Somali 1960 ta bağımsızlığını kazanan, 69 da bir askeri
darbeyle dönemin Afrika daki modasına yakalanarak zor günler yaşayan ve nihayet
91 de darbe karşıtı yerel hareketlerin başarılı olarak darbecileri
sindirdikleri İslam dünyası için Doğu Afrika nın yıldızı olabilecek bir türlü
istikrarı yakalayamayan bir ülke. Darbe
karşıtı hareketlerin de ortak hükümet kuramamaları 20 yıl devam edecek olan bir
kaos dönemini de ülkeye yaşatmıştı. 2006 da İslam Mahkemeleri Birliği var olan
kaosa son vermiş, ancak ABD nin kışkırtmalarıyla Etiyopya nın işgali ülkeyi
2007 sonrası dönemde aşiretlerden ziyade ideolojiler arası bir çatışma zeminine
kaydırmıştı. 2012 de seçilerek gelen meclisin ilk Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh
Mahmut un bugünkü çabalarıyla belirli bir istikrarı yakalama derdinde olan
Somali yine de mevcut sorunlarından tam olarak sıyrılamıyor.
Bugünlerde mevcut güvenlik problemleriyle daha fazla
gündeme gelen Somali ye bir de geçtiğimiz günlerde ABD nin askeri müdahaleleri
eklenince konunun ele alınması gerekliliği fazlasıyla ortaya çıkmış görünüyor.
Bir tarafta sürekli bir düzen arayışı arzusunda olan Somali yönetimi ve halkı,
bir tarafta ülkeyi her geçen gün daha büyük bir güvensizlik içerisinde
sürükleyen Eş-Şebab Örgütü ve son olarak diğer tarafta ise ülkeye bir kurtarıcı
gibi giren ABD askeri güçleri. Biz sanki bu fotoğrafı bir yerlerden hatırlıyor
gibiyiz. Birçok kalkınabilme kapasitesine sahip olan Somali gibi bir ülkede
bile yoğunlaşan güvenlik çıkmazları hem ülkeyi kendi başına yönetilemez hale
getiriyor hem de dışarıdan müdahalelere açık hale getiriyor. Bu noktada
yapılması gerekenler ise neredeyse hiç tartışılmıyor.
Eş-Şebap Örgütü
Eş-Şebap terör örgütü, uzun süredir Somali topraklarında
güvensizliğin en büyük müsebbibi olarak kendisini gösteren bir aktör. Örgütün
ülkedeki en verimli toprakları kontrol etmesi ve buralarda yaşayan sakinleri
farklı coğrafyalara göçe zorlaması arkasında stratejik bir aklın olduğuna dair
şüpheleri doğrudan uyandırıyor. Halk verimli ve zengin kaynakların olduğu
toprakları boşaltıyor ve örgütün kontrolü en stratejik noktalarda yoğunlaşıyor.
Somali yönetiminin bu güvenlik zafiyetini bir türlü çözememesi hem ülkedeki
kırılganlığı arttırıyor hem de dışa bağımlılıktan kurtulamaması durumunu ortaya
çıkarıyor. Eş-Şebap ın sadece Somali de değil, farklı ülkelerde de varlık
gösterip oralardan da güç topladığı göz önünde bulundurulacak olursak böylesine
büyüyen bir etkiye sahip olan bir örgütün arkasında kimsenin olmadığını
düşünmek ya da kendi başına büyüyen bir örgüt olduğunu akıllara getirmek
hayalcilik olur. Çokuluslu bir ortaklık kokusu ise düzenlenen her faaliyet
sonrası kendisini biraz daha ele veriyor.
ABD nin Müdahalesi
ABD yetkilileri geçtiğimiz günlerde kendilerinin
Somali de Eş-Şebap örgütüne karşı bir operasyon düzenlediklerini ifade ettiler.
Fazla ayrıntıları ele verilmeyen operasyon, ABD ye göre şüphesiz Başarısız
Devlet olan Somali nin hayrına yapılmıştı. Obama nın ABD nin yeni stratejisini
açıkladığı günden bu yana ABD nin elinin olduğu tüm coğrafyalarda artık IŞİD
benzeri örgütlerin varlığı bizler için birinci tespit edilmesi gereken bir
husus halini aldı. Nedense Eş-Şebap örgütü bu tarife fazlasıyla uyum sağlıyor.
Bir takım sosyolojik gerilimlerden yararlanarak, mevcut yaraların kaşınarak
ortaya rahatlıkla çıkarılabilecek bir terör örgütü olarak Eş-Şebap, bize göre
Boko Haram ın Somali deki izdüşümünden başka bir şey değil. Kapitalizmin
efendileri sahip oldukları sistemin devamı adına Afrika da yaptıkları da
Ortadoğu da yaptıklarından çok farklı değil. Yani sanki bir güvenliksizleştir
ve müdahale et kampanyasıyla karşı karşıyayız. Sonuç olarak ABD nin oradaki
varlığı Somali nin istikrarsızlığının garanti edilmesinden başka bir şey
değildir.
Somali nin Önemi
Aslında Somali geçmişten gelen İslami bir şuurla İslam
dünyasının Doğu Afrika daki kalesini teşkil edebilecek bir ülke. Bazı politik
adımları atmanın kolaylığı politik sevide kendisini hemen hissettirici
nitelikte. Ayriyeten bugünün Afrika sında çok zor karşımıza çıkabilecek olan
ülkenin Müslüman ve Sünni bir homojenliğe sahip olması da millet inşası
açısından olumlu görülebilecek özelliklerinden. Ancak bu özellik bile ülkenin
birlikteliğinin aleyhinde kullanılan bir dezavantaj haline getirilmiş durumda.
Gelgelelim sayılmakla bitmeyecek önemli potansiyellere sahip bu ülke bir türlü
arzu ettiği düzlüğe ulaşamamakta. Sahip olduğu jeopolitik bile bugünkü
karmaşıklığını açıklamaya yetecekse de, yine başta İslami ülkelerin çeşitli
konularda bazı yardımları şart görünüyor. Örneğin Türkiye altyapı yatırımı
bağlamında birçok eğitim, sağlık, ulaşım gibi konularda destek çıksa da, bu
yatırımların daha kurumsal ve kapasite arttırmaya yönelik olması gerekmektedir.
Özellikle öncelikle güvenliğini sağlamak zorunda olan Somali nin başındaki
belalardan kurtulabilmek adına güvenlik konusunda büyük desteğe ihtiyacı olduğu
kesin. Güvenlik problemi çözülmüş olan bir Somali ye farklı yardımların ortaya
çıkaracağı etki daha büyük olacaktır. Bu şekilde Somali kısa zamanda Doğu
Afrika nın yıldızı haline gelebilir.