Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı yaptığı açıklamada

önümüzdeki Ocak ayında dershanelerin ruhsatının yenilenmeyeceğini, dolayısıyla

da 2014-15 öğretim yılı itibariyle tüm dershanelerin kapanacağını söyledi.

Bakanın açıklamasına göre şu anda dershanelere kayıtlı öğrenciler 2014 Haziran

sonuna kadar dershanelere gidecek, önümüzdeki ders yılı için artık dershane

dönemi kapanmış olacak..

Ancak, Bakan Bey in bu açıklamasına Özel Dershaneler

Birliği (ÖZDE-BİR) Başkanı Faruk Köprülü nün cevabı gecikmedi. Köprülü

açıklamasında her sene ruhsat yenilenmesi gibi bir şeyin söz konusu olmadığını

belirterek şunları söylüyor:

Dershaneler ruhsatlarını sadece kurumu açarken alırlar.

Ruhsatı yenilmek diye bir şey söz konusu değil. Bakan Bey in bu ifadeyi

kullanarak ne demek istediğini biz anlayamadık.

Köprülü sözlerini daha sonra şöyle sürdürüyor:

  Dershaneler,

belediyelerden iş yeri açma ruhsatı alacaklar, Maliye ye kayıtlarını ve

çalışanların sigorta girişlerini yaptırdıktan sonra ticari kuruluş olarak

hizmet vermeye devam edecekler.

Dershanelerin kaldırılmasının gündeme geldiği ilk günden

beri esas olanın öğrencilerin okullarının dışında ek bir desteğe ihtiyaç

duymamaları gerektiğini savunuyorum. Parası olanların dershanelerin kapısını

çaldığını, olmayan ailelerin ise çocuklarını bu kurslara gönderemediklerini

hatırlatarak öncelikli olarak öğrencilerin ilköğretimden itibaren sınavdan

sınava koşmalarının önlenmesi gerektiğini ifade ediyorum. Yani, dershanelerin

kaldırılmasını desteklemiş ama mevcut uygulama ile bunun mümkün olmayacağını

hatırlatmış, özellikle eğitim alanında ayaküstü kararlarla, Ben yaptım, oldu

mantığının istenen sonucu vermeyeceğine vurgu yapmıştım. Aynı düşünceyi bugün

de koruyorum. Yani, öğrencilerin okul dışında bir ek desteğe ihtiyaç duymayacak

şekilde hayata hazırlanmaları gerekir. Bu yönde devletin yapması gerekenler

vardır. Özelliklede ortaöğretime geçiş şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada

sınavla olacaksa, bununda ötesinde yükseköğretime geçiş için de sınav

yapılacaksa -ki bu hususta bir zorunluluk olduğu görülüyor- adı ister dershane,

ister etüt merkezleri olsun okul dışında öğrenciler destek aramaya devam

edeceklerdir. Bu desteğin adresi ise şimdilik dershaneler olarak görülüyor.

Sayın Bakan ın açıklaması anladığım bundan böyle

dershanelerin Milli Eğitim Bakanlığı ile ilişiği kesilecek, yani özel okullar

gibi levhalarında Milli Eğitim Bakanlığı ibaresi bulunmayacak. Bu ibarenin

bulunmaması Bakana göre dershanelere ilgiyi azaltacak. Anladığım doğru ise

şahsen böyle bir değişiklik dershanelere ilgiyi azaltmayacaktır. Çünkü, veliler

çocuklarını bunların Milli Eğitim Bakanlığı nın kontrolü ve denetimi altında

olduğunu düşünerek gönderiyor değiller. Diyebilirim ki, yüz binlerce veli

dershanelerin bakanlığın kontrolü altında olduğundan haberdar bile değildir.

Bu bakımdan ilgiyi azaltarak dershaneciliğe son vermek

gerçekçi bir yaklaşım değildir. Yapılması gereken tüm okullarımızda öğretmen

ihtiyacının tam olarak karşılanması, mekan yetersizliğinin önlenmesi ve

okullarda öğrencilere yönelik takviye amacıyla okul dışı saatlerde kursların

açılmasının sağlanmasıdır. Yani, okullarımız dershanelere ihtiyaç duyurmayacak

bir noktaya getirilmeden dershanelerin ruhsatlarını yenilemeyerek ilginin

azaltılması yolu sağlıklı bir yaklaşım değildir. Kaldı ki, Özel Dershaneler

Birliği (ÖZDE-BİR) Başkanı da dershaneler için her sene ruhsat almak gibi bir

durum olmadığına dikkat çekiyor. Bu açıklama bize Sayın Bakan ın bürokratları tarafından

eksik bilgilendirildiğini düşündürüyor. Eğer böyle ise dershanelerin

kapatılması daha işin başında fiyaskoyla sonuçlanacak demektir.