Gemi su almaya başladığı zaman önce fareler kaçar.
Refahyol un antidemokratik baskılarla sona erdirilmeye
çalışıldığı günlerde sürekli Meclis kulislerindeydim.
Gereği üzerine istifa eden DYP li milletvekillerinin
ruh yapısı gözlerimin önünde.
Biz yapmıyoruz, yaptırıyorlar! havası baskındı.
Neticeyi biliyorsunuz
***
Önceki gece ilginç bir buluşma gerçekleşti.
Ankara da değil, İstanbul da..
Yani, ivedi bir konuda..
Ankara yı beklemeksizin
Biri Başbakan, öteki protokolde iki numara olan TBMM
Başkanı..
Recep Tayyip Erdoğan ve Cemil Çiçek.
Peki, ne konuştular
***
TBMM Başkanları iki yıllığına seçilir..
Milletvekili seçimlerinin 5 yılda bir yapıldığı dönemde,
son iki yıl için seçilen Meclis Başkanları kalan süreyi tamamlardı, yani 3 yıl
TBMM Başkanlığı yaparlardı.
Ancak bu süre şimdi 4 yıla düştü..
2011 Haziran seçimlerinden sonra TBMM Başkanlığı görevini
üstlenen Cemil Çiçek in görevi bugünlerde sona eriyor.
TBMM yeni başkanını seçecek.
İyi de yeni TBMM Başkanı kim olacak
İşte Cemil Çiçek le Başbakan Erdoğan ın ivedi görüştüğü
konulardan biri bu.
Başbakan Erdoğan, Cemil Çiçek ten epeydir mustarip.
Sebebi de yeni ve sivil anayasa.
Millete verdikleri sözü yerine getiremedi, Başbakan
Erdoğan.
2012 sonu dedi, olmadı.
2013 dedi, yine de olacağa benzemiyor.
Erdoğan bu gecikmenin sorumlusu olarak da Cemil Çiçek i
görüyor.
O yüzden de gelecek dönemde Çiçek in yerine bir başka
ismi düşünüyor.
O isim kim mi
Başından bu yana, Başkanlık Sistemi üzerinde çalışmalar
yürüten Burhan Kuzu
Burhan Kuzu, yeni TBMM Başkanı olur mu olmaz mı,
göreceğiz.
Ancak, Cemil Çiçek de yılların yıllanmış kurt
politikacısı
Çiçek in ana mekanizmada olmaması dengeleri altüst eder.
Bu bölümü bitirirken aklım birinci cümlede;
Sahi bu dönemin fareleri kimler olur, sizce
SORULAR SORULAR SORULAR
*Başbakan Erdoğan ve arkadaşlarında şöyle bir algı
oluştu: AKP iktidarını dışarda birileri yıkmaya, yıpratmaya karar verdi,
dışardan birileri de gaz veriyor, destekliyor. Böyle olduğunu kabul edersek;
Başbakan o dışardaki birilerini isim isim, kurum kurum neden açıklamıyor
*Gösterilerin Başbakan Erdoğan ın ABD gezisi sonrasına
rastlamasına dikkat çekenler şu analizi yapıyor: Acaba, Başbakan dan bu kez
yapamayacağı, üstesinden gelemeyeceği bir talep mi oldu Bu cümleyi
sarfedenler, gösterilerin arkasında ABD nin de bulunduğunu öne sürenler
*Taksim Gezi Parkı ve paralel olarak Ankara, İzmir ve
diğer illerdeki gösteriler şöyle bir algıyı mı beraberinde getirdi; Artık
bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! Gösterilerle başlayan büyük
fotoğrafı böyle mi görmek lazım
*AKP iktidarına, Mezardan çıkıp oy verin kıvamında,
başından bu yana destek veren bazı kesimler bu desteğini bir süredir
ihtiyatlı konumuna çevirdi. Gerekçe, MİT Müsteşarı Hakan Fidan Soruşturması
olarak biliniyor ama Başbakan Erdoğan ın ima ettiği dış çevrelerle bunun bir
ilgisi var mıdır, acaba
*AKP Ankara ve İstanbul da miting kararı aldı.
Gösterilerin aynı şiddette sürdüğü İzmir neden es geçildi, acaba
*Gezi Parkı gösterilerini 0 kabul edersek, bu aşamadan
sonra ne yapılırsa yapılsın artık MÖ süne dönmek mümkün değil , cin şişeden
çıktı diyenlere inanalım mı, yoksa, Siyasette an be an her şey değişebilir,
daha durun bakalım, son kozlar daha oynanmadı ki varsayımına mı sığınalım
*Bir soru da göstericilere; Bu türden büyük
organizasyonları yapmak öyle kolay işler değil. Her şeyden önce büyük paralar
lazım. Bu paraların kaynağı ne Merak ediyorum, Başbakan Vekili Bülent Arınç la
görüşen Platform Temsilcilerini kim seçti, sizin adınıza
SAFLAR BELİRGİNLEŞİYOR
Dün Pazar dı
İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, sabah sabah twitter
hesabından son derece çarpıcı cümlelerle seslendi.
Kime mi
Gezi Parkı eylemcilerine..
Ne dedi
Şunları söyledi İstanbul Valisi:
Sıcak yatakları yerine Gezi Parkı nda yatan bu ülkenin
gençlerine selam vermek için ayaktayım. Kendilerini sadece özgür birey,
partiler üstünde yurttaş, hiç kimsenin peşinde olmayan, kendi düşüncelerinin
savunucusu görenleri selamlıyorum. Günlerdir Gezi Parkı nda duran bizim
ülkemizin insanları ve gençlerine gecikmiş selamlarımızı iletiyorum. Anlaşsak
da anlaşmasak da bizim birbirimizle dertleşmek, birbirimizin gözüne insanca ve
adaletle bakmamız şarttır, her fert değerli ve özeldir. Her türlü eleştiriye
açık bir sohbeti Gezi Parkı nın kendini sadece özgür birey, yurttaş olarak
tanımlayan gençleriyle yapmak istiyorum. Gençler, Gezi parkında kuş sesleri,
ıhlamur kokusu ve arı vızıltısıyla huzurlu bir sabah varmış doğru mu Aranızda
olmak isterdim.
Bu cümleler neyi ifade ediyor
Bu cümleler takdir edersiniz ki, daha kısa süre önce
göstericilere biber gazı ve suyla müdahale eden polise talimat veren Hüseyin
Avni Mutlu ya ait olamaz.
Bu cümleler takdir edersiniz ki, göstericilerin en
azından bir kısmına iki kez çapulcu diyen Başbakan Erdoğan ı yansıtan
cümleler olamaz.
Bu cümleler olsa olsa polisin alandan çekilmesini isteyen
ve sonrasında da, Mesaj alındı, zamanı geldiğinde gereken yapılacaktır. diyen
864 rakıma ya da özür dileyen Bülent Arınç a ait olabilir
Saflar belirginleşiyor
NOT: Bugün 10
Haziran 2013 Pazartesi. İktidar ve
TBMM de grubu bulunan partiler, 2012 yılında yeni ve sivil anayasa vaadini
yerine getiremedi. Sınıfta kaldı. Umutlar bu yıla sarktı. TBMM Anayasa Uzlaşma
Komisyonu nda herkes ayrı telden çalıyor. Temmuz 2013 e kadar umutsuz son bir
maraton daha başladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bile, Görülüyor ki, yeni
Anayasa olmayacak! dedi.