Yine darağaçları kuruldu.  Yine Müslüman’a darağacı yolu göründü. Müslümanlar darağaçlarına yabancı değiller, şehadet bir çağrıdır ve herkes sırasını beklemektedir. Fakat neden binlerce Müslümanlar darağaçlarına gönderilirken kimsenin sesi çıkmaz. Neden bir twitter’in kapanması üzerine Türkiye’ye ayar çeken ve ültimatom veren, bunu da insan hakları, düşünce özgürlüğü bağlamında dile getiren Amerika, Mısır’ı görmez. Burada insan haklarının ötesinde insanın kendisi, insanlığın kendisi yok edilmektedir.

Ben kimden meded umuyorum ya Rab! Bizzat zalimin kendisinden merhamet dilenir oldum. Biz bu hallere mi düşecektik. Yok mu elimizden gelen bir yol. Nerde o Avrupa’nın ve Amerika’nın meşhur insan hakları, demokrasi ve düşünce özgürlüğü argümanları, kavramları… Ben şeytan’dan yardım diliyorum, halbuki Şeytan’ın vereceği yardım imanım karşılığında olacak. Bu şeytanlarda kendilerine inanmamızı Uluhiyeti kendilerine vermemizi istiyorlar. Varsın darağaçları kurulsun ve bende böyle bir dünyada yaşamayım…

Yine Müslümanlar yürüyor ölüme… Sessiz bir isyan içinde yürüyor Rablerine doğru… Onlar şehadet şerbetini beklerken ben yalan yanlış düzenin bana sunduğu kamplaşma içinde mücadele ediyorum. Bu darağaçları bana ne mesaj veriyor Beni de mi çağırıyor Yoksa birliğimizin bozulması durumunda bizi bekleyen akıbeti mi bana söylüyor

Tüm Müslümanlar bunu ibret nazarıyla seyretmeli. Siyaseti küçümseyen Müslümanları, Müslümanları küçümseyen siyasetçiler yönetir diyor, bu nedenle mücadele hiç bitmez. Mücadele bitti denildiği anda biz biteriz. Bir anlık yorgunluğun, bıkkınlığın sonu kurulacak olan darağaçlarına bizi gönderir.

Sanmayın dünya değişti. Emin olun ki birileri Türkiye’de de darağaçlarının özlemini çekmektedir. Biz hayatı yaşanılır kılmak için mücadele ederken onlar bu hayatı sadece kendileri için yaşanılır kılmaya çalışmaktadırlar. Çünkü emperyalizmin tekerine çomağı sokacak olan biziz. Onlar ise zaten tek dişi kalmış Avrupa medeniyetine ram olmuşlardır.

529 yürek darağacında sonsuzluğa doğru yol alırken, Bangladeş’te, Burma’da, Arakan’da, Suriye’de, Filistin’de yükselen ruhlara eşlik edeceklerdir. Müslüman’ın kanı bu kadar ucuz iken herkes ona karşı savaşmayı kar sayacaktır. Batılı efendilerin gözlerine girmek için ne kadar çok Müslüman öldürürlerse o kadar çok yükseleceklerdir.

Aslında dünya değişmedi. Sadece biz değiştik. Biz batıya aşık olduk. Ama batı aynı batı. Haçlı seferleri düzenleyen batı bu, değişen bir şey yok. Sadece biz anlamıyoruz. Bizi birbirimizle uğraştırmanın tohumları atılırken bu arada tasfiye planı da hızla hayat bulmaktadır.

Hadisi şerifte şöyle buyuruyor. “Bir gün gelecek (kafir) milletler sizin başınıza oburların yemek çanağına üşüştükleri gibi üşüşecekler. (Orada bulunanlar) dediler ki; O gün biz az olacağımız için mi böyle olacak ya Rasulallah Rasulullah (sav) dedi ki; Hayır o gün siz çok olacaksınız, lakin siz selin üzerinde sürünüp giden çer çöp gibi olacaksınız. Zira Allah heybetinizi (korkunuzu) düşmanlarınızın kalbinden çekip alacak ve sizin kalbinize vehen’ yerleştirecek. Dedikler ki; Vehen nedir ya Rasullallah Rasulullah (sav) dedi ki; Dünya sevgisi ve ölümü kerih görmek (ölüm korkusu). (Ebu Davud)

Aslında Resulullah bugünleri gördü ve Müslümanları uyardı. Ama bizim bunu anlayacak aklımız olsa bu belalara maruz kalmazdık.

Mısır için tek yürek olalım. Çözüm üretmesi için biz de kamuoyu oluşturalım. Şimdi birçok kişi ihvan şöyle yaptı onun için oldu. Böyle yapmasaydı şöyle olurdu diyecek. Aslında burası sözün bittiği yer. İdam edenlerin hiç mi suçu yok sorusu burada devreye girer.

“Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine merhamet etmekte ve birbirlerini korumakta bir vücut gibidirler. Vücudun herhangi bir uzvu rahatsız olursa diğer uzuvlar da bu yüzden rahatsız olurlar. Uykusuzluk ve humma ile (yüksek ateş ile) onun için birbirlerini yardıma çağırırlar.” (Müslim, Buhari)

529 yürek Rabbe yükselirken aslında ölmüş olanın biz olduğunu, ümmet olduğunun şahitliğini yapacaklardır. Bu insanlara “hangi günahtan dolayı öldürüldünüz” diye sorulduğu zaman acaba hannaslar ne cevap verecekler. Mısır Firavunları bile böylesine zalim değildi. Mısır, toprağından mıdır Suyundan mıdır Hep Firavun üretmektedir, “en büyük Rabbiniz benim” demektedir modern çağların Firavunları…

529 yürek yok edilirse bu sadece başlangıç olur. Bunun ardından binlerce idamlar gelir ümmetin suskunluğundan dolayı… Bu sadece bir testtir, bu testte Müslümanların ve İslam dünyasının (aslında böyle bir dünya yok, biz sadece kendimizi aldatıyoruz) bölünmüşlüğü, vurdumduymazlığı, aymazlığı sınanacak ve saldırılar yoğunlaşacaktır. Senaryo dalga dalga tüm ülkelere yayılırken fitneciler ülkemizde de harekete geçeceklerdir ne de olsa ataları bu işin öncüsünü yapmışlardı Ulucanlarda… Onlarda ağaçları dar-ağaç yapmak için keseceklerdir…

Ölen Müslüman’sa sorun yok dünya nezdinde… Ama bir Yahudi’nin ayağına diken batsa tüm dünya üzüntüye gark olur… Resulullah ne güzel uyarmış bizi… Anlayan var mı şimdi onu Suçlu aslında biziz, korkularımızın esiri olduk ve korkularımızca kuşatıldık. Biz dünyayı istiyoruz ama o başkasının sevgilisi… Dünya’yı almak istiyorsak ona sahip olacağız o bize sahip olmadan… Ama maalesef o bize sahip… Ölümden korkarken her tarafta öldürülen biz olduk…

Ya Rab! Müslüman kulların günâhkar.  Ama sen Rahman ve Rahim’sin. Affedicisin. Affetmeyi seversin. Onları affet ve bu zilletten kurtar. Görmeyenlere gören göz, işiten kulak, hisseden kalp ver.

Müslüman kulların her yerde parçalanırken senden başka sığınacak melca yok…

Bu darağaçları bizlere çok şey anlatır… Yoldan çıkarsak, elimizdekinin kıymetini bilmezsek ve mücadeleyi sürdürme değil de makam, kadın ve para peşinde koşarsak elimizden alınır.

Ya Rabbi! İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizi helak etme! Bize sen yardım et…