Trump’ın 45. ABD Başkanı olarak seçilmesi, bugüne kadar karanlıkta kalmış birçok sorunu gün yüzüne çıkardı. Kelimenin tam anlamıyla paradigma çöktü. Batı’nın geliştirdiği; demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi palavraları bundan sonra bir işe yaramayacak.

Trump’ın gelişiyle çatlağın tahminlerden çok daha derin olduğu herkes tarafından iyice görüldü. Bu bağlamda rahatlıkla söylenebilir ki; Amerikan yüzyılı iflas etmiştir. Bundan sonra dünya; Batı’nın kendi fabrika ayarlarına dönüşüne şahit olacaktır. Hani şu meşhur söz var ya; “tak sepeti koluna, herkes kendi yoluna”

İşaret fişeğinin İngiltere’de ateşlendiğini biliyoruz. Hatırlanacağı gibi, 23 Haziranda yapılan halk oylamasında çoğunluk, AB’den ayrılma yönünde oy kullanmıştı. Bu ülkede yapılan halk oylamasında Brexit oylarının fazla çıkmasıyla sürecin başladığı söylenebilir. Sırada diğer AB ülkeleri var.

Bu durumun şu sonuçları doğurması kuvvetle muhtemeldir:

AB dağılacak.

NATO şeklen kalsa bile hiçbir fonksiyon icra edemeyecek.

IMF, Dünya Bankası gibi yapılar sona erecek.

Anlayacağınız; dünya yeniden kuruluyor. Asıl soru şu: Yeni dünyayı kim kuracak?

Bizi ve dünyayı asıl ilgilendiren de bu olsa gerek. Batı’nın söyleyecek sözü kalmamıştır. Batı tükenmiştir. Oradan bir şey çıkmaz. Bundan sonra bunların kendilerine de faydaları olmayacaktır. 

Batı anlayışı hiçbir zaman insanı merkeze koymadı. Onların her şeyi menfaat üzerine kuruludur. Merkezlerinde; güç var, iktidar var, hırs var. Onlar, Hakk’ı değil, kuvveti üstün tutarlar. Dünyayı bu güne kadar baskıyla buyruk altına alıp yönettiler. Işıltılı yaşamları sebebiyle kendilerine yandaş bulmakta zorlanmadılar. 

Şimdi yolun sonu göründü. 300 yıldan beri dünyayı meşgul eden Batı rüyasının sonuna gelindi. Bir araya gelişleri, güç elde etmeleri incelendiğinde insan merkezli düşünmedikleri rahatlıkla fark edilecektir. Sömürgecilik, köle ticareti, soykırım bunların eserleri. İnsanlığı hedef alan ne kadar zararlı akım varsa Batıda neşet etmiştir. İnsanlığı tehdit eden çarpık ilişkiye dayalı zührevi hastalıklar, uyuşturucu gibi ne kadar kötülük varsa hepsinin kaynağı Batı’dır.

İşte, gerçekte zifiri karanlık olan Batı devri kapanıyor. Şimdi, yeni bir devrin başlangıcında bulunuyoruz. Sadece kendimizi değil, bütün insanlığı kurtaracak olan nizamı yaşamanın ve sunmanın tam zamanı.

İslam dünyası, İslam’la yeniden dirilişe hazırlanıyor. Müslümanlarla birlikte bütün insanlığın kurtuluşu buna bağlı. Tecrübe edilmemiş, bilinmeyen bir sistemden söz etmiyoruz. Geçtiğimiz yüz yıla kadar varlığını devam ettiren; tüm insanlığı kucaklayan, bu sayede dünya hâkimiyetini asırlarca devam ettiren ve herkesin iyi anıları olan bir düzenden söz ediyoruz. Bu manada, İslam Birliği’nin kurulmasına da her zamankinden daha yakın olduğumuz söylenebilir.

Dünyanın böyle bir oluşuma şiddetle ihtiyacı var. Bugün olmazsa yarın. Bir gün mutlaka... Trump’ın gelişi süreci hızlandırdı hepsi o kadar.