Filozofun birisi söylemişti galiba, "Fikirlerinin hiç birisine katılmıyorum ama, bu fikirlerini savunabilmeni sonuna dek destekliyorum" Demokrasi budur işte. Hoşgörülü olmak, zerre kadar katılmadığı fikirlere bile tolerans gösterebilmektir. Bizim ülkemizde böyle bir demokrasi algısı var mı Bizdeki başat demokrasi kültürü, "Benden olsun, benim fikirlerimi savunsun, karşıdaki fikre zerre kadar hayat hakkı tanınmasın" içerikli bir şeydir. Bu sebeple, bizim eğitim sistemimiz arızalıdır, bizim kültürel yapımız arızalıdır, bizim siyasetimizin oturduğu zemin kaygandır. Bizim ülkemizde aynı şeyleri savunan, aynı şeyleri düşünen, kılığından kıyafetine tek tip, robotlaştırılmış tipler üretilir. Farklılık yoktur, aykırılık yoktur. Farklı olana tahammül yoktur. Bilimsel özgürlük platformu Üniversitelerin anlı-şanlı rektörleri, bir ağızdan aynı şeyi bağırırlar Çünkü, onların hürriyet algısının sınırları vardır. Onların bilimsellik anlayışı, zihin şekilleme, biçimleme, kalıplama üzerine kurguludur. "En iyi biz biliriz, biz yönetiriz, bizim zihniyetimiz en iyisidir, biz düşünürüz birileri uygular" İş bu sebeple bizim üniversitelerimiz dünya akademi ligindeki bilimsel çalışmalarda yerlerde sürünür Farklılıklara tahammülü olmayan, farklı düşüncelerin üniversite koridorlarında yeşermesine imkan tanımayan kaba-saba olirgarşik anlayış, taze beyinlerin yetişmesini engeller, beyin göçünün yegane sebebidir.

Medyamızın durumu farklı değildir Bremen Mızıkacıları gibi, hepsi de aynı şarkıyı, farklı tellerden söyleyerek "demokratik olduklarını" kamuoyuna yutturmaya çalışırlar. Nota aynıdır, ezgiler aynıdır, sazlar aynıdır, şef aynıdır

Önceki günlerde bir magazin programında araştırmacı-soruşturmacı gazeteciliğin, televizyonculuğun duayeni takdimiyle Uğur Dündar ı konuşturuyorlardı Gülmekten yerlere yattık Başarısının sırrı neymiş Bu kadar yıldır nasıl başarıdan başarıya koşturuyormuş Uğur Dündar, "Herkes bana inanıyor. Ekranda kimin rol yaptığını insanlar iyi biliyor. Bazıları oynuyorlar, bazıları da kendisi gibi davranıyorlar. Ben yaptığım her işten dolayı hayır dua aldım" gibisinden bir şeyler söylüyordu. İlahi Yaptığı her işten hayır dua almış Aklımıza, geçtiğimiz yılın Türkiye Asgaragas Oscarı na veya Altın Kelebek Asgaragası na kesin aday olacak ve kazanacak, "Konya da tesettür faciası" haberleri geliverdi. Soruşturmacı gazeteci-televizyoncumuz o haberde, gazetecilik mesleğinin yüzünü kızartacak bir işe imza atmakla kalmamış, "Konya da tesettür faciası" başlığıyla,"Başörtülü insanları töhmet altında bırakacrak, kendi arzuladığı bir dünya görüşünün dominant hale gelmesini sağlayacak haberciliğine kırk takla atmayı becermişti. Soruşturmacımızın genel yayın yönetmeni günlerce kıvrım kıvrım kıvranarak, özüre benzer bir yazı kaleme almış, kendisi ise günlerce susarak işi geçiştirmişti. İstediğiniz fikre sahip olabilirsiniz Ama, fikirlerinizi savunurken kullandığınız argümanlarla, yaptığınız kavgada, belden aşağıya çalışmayacaksınız.

Bizim meslekte emekli olduğunuzda değil, inandırıcılığınızın kalmadığı gün bitersiniz.