Küresel ulaşım ağının en kritik ayağını oluşturan uçuş endüstrisi, şu sıralar tamamen dış kaynaklı ve kontrol edilmesi güç bir krizin pençesinde kıvranıyor. Milyonlarca insanın seyahat planlarını, ülkelerin turizm gelirlerini ve uluslararası ticaretin hızını belirleyen bu devasa sektör, ana damarlarından birinin tıkanmasıyla adeta nefessiz kalma tehlikesi yaşıyor. Ortaya çıkan bu yeni tablo, sadece şirketlerin bilançolarını değil, uçağa binmeyi planlayan her bir bireyin cebini doğrudan hedef alıyor. İşte tüm detaylar...

Tl 52

TEDARİK HATTINDAKİ KOPUŞ FİYATLARI UÇURDU

Orta Doğu'da artan diplomatik gerginlikler ve sıcak çatışma ortamı, küresel jet yakıtı pazarında adeta bir deprem etkisi yarattı. Bölgedeki stratejik su yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda trafiğin durma noktasına gelmesi, havacılık yakıtının tonunu 830 dolar bandından bir anda 1.500 doların üzerine fırlattı.

DEV FİLOLAR ZARAR AÇIKLAMAYA BAŞLADI

Gider kalemlerinin yaklaşık yüzde kırkını doğrudan yakıta ayıran hava yolu şirketleri, bu ani şok karşısında hesaplarını sil baştan yapmak zorunda kalıyor. Bütçesel daralmanın ilk sinyalleri dev markalardan gelmeye başladı. Wizz Air yönetimi, mevcut krizin yıllık net kârlarından en az 50 milyon euroyu sileceğini duyururken, United Airlines cephesinden durumun çok daha ciddiye alındığını gösteren açıklamalar yapıldı. Şirketin üst düzey yöneticisi Scott Kirby, yaşanan bu sarsıntının finansal sonuçları altüst edeceğini ve yakın zamanda yolcu biletlerine çok ciddi zamlar yapılmasının kaçınılmaz olduğunu açıkça ifade etti.

En Ucuz Uçak Bileti Ne Zaman Alınır? O Gün Artık Tarihe Karıştı

BAZILARI GÜVENDE ANCAK RİSK BÜYÜYOR

Sektördeki her oyuncu bu fırtınaya aynı derecede hazırlıksız yakalanmadı. Önceden fiyat sabitleme (hedging) anlaşmaları yapan firmalar, bu süreci en az hasarla atlatmaya çalışıyor. Fitch Ratings uzmanlarının değerlendirmelerine göre, bilhassa Avrupa ve Orta Doğu eksenli uçan firmaların önümüzdeki üç aylık periyot için ciddi oranlarda koruma kalkanı bulunuyor. Örneğin Ryanair ve EasyJet, yaptıkları bu finansal hamleler sayesinde bilet fiyatlarını bir süre daha düşük tutabileceklerini beyan etti. Fakat asıl tehlike fiyatların yüksekliğinden ziyade, deponun tamamen boş kalma ihtimali. Emtia piyasası analistlerinden James Noel-Beswick, sorunun fiziksel bir yakıt kıtlığına dönüşebileceğine dikkat çekerek, önümüzdeki birkaç hafta içinde yakıt bulamayan uçakların seferden çekilebileceği ve devasa rötarların yaşanabileceği konusunda uyardı.

Kaynak: HABER MERKEZİ