Başlığa bakıp Barzani’nin devleti mi var da devlet başkanı

olacak diye sormayın. Barzani’yi devlet başkanı ilan eden ben değilim. Kaldı ki

Barzani’nin devlet başkanı olup olmaması da beni fazlaca ilgilendirmiyor.

Ancak, işgalci güçler Türkiye’ye ve dünyaya Irak’ın toprak bütünlüğü korunacak

şeklinde açıklamalar yapmalarına karşılık gelinen noktada Barzani’nin devlet

başkanı muamelesi görüyor olması sanıyorum, uzun süre dünyanın kandırıldığı

anlamına geliyor. Olayı başka türlü nitelendirmek kendimizi kandırmaya devam

etmek anlamına gelir. Daha önce bu köşede Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’nin

çoktan bağımsızlığını ilan ettiğine, bundan haberi olmayanın sadece Irak

Merkezi Yönetimi olduğuna dikkat çekmiştim. Dünkü bir gazetede yer alan “Davos

Zirvesi’nde Barzani Sürprizi” başlıklı haber bu konudaki kanaatimi daha da

pekiştirdi.

Haberde, Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Lideri Mesud

Barzani’nin Dünya Ekonomik Forumu toplantısına katılmak üzere Davos’a gittiği

belirtilerek, “Davos’a devlet başkanı’ statüsünde davet edilen Barzani,

Ortadoğu’da Ekonomik Büyüme’ konulu toplantıda Irak, Suriye, İran başta olmak

üzere bölgedeki değişim ve dünyaya etkisine yönelik bir konuşma yapacak”

deniyordu.

Haberde ayrıca şu bilgi veriliyordu:

“Barzani’ye  Davos’ta

yardımcısı İmad Ahmed, Divan Başkanı Fuad Hüseyin, Doğal Kaynaklar Bakanı Aşti

Havrami, Planlama Bakanı Ali Sindi ve Dışişleri Bakanı Felah Mustafa eşlik

edecek.”

Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’nin Irak’tan ayrı bir devlet olarak

görüldüğünü bu haber bile göstermeye sanıyorum yeterlidir.

Düğmesi onlarda’

ABD, Almanya ve Hollanda’nın gönderdiği Patriot füze

sistemleri gündemimizin birinci maddesini işgal etmeye devam ediyor. Bunun için

de ister istemez gelişmeleri medya olarak yakından izliyoruz. İzlerken de

bugüne kadar yapılan açıklamaların pek çoğunun gerçeği yansıtmadığını, toplumu

oyalamaya yönelik olduğunu görüyor ve üzülüyoruz. Söz gelimi, Patriotlar ilk

gündeme geldiği günlerde ülkemize konuşlandırılacak bu füze sistemlerinin

kumandasının bizde olacağı açıklandı. Hem de resmi ağızlardan bu açıklamayı

dinledik. Daha sonra söz konusu füze sistemleri NATO çerçevesinde geleceği için

kumandanın NATO’da olacağı, bu arada bizim de katkıda bulunacağımız belirtildi.

Şimdi gelinen noktada iktidar yanlısı gazete bile “Düğme onlarda” diyorsa

bugüne kadar kandırıldığımız ve oyalandığımızı düşünmek sanıyorum yanlış olmaz.

Peki, niçin ve kimler adına oyalandık, kandırıldık

Bu sorunun cevabını birilerinin vermesi gerekmez mi

Bu noktada haberden kısaca detay aktarayım ki işin aslı tam

olarak bilinsin.

“Bir füze tehdidine karşı Türkiye’deki Patriotların

düğmesine basma yetkisi ABD’den Albay Wanat, Almanya’dan Ellerman ve

Hollanda’dan Albaly Buis’te olacak”.

Haberden yaptığım bu alıntıya tek kelime ilave etmiş

değilim. Belli ki Patriotları bize verenler ya bize güvenmiyor ya da

kendilerine sakladıkları gizli bir niyetleri var.

Ne dersiniz