette ise Yüce Allah: Ey iman

edenler! (dışınızdan (Müslümanların dışından) sırdaş edinmeyiniz ki sizi fesada

(anarşiye) götürmesinler emri verilerek müslüman olmayanlara sır verilmemek

bir ilke olarak esaslandırılmıştır. 130. Ayette: Ey iman edenler! faizi

kat-kat yemeyiniz, (paraya değil) Allah a sığının ki felah bulasınız

buyrularak ilke haline getirilen faiz yasağının ilk adımı atılmış ve Allah(a

sığınma ilkesi tekrar edilmiştir.

132. Ayette: Allah a ve Peygambere itaat edin ki rahmet

göresiniz emrini verilerek Allah ve Peygambere itaat ilkesi tekrar edilmiştir.

133. Ayette: Rabbinizden mağfiret almaya ve genişliği yer ve gökler kadar

olan cennete koşuşunuz emri verilerek hem istiğfar etmek ve hem de cennet için

müsabaka yapmak birer ilke haline getirilmiştir. 186. Ayette ise: Mal ve

canınızla imtihan edilecek ve sizden önceki `Ehli kitap (Yahudi ve

Hıristiyanlar ile müşriklerden çok eza göreceksiniz. Eğer sabrederseniz

azimlilerden olursunuz beyanı yapılarak Hıristiyanlar, Yahudiler ve müşriklere

karşı direnmemiz bir ilke olarak tayin edilmiştir.

Ali İmran suresinin son ayetinde: EY iman edenler! (tek

başına)sabredin, karşılıklı olarak da sabırlı, birbirinize bağlı olun ve

Allah a sığının ki kurtuluşa eresiniz emirleri verilerek tek olarak başımıza

gelen bela ve musibetlere sabretmek, kavgalarda karşılıklı olarak sabırlı ve

(düşmanlara karşı) birbirimize bağlı olmak birer ilke olarak önümüze konulurken

Allah a sığınma ilkesi de tekrar edilmektedir.

Nisa suresinin 2. Ayetinde: Yetimlere mallarını verirken

iyileri yerine kötülerini vermemek, onların mallarını kendi mallarımızla

birlikte yememek ilkeleştirilirken 4. Ayette kadınlarla evlenirken onların

mehirlerini bol bir şekilde vermek de prensip (ilke) haline getirilmiştir. Aynı

surenin 5 ve 6. Ayetlerinde ise yetimlere olgunlaştıktan sonra mallarının

verilmesi ilke olarak önümüze konulmaktadır. 11. Ayette ise miras taksiminde

erkek çocukların ikişer, kız çocukların birer hisse almaları ilke olarak vaz

edilmiştir. Bu ve takip eden ayetlerde miras konusunda çeşitli hisseler ilke

haline getirilmiştir. 17. Ayette livata (homoseksüel davranış) yapanlara

işkence yapılması prensibi yer almaktadır. 19. Ayette: kadınlara zorla sahip

olmak helal olmaz denilerek evlilikte karşılıklı rıza ilkesi esaslandırılırken

22. Ayette 13 kişiyle evlenme yasağı ilke haline getirilmektedir.

İşte bu ilkelere uymak niyetiyle mukabele okuyacak veya

dinleyeceğiz, aksi halde sevap almamız mümkün değildir, belki de lanetleniriz.